İstanbul’un milyarder köftecisi…

İstanbul’un milyarder köftecisi…

mfarac

Gözünü sevdiğimin Gezi Parkı, sen nelere kadirsin?.. Hem yıllardır “korku imparatorluğu” yüzünden uyuyan milyonları “gaz”a getirip uyandırdın hem de biber gazını milletin başına bela ettin!..
Yalnız bunlar mı; “Gezi” olayları, şu biber gazıyla basınçlı suyun yarattığı puslu havada ne sinsilikleri örtbas etti de, kimse farkına bile varmadı?..
Örneğin; 30 Mayıs günü Yurt gazetesine çok çarpıcı bir haber yansımıştı… Haberin hedefindeki kişi, siyasetin gelmiş geçmiş en sinsi şovmeni yani halk diliyle “düğün evinin tefçisi, ölü evinin yasçısı” diye nitelendirilen Mustafa Sarıgül’den başkası değildi…
Hani şu Şişli’yi kaçak yapı cehennemine çeviren, bölgede yüz binlerce insanı yeşil alan diye mezarlıklara mahkûm eden, AKP’lilerin “aday olsun da, görsün dosyaları” diye uğruna pusuya yattığı belediye başkanı!..
Hani şu mezarlıklarda cirit atmasına rağmen, milletin üzerinden ölü toprağını atan “Gezi” eylemlerinde, burnunu göstermekten korkan Sarıgül!..
Sarıgül gazdan mı korktu, yoksa onu belediye başkanı yapmak için çırpınanların “gazla, ortadan kaybol” talimatına mı uydu bilinmez ama haftalardır ortalarda yok… Yine Fethullah Gülen’e mi gitti, o da bilinmiyor?.. Ya bir köşede yerel seçim hesapları yapıyor ya da, belki dillere destan paralarını sayıyor!..

Sarıgül CHP’yi çökertecek…

Diyeceksiniz ki “nereden çıktı bu para işi?..” Türkiye’nin 400 büyük holdinginin merkezinin bulunduğu Şişli sadece kaçak yapılarıyla değil, Sarıgül tarafından yeşil alan rantıyla köşeyi döndürülen “Başarı”lı rantiyeleriyle de ünlü!..
Geliniz önce şu “para” meselesini açmak için Yurt gazetesinin çok düşündürücü haberini anımsatalım. Hani Gürsel Tekin, “CHP, parti yakıtınız bittiğinde ikmal yapabileceğiniz bir istasyon değildir” diyerek Sarıgül’ün adaylığına karşı çıkmıştı ya?.. Hani  Sarıgül de, “Fakir bir adamım” diye çok komik bir yanıt vermişti ya?..
İşte bu tartışma üzerine bir dönem Şişli Belediyesi’ndeki yolsuzlukları dile getirdiği için ayağından kurşunlanan CHP’li Belediye Meclis üyesi Dursun Çaltı da tartışmalara katılmış ve Yurt gazetesine şu açıklamayı yapmıştı:
“Sarıgül’ü CHP Gençlik Kolları Başkanlığı yaptığı dönemden bugüne yaklaşık 40 yıldır tanırım. Eskiden otoparkçıydı, sonra da köftecilik yapıyordu. Şimdi ise Türkiye’nin sayılı zenginlerinden biri oldu. Sarıgül’ün 1 milyar dolar serveti var. Yerden 1 metre yüksekliğinde tapusu var. Şişli’de Cumhuriyet tarihinin en büyük talanını yaptı.”
Bu şoke edici iddiaların üzerinden 20 gün geçti ama Sarıgül’den her zamanki gibi ses yok!.. Dursun Çaltı da, Sarıgül’ün bu konuda bir yalanlamada bulunmadığını söyledi!..
Sarıgül bir yerde paralarını mı sayıyor, yoksa tepki çekmesin diye ortalıkta mı görünmüyor bilinmez ama CHP’nin yerel seçimlerde Sarıgül’den medet umması ciddi şaibeleri de gündeme getiriyor!..
Söyler misiniz, köftecilikten 1 milyar dolar servete ulaştığı öne sürülen bir siyasetçi, “dürüst Kemal” sloganıyla CHP’nin liderliğine getirilen Kılıçdaroğlu’nun başını ağrıtmaz mı?.. AKP, Sarıgül dosyalarını açmadan CHP ne zaman uyanacak bu tuzaktan, ne zaman?..

