Bilimde nitelikli insan gücü, bilgi üretimi ve ‘Yeni YÖK’

Bilimde nitelikli insan gücü, bilgi üretimi ve ‘Yeni YÖK’

obursa

Konuyu değiştiriyorum, bu kez dün dinlediğim etkileyici bir “bilim insanı yetiştirme programına” odaklanarak “iyi şeyler”den bahsedeceğim.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç’ın, iki yıl önce yürürlüğe koydukları çok özel bir bilim insanı yetiştirme programının İstanbul’da tanıtımını izledim.
Türkiye üniversitelerinde şu sırada 97 bin doktora yapan öğrenci var (43 bin 650’si kız öğrenci). Sayı epey yüksek. Ama öteden beri tartışılan, bu doktoraların niteliği.. Bu kadar yaygın bir doktora çalışmasından nitelikli bilim ve nitelikli insan gücü ne kadar çıkar? Zaten Türkiye’nin nitelikli bilimsel araştırma makalelerinin sayısındaki büyük düşüklüğün bir nedeni de burada yatıyor. Tabii arka planda nitelikli bilim insanı gücü tartışması da var. Siyasi atmosferi yazmıyorum çünkü iyi şey yazacağım dedim.
Şimdi YÖK, “nitelikli bilgi ve nitelikli insan gücü” için bizzat devreye girdi. Çok disiplinli bilimsel çalışmalar gerektiren, saptadıkları, ülkenin ihtiyacı yüksek teknolojilere, yeni teknolojilere ve bilim alanlarına yönelik özel doktora programları açıkladı. Üniversitelere bu alanları ilan ederek çağrıya çıktı. Seçkin öğrenciler başvurdu. YÖK kabul etti ve “100/2000” kodlu burs programı başladı. 5-6 öğrenciyi dün dinledik, çoğu kız öğrenciydi. Projelerini ve hikâyelerini anlattılar.

İki yılda 4 bin 250 nitelikli araştırma
İki yıl içinde 4 bin 250, 100/2000 YÖK bursiyeri oldu. Yüzde 65’i kız öğrenci!
İki yıl sonra bu sayının 6-7 bine, beş yıl sonunda da 10 bine yükselmesi bekleniyor. YÖK hepsine ayda 2 bin 250 TL burs veriyor. Ayrıca öğrenciler, konuları uygunsa, TÜBİTAK’tan da burs alabiliyorlar.
Saraç diyor ki, işte o zaman üniversitelerimizin ve ülkemizin bilim fotoğrafı, kaderi tamamen değişmiş olacak.
Bilim geleceğimizi bu gençler üstlenecek ve daha üst düzeyde sürdürecek” diyor Saraç.
10 bin üst düzey araştırmacı, nitelikli insan gücü ve nitelikli bilgi üretimi gerçekleşirse, gerçekten farklı bir dünyamız olacak. İnşallah ve büyük bir umut besleyerek.. Saraç bu konuya kendini adamış gözüküyor.
Sordum: Peki, bu öğrencilere hiçbir mecburiyet koymuyorsunuz, çoğu başka ülkelere üniversitelere çekip giderse, üniversitelerimizde kalabilmeleri için bir programınız var mı? Çünkü üniversiteler bu konuda sorunlu, bunları alır mı almaz mı…
Yekta Bey, bu amaçla bazı düzenlemeler hazırladıklarını, ancak bunu sonra açıklayacaklarını söyledi!
Yekta Saraç, kendilerine Yeni YÖK diyor. Yükseköğrenime yönelik yaptıklarıyla eski YÖK’ün bir ilişkisi yok, derken örnekler veriyor.. Hukuk, tıp, eczacılık mimarlık gibi programlara girecek öğrencilerin daha yüksek puan almaları zorunluluğu gibi.. Üniversiteler arasında yaptıkları ayırımlar gibi:

Üniversiteler arası çeşitlilik
• Çeşitlilik-Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma a) Bölgesel Kalkınma Odaklı Üniversiteler (10 üniversite); b) Araştırma Üniversiteleri (11 asıl+5 aday),
• İdari ve Mali Açıdan Bağımsız Yükseköğretim Kalite Kurulu’nun kurulması,
• Hedef Odaklı Uluslararasılaşma..
Ve dördüncü olarak da Nitelikli Bilgi Üretimi ve Bilim Gücü Oluşturma programı gibi..
Yeni YÖK ülkenin bilim düzeyinin yükseltilmesi, bilim ve teknolojideki açığımızın kapanması için nitelikli bilgi üretimine ve nitelikli insan gücüne sahip olunması gerektiği konusunda bilinçli gözüküyor. Saraç diyor ki: “Türkiye olarak bu kavramları en üst düzeyde hayata geçirmek amacımız; bu nedenle sosyal, sağlık, fen ve temel bilimlerde nitelikli insan gücü yetiştirebilmek için çalışıyoruz. 100/2000 projesi bir Türkiye projesi, ülkemizin prestij projesidir.”
Saraç, “halkçı, devletçi, fırsat eşitliğinin sağlanması” kavramlarını vurguladı!
Bazı sayılar:
• Uluslararasılaşma: 2014’te 48 bin olan yabancı uyruklu öğrenci sayısı bugün 172 bine ulaştı,
• Yükseköğretim kurumu sayısı 207,
• Öğrenci sayısı 8 milyona yaklaştı,
• Öğretim elemanı sayısı 82 bin 487’si öğretim üyesi olmak üzere 168 bin 326.
Bu özel doktora programı, üniversitelere yönelik yeni görev belirlemeleri vb. ülkemizin bilimsel niteliğini ve üretimini yükseltmeleri açısından çok önemli.

Cumhuriyet

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!