Gizli plancı Gül niçin susuyor?..

Gizli plancı Gül niçin susuyor?..

mfarac

Mesele, Türkiye’deki sosyal ve siyasal gündemin hızla değişmesi değil… Asıl mesele, bu gündem yoğunluğunu bir şeylerin unutulması ya da örtbas edilmesi için kullanan gaflet kafası!..

İşin içinde bir de “fikri takip” denilen meslek kuralını külliyen unutan ya da görmezden gelen işbirlikçi korkak medya olunca, takiyeci karambolculara gün doğuyor…

İşte bu karambol ortamında memleketin geleceğini ilgilendiren öylesine büyük olaylar gözden kaçırılıyor ki, “gaflet, dalalet ve hatta hıyanet” zihinlerden de manşetlerden de bir türlü inmiyor.

Bakınız, Abdullah Gül, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde, 2 Nisan 2003 günü, ABD Dışişleri Bakanı Powell ile Ankara’da 2 sayfa, 9 maddelik bir “gizli plan” yaptığını itiraf etmemiş miydi?..

Peki, Gül bu anlaşmadan bir buçuk ay sonra Vatan gazetesi yazarı Sedat Sertoğlu’na, “Powell ile 9 maddelik plan üzerinde anlaştık, Powell Suriye’ye giderken de benimle konuştu, gizli olan bir sürü gelişme var” dememiş miydi?.. Vatan gazetesi de bu haberi “Ortadoğu’daki tüm rejimler değişecek” manşetiyle duyurmamış mıydı?..

Bu anlaşmanın ardından son 10 yılda Ortadoğu’da nelerin değiştiğini hepimiz görüyoruz… Antiemperyalist olması gereken Türkiye Cumhuriyeti’nin ABD ile yaptığı anlaşmanın kirli sonuçlarından söz ediyoruz… Parçalanma, yıkım, terör, kan ve gözyaşı!..

Türkiye niçin bomba üsleri ve askeri güçleriyle ABD’nin ileri karakolu oldu acaba?.. Mısır’da neler yaşandı ve halen yaşanıyor?.. Libya’da Kaddafi’nin başına neler geldi, iç savaşa sürüklenen Irak ne halde, Suriye’yi kim yıkmak istiyor ve İsrail’le ABD’nin kıskacındaki İran’da önümüzdeki günlerde neler yaşanacak?..

Sinsilikte susan devlet!..

Türkiye Cumhuriyeti’nin aslında utanç vesikası olması gereken bu “gizli belge”nin içeriği 10 yıldır nedense açıklanmıyor!..

Meclis’teki muhalefet yani bugünlerde Abdullah Gül’e methiyelerde bulunan CHP, Gül’ü Çankaya’ya çıkartan MHP ve Güneydoğu’ya kilitlenmekten başka bir şey yapmayan BDP bu belgeden habersiz midir acaba?..

Bu partiler niçin susarlar?.. Neden böylesine önemli ve her alanda büyük erozyonlar yaratan sinsi bir belgenin içeriğinin peşine düşmezler?..

Tüm bu sorulara yanıt bulmak için devinim içinde olan tek bir parti var… İşçi Partisi Genel Başkanvekili Hasan Basri Özbey’in “gizli anlaşma” ile ilgili yaptığı basın toplantısı, dünkü Aydınlık’ın manşetindeydi.

Özbey, bir kez daha “ABD ile yaptığın gizli anlaşmayı açıkla” diyerek Gül’ün Amerika ile “hizmet sözleşmesi” imzaladığına dikkat çekmişti…

İşçi Partisi’nin Abdullah Gül’e ısrarla sorduğu soru yalnızca Türkiye’nin kaderini sorgulamıyor… Ülkemizin, paramparça edilen ve tuzağa çekilen Ortadoğu coğrafyasının geleceğindeki rolünü de açığa çıkartmaya çalışıyor.

Abdullah Gül sustukça, yalnızca Ortadoğu’da bizi de vuran yıkım değil, Türkiye, tıpkı bu kaotik coğrafyadaki sinsi ve emperyal parçalanmalar gibi “ikinci” ve kinci cumhuriyet tuzağına sürüklenmeye devam ediyor…

Belli ki Gül, yeniden başbakanlığa dönene kadar Türkiye’yi bu sinsi planın figüranı olarak kullandırmaya devam edecek… Özbey’in dediği gibi “hizmet anlaşması” o tarihe kadarsa eğer!..

Değişim dönüşüm!..

“Karambol” demişken devam edelim…

Elektrik sayaçları, pasaportlar, OGS cihazları, POS makineleri ve şimdi de ehliyetler… Bir süre sonra ise kimlik kartları…

Bunların hepsi durup dururken değiştirildi ya da değiştiriliyor… Maşallah AKP iktidarı kaldırım taşlarından bile hızlı bir değişimi dayatıyor!..

Milyar dolarlık rant yaratan bu değişimde birileri hızla zenginleştiriliyor… Birileri vurgun yapıyor, birileri üretici-aracı- satıcı tezgâhında köşeyi dönüyor…

Kimse bu kartları ve cihazları niye değiştiriyorsunuz diye sormuyor!.. Muhalefet partileri zaten uyuyor… Halk çaresiz olduğu kadar bu konularda tepkisiz…

Sendikalar ve dernekler ortada yok, tüketici örgütleri ya suskun ya işin içinden çıkamıyor; kim bilir belki de reklam-ilan tezgâhında susturuluyor!..

“İleri demokrasi”nin görünmeyen yüzünde işte bunlar yaşanıyor; “Gezi”, “Açılım”, terör, Anayasa, İmralı tartışmalarının içinde vatandaşın cebi de karambola getiriliyor!..

Millet “değişim” adı altında birilerinin ekonomik dönüşümünde kullanılırken, birileri “durmak yok yola devam” diyerek malı götürüyor…

Mehmet Faraç – Aydınlık

This Post Has 3 Comments

  1. fatma gurman

    büyükleri sus derse susuyor tarikat terbiyesi almış kullar…bir kere kula kulluk etmeye boyun eğmesin insan bir daha dikleşemez omuriliği…

  2. Dara Çolakoğlu

    A. Gül isimli yaratılmış hakkında bir şey yazmamalıyım, SORRY. O kadar çok şey yazabilirim ki! Ama, beyefendi tarafından hapse mahkum edildiğim için susmam gerekiyor. Oooollleyyy! Peki susmayayım: Beyefendi tarihin gördüğü ennnnn mümtaz şahsiyettir. Sorusu olan var mı?

    1. Tonguc

      var olabilir mi? Büyük ihtimal yoktur. Lakin devre arkadaslarini tanidim. Biri hir hir hirlarken, digeri kasar peynirli kahvalti sunuyordu. Biz garibanlar da Conan, redkit, teksas tommiks okuyorduk. Daha Zagor ve Mr No’ya atlamamistik.

Yoruma kapalı.