Duracağın yeri bileceksin!..

İnsanımızın ince zekâsına, yaratıcılığına hayranım… Tepkisizlikten tepki doğurmakta üzerlerine yok… Kimin aklına gelirdi Taksim’in ortasında dikilerek tüm dünyayı ayağa kaldırmak?..
Siz bakmayın Cumhurbaşkanının, Başbakanın ve valilerin “Gezi” eylemcilerine “durunnnn…” diye bağırmasına… Onlar durdular ama inanın hareket halindeyken yarattıkları şoktan çok daha büyük yankı uyandırdılar…
Bu tablo “Durmak yok yola devam” zihniyetinin işine gelmese de, hatta kulaklarına ünlü bir şarkının, “Durdurun dünyayı Gezi’de inecek var” versiyonunu armağan etse de, AKP’liler de hükümet de devlet de çok şaşkın…
Bu şaşkınlığın nedeni yalnızca eylemin yöntemi ve yarattığı sansasyon değil… Milletin aslan gibi sürdürdüğü “Gezi” eyleminden anlamayan hükümet, adam gibi duranların şokunu yaşıyor şimdilerde!..
Yani öyle Başbakanın iddia ettiği gibi “çapulcu” bir hareket değil bu, herkes adam gibi hiçbir şey yapmadan yerinde duruyor!..
AKP’liler orada burada “durma eylemi” yapanları gözaltına aldırdı ama milletin tepkisiyle de karşılaştı… Çünkü “Gezi” eylemleri sırasında “dur”un diye çığlık atanların şimdi “niye duruyorsunuz” gibi bir tepki içinde olmaları, derin bir çelişkinin yanı sıra komedi de yaratıyor…
Oysa milletin bireyleri uyandı ya, şimdilerdeki eylemleriyle “duruyorsam öyleyse varım” diye felsefik bir duruş da sergiliyorlar…
Memleketin dış basına yansıyan fotoğrafı her ne kadar “dört gün önce vuran vuranaydı, şimdi duran durana” şeklinde olsa da, tarih artık “adam gibi dur”anları yazıyor…
Çünkü o adamlar durdukları yerde AKP’ye şu mesajı da veriyorlar; “sen de duracağın yeri bileceksin…”
Doğru söze ne denir ki?..

Havai fişek, biber gazı!..

Gezi eylemleri dünyayı da şaşırttı… Herkes terörün yarattığı şoklar dışında AKP’nin ülkeyi 12 yıldır güllük gülistanlık yönettiğini düşünürken, Türkiye’nin metropolündeki bir meydanda başlayan direniş Avrupa’yı da, AKP destekçisi ABD’yi de şoke etti…
“Gezi” eylemlerinde polisin insanlık dışı tavrı ABD tarafından da tepkiyle karşılansa da, asıl uyarılar Türkiye’yi AB kapısında köle gibi bekleten Avrupa ülkelerinden geldi…
Özellikle Alman basınının ve siyasetçilerinin tepkileri AKP’yi hayal kırıklığına uğratacak cinstendi…
Tepkiler yalnızca Erdoğan’a “diktatör” ve “tek adam” suçlamalarını yöneltmiyor, ülkenin geleceğiyle ilgili fikir değişikliğini de yansıtıyordu.
Örneğin, Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi şu yorumu yapmıştı; “Şimdi Ankara ile üyelik müzakerelerinin devam ettirilmesinin, yani yeni bir başlığın açılmasının anlamı olup olmadığını sormak gerekir.”
Die Tagespost, Türkiye’de yaşanan olaylar nedeniyle “AB üyeliğinin imkânsız” olduğunu yazarken, Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle’nin yayımladığı bir yorumda da, “Başbakan Erdoğan’ın hükümet karşıtı eylemlere yönelik tutumunun tehlikeli bir ‘tek adam iktidarı’ iddiasını yansıttığı” savunuldu.
Tüm bunları niçin mi yazdık?.. Anımsarsınız; AB ile müzakerelerin başlaması nedeniyle AKP hükümeti gündüz gözüyle hava fişek patlatıp şov yapmıştı… Kaderin cilvesi midir nedir, havai fişekle başlayan AB sevdası, biber gazıyla havaya uçtu gitti!.. Yani AKP sayesinde havadan gelen havaya gidiyor!..

