Erdoğan’ı Mehdi mi sanıyorlar?

Erdoğan’ı Mehdi mi sanıyorlar?

B. Çolak

Adnan Tanrıverdi, Emekli Tuğgeneral, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın askeri başdanışmanı…

Paramiliter bir yapı olduğu uzundur konuşulan SADAT’ın kurucusu…

Aynı zamanda Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği (ASSAM) isimli bir oluşumun başında.

ASSAM, İslam ülkelerinde faaliyet gösteriyor. Uluslararası hakemli bir dergisi var, sık sık kongreler ve etkinlikler düzenliyor.

ASSAM görülen herhangi bir geliri olmamasına rağmen, yüz binlerce liralık organizasyonları birçok ülkede düzenleyebilecek bir maddi güce sahip.

“Uluslararası ASSAM İslam Birliği Kongresi” adıyla bu yıl 3.kez düzenlenen organizasyon 19-20 Aralık 2019 tarihinde İstanbul’da gerçekleşti. TRT Haber, Anadolu Ajansı gibi devletin yayın organları yakın alaka gösterdiler.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Nevzat Tarhan da etkinlikte aktif rol alan isimlerden biriydi. Hatırlanacağı üzere kanserle mücadelenin simgeleşen ismi Neslican Tay’ın vefatından sonra “Ölümle yüzleşebilseydi, seküler dünyanın dünyasallaşma rüzgarına kapılmasaydı, hastalığı düşman gibi görmezdi” ifadeleriyle tepki çekmişti.

Biz konumuza dönelim.

İstanbul’da gerçekleşen kongreye, İslam ülkelerinden üst düzey bir katılım yoktu. Genellikle, Erdoğan’ın İslam dünyasına yönelik sözlerine destek veren katılımcılar çağrılmıştı.

Kongrenin başkanlığını da Adnan Tanrıverdi yaptı.

Etkinlik sonrasında ASSAM’ın resmi internet sayfasından yapılan açıklamada şu bölüme özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum:

“Bu kongreler sonucunda 9 Federatif bölgeden oluşan ‘Konfederal İslam Devletinin’ anayasası hazırlanacaktır. ASSAM ve İDSB iş birliği içinde gerçekleşen bu kongrede önce ‘İslam Ülkeleri Temsilciler Meclisinden’ başlayarak bu birliğin startının verilmesi gerektiği ardından da coğrafi ve etnik özellikler dikkate alınarak dokuz ayrı ‘Federatif Bölgesel Meclisler’ kurulması gerektiği üzerinde duruldu.”

Konfederal İslam Devleti’nin kurulmasından bahsediliyor. Ne kadar güzel bir düşünce… Ama kiminle, kimlerle, hangi devletle ve en önemlisi nasıl olacak?

Cevabı meçhul.

Bunun öncülüğünü ise ASSAM yapacakmış. Tanrıverdi öyle söylüyor.

Asıl dikkat çekici bölüm ise kongrenin sonunda Tanrıverdi’nin AKİT’e vermiş olduğu röportaj.

Tanrıverdi şunları söylüyor:

“İslam Birliği olacak mı olacak. Nasıl olacak Mehdi Hz. geldiği zaman. Peki Mehdi ne zaman gelecek? Allah bilir. Peki bizim bir işimiz yok mu, ortamı hazırlamamız gerekmez mi? İşte ASSAM bunu yapıyor.”

ASSAM’ın ‘Mehdi’nin gelişi için ortam hazırlama misyonu taşıdığını söylüyor.

Mehdi konusu İslam’da üzerinde uzlaşılamayan bir meseledir. Kur’an-ı Kerim’de ve temel alınan hadis kitaplarında geçmez. Diyanet İşleri Eski Başkanı Mehmet Görmez’in bu konuda önemli değerlendirmeleri vardır.

Ancak buradaki düşünce ‘Mehdi’nin olup olmaması değil, bu sözlerin Cumhurbaşkanlığı’na kadar ciddi bir şekilde değerlendirilen zihin yapısını görebilmek.

Türkiye’de bazı şarlatan ve çıkar grupları “Mehdi” kavramını sıkça kullanıyorlar. Özellikle düşük eğitim grubuna mensup vatandaşların oylarına talip olunurken bu yönlü propagandalar yapıldığını biliyoruz.

Konuyla ilintili 3 Mayıs 2015’te AKİT’te yayınlanan bir yazı bu zihniyet hakkında önemli ipuçları veriyor.

“Erdoğan Mehdi’nin gelişine mi hazırlanıyor” başlıklı yazıda, dolaylı yoldan Erdoğan’e “Mehdi” atfı yapılıyor:

“…Onlarca şeyh Malezya’dan, Endonezya’dan, Fas’tan, Yemen’den müritleri ile beraber İstanbul’a geliyor ve ne olursa olsun bu savaşta yer alacağız diyorlar. Onlara göre İstanbul sadece Dârüsselam değil, aynı zamanda hilafetin de merkezi. Ve Halife ise bütün zulümlere karşı dik durabilen cesur adam Erdoğan. Erdoğan bunun farkında ve kesinlikle rehavete kapılmıyor. Hareketlilik onu kesinlikle ürkütmüyor. Aksine bütün bunlar olurken küresel planlara karşı planlar, şeytanın stratejilerine karşı rahmani stratejiler geliştiriliyor. Ekip çok ama çok iyi çalışıyor. Milletin desteği ise en büyük kozları. Erdoğan genel seçimlerde de ezici üstünlükle galip geleceğini biliyor… 2023 Erdoğan’ın kafadan ortaya attığı bir tarih değildir. Bu bir Rabbani işarettir. Her 100 yıl bu ümmetin şahlanacağı ve geçmişte de kendini bulduğu gerçeğini artık onlar da biliyorlar. Bu yüzden titriyorlar.”

İşte ASSAM’ın da çeşitli grupların üzerinde birleştikleri konu da tam burası. Erdoğan’ı halife ilan edip, “Ümmetin birliğini sağlayacağız” diyerek vatandaşların inançları üzerinden oy devşirmek.

***

Tanrıverdi 1 yıl önce yaptığı konuşmasında ise TSK’yı nasıl dizayn ettiklerini şu şekilde ifade ediyor:

“Harp Okulları, askeri okullar, sınıf okullarının dışında ki askeri okulların tamamı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı olması lazım dedik. Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değişsin dedik. Aldığımız kararlarda sivil iradenin hâkimiyetini kullandık. Askeri yargı kapsamında Askeri Yüksek yargı kalksın dedik o da gerçekleşti. Başkanlık sistemi gelsin dedik o da geldi.”

Ve Tanrıverdi’nin en önemli açıklaması:

“Eyalet sistemine geçilmeli, Kürtlere özerklik verilmeli, Anayasa’da Kürtçe korunmalı, Kürtçe eğitim verilmeli.”

Ee az önce İslam Birliği, Mehdi diyordunuz?

Yeniçağ

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!