Kanal İstanbul büyük emperyalist planın parçası

 

kerem-caliskan

Olay sadece Araplar’dan para gelecek, arsa satışı, rant, rezidans, AVM falan filan değil…

Aslında gerçeği, Takvim Genel Yayın Yönetmeni Ergun Diler’in Kanal İstanbul’a ilişkin yazısındaki bir ayrıntıdan fark ettim
Ergun Diler malum, Erdoğan’ın devamlı uçağına aldığı basın ekibinin kıdemlilerindendir…

Kulağı deliktir, dikkatlidir, laf arasında söylenenlerden puzzle tamamlar…
Ergun, “Çin’den Londra’ya uzanacak dev İpek Yolu Projesi’nin finans merkezi Kanal İstanbul olacak” diye yazdı… Hatta Napolyon’un “Dünya tek bir ülke olsa başkenti İstanbul olurdu” sözünü hatırlatarak “İşte şimdi o olacak!” diye çok iddialı bir cümle de kurdu…

Bu yüzden Kanal İstanbul’a çok para akacak, dünyanın parası… diye de vurguladı…
Düşündüm… Bu çok iddialı bir yaklaşım…

Demek ki Kanal İstanbul Erdoğan’ı aşan çok çok büyük bir proje…

Emperyalist bir Atlantik Projesi…

Olay sadece Araplar’dan para gelecek, arsa satışı, rant, rezidans, AVM falan filan değil…

Mesele, bir insanın kalbini canlı canlı bedeninden söker gibi…

İstanbul’u Türkiye’nin bedeninden söküp çıkarmak…

İstanbul’u Türk milletinin elinden ve mülkiyetinden söküp almak…

Bizans, Fatih’ten intikam almak için İstanbul’u geri istiyor…

Zaten Emperyalistler Fatih’i ve Türkleri İstanbul’u aldıkları için hiç affetmediler…

Malum “Zulüm 1453’te başladı” bu ülkedeki emperyalist uşaklarının sloganıdır…
YENİ SEVR PLANI’NIN KALBİ İSTANBUL

Erdoğan, Libya ile yapılan ve Mavi Vatan’ı genişleten anlaşmayı “Akdeniz’de bize dayatılan Sevr’i yırttık, parçaladık” diye savundu… Hani şu kazanımları korumak için Libya’ya asker göndermeyi bile göze aldığımız Akdeniz’deki Deniz Yetki Alanı Anlaşması…

Erdoğan hatırlatınca Sevr’i düşündüm…

Sahi Sevr’de Anadolu emperyalistlerce paylaşılıyordu da, İstanbul ne oluyordu?..

Emperyalistler 1920’de İstanbul’u paylaşamadıkları için Sevr bu dünya başkentini Uluslararası bir Komisyon yönetimine veriyordu…

1920’de Sevr geçerli olsa İstanbul’u Uluslararası Komisyon yönetecekti…

Atatürk 5 yıllık (1918-1923) emperyalist işgalden sonra İstanbul’u geri almasa hala Uluslararası Komisyon yönetecekti bu kenti…

100 yıl sonra geldiğimiz nokta çok ilginç… Aynı noktaya geldik!..
2020’de İstanbul’u “Dünya Finans Merkezi” yapıp tekrar Uluslararası Komisyon’a vermek istiyorlar…

Demek ki, Emperyalistlerin Akdeniz’den Karadeniz’e uzanan yeni bir Sevr Planı var…
Demek ki, Emperyalistlerin Akdeniz’den Karadeniz’e uzanan yeni bir Sevr Planı var…

İstanbul bu yeni Mavi Sevr Planı’nın tam merkezinde…

İSTANBUL’U ÇALMAK İSTİYORLAR
Kanal İstanbul ile İstanbul bir adaya dönüştürülerek, Türkiye ve Trakya’dan kopartılıp Uluslararası Finans Merkezi perdesi altında Uluslararası Komisyon’a verilecek…

Dört yanı Uluslararası Su Yolu olan bir ada’da Uluslararası bir yönetim hedefleniyor…

Dünya Finans Merkezi görünümlü bir tür serbest bölge…

İstiridye’ye kazma vurup “Dünyanın İncisi” kentimizi, İstanbul’u çalmak istiyorlar…

Emperyalist savaş gemileri de serbestçe Karadeniz’de cirit atacak…

Olaya böyle bakınca, Emperyalist Planın ürkütücü boyutu daha iyi anlaşılıyor…

Evet, Kanal İstanbul Erdoğan’ı çok aşan çok büyük bir emperyalist plan…

Onun için bu projede akıl, mantık, rasyonalite, çevre, ulusal çıkar falan filan aramayın!