Mehmet Faraç – Aydınlık

This Post Has 10 Comments

  1. zalim

    Biz CHP icindeki serefsizleri temizlesin diyoruz, Onlar ise yetmez ama evet diyerek daha fazla serefsiz getirelim istiyorlar:)

  2. Dara Çolakoğlu

    Türkiye neden AB üyesi olmayacak konulu doktoramı 1991’de bitirmiştim. Viyana Üniversitesi’nde. GEÇİNİZ. Onlar hep geçmişte kaldı, biz bugüne gelelim. Mustafa Sarıgül bandıralı, porselen dişleriyle gülemeyen göz bebeklerinin tezat yarattığı kişinin ne bok olduğunu bir tek eski karısı Aylin Kotil söyleyebilir. Ama o da “efendiliğinden” susuyor ve konuşmayarak Türklere yalan söylüyor. Sarıgül de E. Günay gibi omurgasız bir yavşaktır. Hepsinin yeri AKPliler gibi MEZARLIKTIRRRRR. İkisi de KİBİR yarışında Tayyip’ten aşağı kalmazlar. Bunlar gibi kompleksli yaratıklar kendilerini bir .ok sanırlar ve bütün oynak çabaları herkesi bir .ok olduklarına inandırmak için dans etmekle meydana çıkar. Eyyyy pislikler! Ey kalibresi sıfır altından yukarıya çıkamayan lastiklerrrr! Hepimiz hepinizin hangi çukurda debelendiğinizi biliyoruz. Komisyondan oluşmuş servetlerinizi alıp ittirin gidin, YETER.

    1. as

      büyük küçük farketmez, bunu yazan elleri öpmek istiyorum ben….

  3. nhizal

    sarıgülün sabıkası çok ama o 19 mayısta tüm şişliyi bayraklarla donatarak sözde,Atatürkçülere cumhuritetten yana olanları kafaya aldığını sandı.yani aynı anda her yöne dönen bir fırıldak rüzgar gülü.bir iki yıl evvel henüz sadece bir oluşum halindeyken bile seçimler henüz gündemde değilken tüm yurtta cem uzan misali bir kampanya başlatmıştı.otobüslerle gitiği yerlerde büyük salonlarda toplantılar açık alanlarda mitingler düzenliyordu.henüz parti bile olmadan bu mitingler hangi paralarla dönüyordu. baştan başa kendi resmiyle giydirilen otobüsler hangi parayla alınmıştı?
    ayrıca niye bu kadar emek harcayıp sonra bu sizyasi oluşumu dağıttı. amacı neydi bilinmiyor.
    i.m.gökçeğin bir başka versiyonu.
    abd de asnasörde elçilik personelinden bir kızımızı taciz etmeside ayrı bir sabıka. karısı Aylin Kotil onu boşamakla çok iyi etti. zaten bu kadar zaman nasıl dayandı bu amerikan tarzı kişiliksiz anlamsız gülüşlü adama.
    malum bir ara bakımlı erkeği tanımlıyan metrosekssüel tanımı çıkmıştı.
    onada sormuşlardı metroseksülemisiniz diye.o da komiklik yapmıştı,hayır ben erzincanlıyım diye cevap vermişti. m.sarıgül denilince benim aklıma bu fırıldağın gülünç sözlerini hatırlıyorum.

