Taşıta mobilyaya var, kitaba kâğıda yok!

Taşıta mobilyaya var, kitaba kâğıda yok!

mbalbay

Başlık biraz bulmaca gibi ama, yanıtlaması zor değil. Geçen hafta ortasında Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak piyasalara büyük bir “müjde” verdi.
Dedi ki:
“Piyasayı canlandırmak için 6 kalemdeKDV ve ÖTV indirimine gidiyoruz. Ticari araçta KDV yüzde 18’den 1’e, konutta ve mobilyada 18’den 8’e inecek. Beyaz eşyadaki ÖTV sıfırlaması da devam edecek…”
Bu sıfırlama ekonomide fırlama yaratır mı bilemiyoruz ama, ekonominin labirentlerini iyi bilen Mahfi Eğilmez, “Bir yandan enflasyonla mücadele edeceğim deyip bir yandan bu tür önlemler almak, arabayı çeken iki atı farklı yönlere koşturmak gibidir” diyor.

***

Madalyonun bir yüzü piyasa canlansın diye taşıta, konuta, mobilyaya KDV indirimi, öteki yüzü de gerek kâğıt fiyatlarındaki artış gerekse döviz kurundaki yükseliş nedeniyle 300’e yakın yerel gazetenin kapanması, ulusal gazetelerin sayfa azaltmaya gitmesi, kitap basım maliyetlerinin yükselmesi…
Gazete kâğıdının tonu 700 dolardan 850 dolara çıktı. Bunun üstüne Türk Lirası dolar karşısında yüzde 40 eridi.
Bu katmerli maliyeti karşılamak pek çok kurum için nereydeyse olanaksız.
Meslek kuruluşları devletin tepesiyle görüşüp durumu anlattılar, rapor sundular. Sonuç yok.
Dünyanın pek çok ülkesinde gazeteye, kitaba değil vergi, teşvik var. Bizde ise acımasız vergi. Konunun öteki yanına; yazarı, gazeteciyi “benden değilse teröristtir” diye damgalama boyutuna hiç girmiyoruz!
Konu kültür olunca bir bilgiyi daha paylaşalım; Dışişleri Bakanlığı dış temsilciliklerden tasarruf yapma kararı almış. Düşünmüş taşınmış, ilk aşamada kültür ataşeliklerini kapatmak en iyi tasarruftur, demiş. Dileriz, yeniden düşünürler…

***

AKP’nin bu tutumu tarihimizdeki çağdaş gelişmelerin gerisinde kalma nedenlerimizle örtüşüyor.
Dünya devleti Osmanlı İmparatorluğu’nun adım adım yıkıma sürüklenmesinde en önemli etken matbaaya ve bunun sunduğu olanaklara uzak kalmasıydı.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiğinde Gutenberg de matbaanın son hazırlıklarını yapıyordu. Sadece 15. yüzyılda Avrupa’da 1700 matbaa kuruldu, 20 milyon kitap basıldı. Osmanlı 15. yüzyıldan itibaren tam üç asır hiç matbaa ile ilgilenmedi. Bu zaman diliminde matbaa Avrupa’dan Amerika’ya gitti, Rusya’da yaygınlaştı.
Gutenberg’in ilk kitabı basmasından tam 272 yıl sonra İstanbul’da kendi dilimizde ilk kitap basıldı. 1729’dan 1830’a dek Osmanlı’da sadece 180 kitap basıldı. Bir asırda 180 kitap. Oysa Avrupa’da matbaanın ilk 50 yılında 40 bin çeşit kitap basılmıştı.
İbrahim Müteferrika İstanbul’a matbaayı getirdiğinde karşılaştığı güçlükleri anılarında şöyle kaleme aldı:
“Osmanlı yönetimi, zayıf taraflarını göremeyecek kadar mağrur, bilimin üstünlüğünü anlamayacak kadar cahildi.”
AKP iktidarının ekonomi rahatlasın diye mobilyada, konutta, taşıtta vergiyi neredeyse sıfırlayıp, kâğıttan, gazeteden, kitaptan vergi alması, bunları çağrıştırdı.
Dileriz, iktidar çevrelerinde bir nebze kültürün önemini kavrayıp, “tahtaya, keresteye, demire, çeliğe verdiğimiz desteği, kitaba, gazeteye, kültüre de verelim” diyen çıkar!

Cumhuriyet

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!