Emperyalistler İstanbul’u Türkiye’nin kalbinden söküp almak istiyor…

Kadere bak ki, Emperyalistler bu planı uygulamak için Erdoğan’ın “Tek Adam Sistemi”ne bel bağlıyorlar… Erdoğan’ın kimseyi dinlemeden bunu yapacağına inanıyorlar…

İşe bak…

Fatih, İstanbul’u Bizans ve Haçlılardan söke söke aldı…

Erdoğan şimdi İstanbul’u söke söke Bizans ve Haçlılara geri verecek proje için çırpınıyor…

Acaba “Akdeniz’de Sevr’i yırttık”… derken…

Sevr’in asıl hedefinin… Kanal İstanbul olduğunu… görmüyor mu?

Kerem Çalışkan

ODATV

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

This Post Has 5 Comments

  1. fatma gurman

    batı asya’da şube açan altın kaplamalı brunei krallığı…hasediz ya !!!

    1. nhizal

      zaten ne olduysa arakan dönüşü brunei sultanına uğradı bir gece sarayinda misafir oldu,döndüğünde şaftı kaymıştı.)

  2. nhizal

    Neşe Hızal Neşe Hızal
    28 Aralık 2019, 12:16 ·

    kanal istanbul ısrarını bu açıdan değerlendirirsek taaa 1923 den beri plan İstanbulun boğazın özerkleşmesidir.

    Neşe Hızal
    28 Aralık 2017, 13:09 · Ankara ·

    akp iktidara geldiğinde adeta zafer sarhoşu oldu.ikinci yıldan itibaren
    başkenti İstanbula taşımanın alt yapısna soyundu. bakanlıklar değilse bile bazı genel müdürlüklerin İstanbula taşınması gündeme geldi.devlet banlkaların genel merkezlerini hzine müsteşarlığını İstanbula taşıyıp anadolu yakasında Wall street gibi bir finans merkezi kurmak bunun içinde maliye bakanlığı birimlerinin buraya taşınmasını söylüyorlardı.
    aslında niyetleri yavaş yavaş İstanbulu başkent yapmaktı
    ama bir süre sonra görünmez bir el,hopppp o kadar uzun boylu değil,İstanbulu unut dedi.o da geri çekildi.
    başbakanlık konutu diye inşatına başlanan AOÇ ndeki saray cumhurbaşkanı seçilince beştepe küliyesi olarak hazretin sarayı oldu.
    bu kadarlamı kaldı?tabii ki hayır. cami yapıld. konferans salonları yapıldı.hatta bitmek üzere olan bir kongre merkezini beğenmediği için yıkılıp yenisine başlandı.:(
    yetmedi. içinde küçük küçük yeni yavru saraylar yapıldı.
    yetmedi.şimdi akp genel merkezine doğru yepyeni devasa binalar yapılıyor.
    bu binaların nereye kadar uzanacağı ne zaman biteceği belli değil.
    rte kenndi dukalığını kuruyor.
    C.başkanı seçilince zaten 10 hazirandan sonra parlementer rejim fiilen rafa kalkmıştır diyerek niyetini açıklamıştı.2019 dan sonra zaten sadece görünürde havanda su döven meclis fiilen fshedilecek tüm bakanlıkları külliye dediği dükalığının içindeki yeni binalara taşıtacak.
    böylece sıkı korumalı bir yönetim merkeziyle sevri tesis edecek.
    yani küresel çete İstanbul senin neyine otur oturduğun yerde Ankara yeter,sonra ordan da olursun dediler.
    oda burda hayalerinin sarayını kurdu.
    durum ve tek gerçek bu. bölünmüş bir Türkiye ve ona sevr dede uygun görülen küçük bir federe bölge.:(
    neşe hızal

  3. nhizal

    Neşe Hızal
    29 Aralık 2019, 23:25 ·

    bir yandaş prof. kanal istanbulun gemi trafiği için değil ama ıstanbulun bir cazibe ve turizm merkezi olacağını bu nedenle yapılmas gerektiğini savundu.
    eee biz ne diyoruz? zaten konu boğaz trafiğine alternatif değil ki, tarihi yarımadayı ada haline getirip özerk statüye kavuşturmak.
    bir başka programda bir uzman önemli bir konuya değindi.
    kanallarda gemiler romorkle çekilirler. buda çok yavaş olur. yani boğazdan 2 satte geçen gemi aynı mesafeyi kanal da 10 saatte geçer. hiçbir gemi zaten doğal yol varken 2 saatlik yolu 10 saatte geçmez. dedi.
    hal böyle olunca yukarıda bahsettiğim yandaş profun söyledikleriyle birlikte değerllendirirsek kanal etrafındaki arazileri kapatan kararlılar yandaşlar veya diğer haramiler yalılarında oturup gemilerin 10 saatte geçişini mi izleyecekler. tabiiki deniz trafiğini rahatlatmak amacı yok. böyle böyle gerçek niyetlerini yavaş yavaş ağızlarından kaçıracaklar.
    ama tek adam rejiminde sonuç ne olur? işte asıl konu bu.:(
    nhızal

  4. nhizal

    Neşe Hızal
    29 Aralık 2019, 21:28 ·

    hala kanal İstanbul rant projesi mi diyorlar.hayır efendim, kanal İstanbul bir SEVR projesidir.:(
    nhızal

Yoruma kapalı.