  4. Tonguc

    SARIGÜL tayyip sonrasina saklanan bir baska serefsizdi, erken desifre ols#du. fakat hala bilmeyenler var.
    CHP cumhuriyetin Halk Partisi ise, basindaki lavuklari da siktireder, adam gibi adamlari/kadinlari getirir basa. Sarigül artik zombidir. Gürsal tekin ve kilicdaroglu da. zombidir bunlar. Bitmislerdir.
    Acin yolu Emine Ülker tarhan hanima. cekilin artik milletin önünden.

    MHP basina Engin Alan Pasa, CHP basina Tarhan hanim.

    1. as

      nerdesin kaç gündür yeğenim yav, ağzımız yüremize geldi..
      hoşgeldin..aynen katılıyorum….

  5. kızıl-elma

    Sargül konusunda ki bu yazı -Kİ ELLERİNİZE SAĞLIK,SAĞOLUN – işin içyüzünü ortaya çıkarmak açısından GERÇEK BİR DÖKÜMAN!tam bir “KARANLIK PORTRE”
    dediğiniz gibi ” düğün evinin tefçisi, ölü evinin yasçısı” TAM BİR -RANT ÇAKALI-
    şişli de yaptığı göz boyamalar , otoparkçılıktan-köfteçilikten nasıl oralara geldiğini saklayamıyor !
    anlayamadığımız şey CHP aklını peynir ekmekle yedi galiba tekrar sargül gibi hırsız-arsızlardan medet ummduğu için!
    İstanbulda akp yi devirecek başka aday mı yok CHP için!Koca parti yine ÇAKALLARA MI KALACAK ?
    HERKESİN BİLDİĞİ HIRSIZIN PEŞİNE DÜŞECEKLERİNE NAMUSLU-ÇALIŞKAN ADAM ARASINLAR!
    yani, akp den dönmelerle , hırsızlarla iş tutacaklarsa yine kaybetmeye mahkumlar , bu durumda bile !

    1. kızıl-elma

      herkesin elinde , hakkında sayfa sayfa YOLSUZLUK DOSYALARI BULUNAN sarıgül ,chp ye KAYBETTİRİR!ahlaken-vicdanen kaybettirir!
      Ahlaksızlardan kurtulup , yine ahlaksızların ocağına düşmekten ne zaman kurtulacak TÜRK HALKI?

    2. kızıl-elma

      Hem Atatürkçü, hem liberal, hem sağcı hem solcu, hem laik hem dindar , hem kürt ,hem türk, hem alevi hem sünni, sarıgül ün sıfatları uzayıp gidiyor !!!hem öyle hem böyle !!
      yani aslında adam -OTOPARKÇI-KÖFTECİ-!!!!
      serveti erdoğanın gibi “SIFIRDAN SİYASETLE ” OLMUŞ!herşey olur, her yola gider! zaten CİA ya gitti, aynı akp nin gittiği yoldan !
      izleyeceği yolda erdoğanın kinden farklı olmayacak çok açık!
      erdoğanın soldan (!) tandanslı versiyonu!AYNI MUHTEVİYAT!!

  6. lavanta

    Türkiye’nin AB’ye alinmayacagi taa Gümrük Birligi anlasmasiyla tescillidir bence. Kamuoyunu AB balonuyla oyalamaktan baska bir sey degil gecmiste ve bugün olanlar. Avrupa kendi icinde cözülme sinyalleri, tehlikeleri verirken Türkiye’yi omuzlayacak durumda degil ki! Hem adamlar TR’den alacaklari imtiyazlari Gümrük Birligi ile aldilar, niye baslarina bela alsinlar.
    Bizim muhteremler bizlere AB’ye az kaldi, ha oldu ha olacak diye caka satarlar, rüya gördürürler, kapali kapilar ardinda olmayacak evet diye el sikisirlar. Herkes kendi cebini doldurma derdinde, ülkenin gelismesi, demokratiklesmesi, ne siyasilerin ne de AB’nin önceligi degil. Hem girmesek ne olur ki AB ‘ye? NATO dayiz da cok mu güvendeyiz? Atatürk AB sayesinde mi onca devrim ve reformlari gerceklestirdi? artik AB rüyasi yerine vizyonu genis ve aydinlikci politikalara ihtiyacimiz var

Yoruma kapalı.