Af-edersiniz!

Af-edersiniz!

mbalbay

Tüpteki diş macununa benzeyen konulardan biri de aftır.
Tüpten çıktı mı geri girmez.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, dün bir basın toplantısıyla nasıl bir af istediklerini kamuoyu ile paylaştı.
Önce rakamı verdi; 162 bin kişinin yararlanacağını söyledi. Ardından kimlerin yararlanamayacağını saydı. Ancak kimlerin yararlanacağını saymadı!
Affın, AKP iktidarını ayakta tutmaktan sorumlu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin hapiste bulunan mafya lideri Alaattin Çakıcı’yı ziyaretinden sonra gündeme geldiği bir gerçek.
Affa soğuk baktığı havası yayan AKP’nin de Alaattin Çakıcı’ya sahte rapor veren altı kişiyi bir kalemde tutuklattığı da bir başka gerçek.
Perde önündeki bu tahterevallinin perde gerisindeki gerçeği şu olsa gerek:
Erdoğan’la Bahçeli af konusunda anlaştılar. Meclis’ten geçirilmesi sürecinde karşılıklı gerilim havasının daha uygun olacağı görüşünde birleştiler.
Bu tablo affın yılbaşına dek hayata geçeceğini gösteriyor.

***

Yıllardır yaşanan bunca haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlikten sonra gündeme gelecek af, toplumun vicdanında nasıl bir karşılık bulacak?
Genel anlamda adalete olan güven sarsıldığı için affa bakış da buna paralel olarak karışık görünüyor.
Her şey bir yana özellikle 2010’dan 2016’ya dek yargıyı büyük ölçüdeele geçiren FETÖ yapılanmasının verdiği kararlar son derece tartışmalı. Davaların açılma şeklinden hüküm oluşturulmasına kadar hemen her aşamasında sakatlık var.
Hapishanelerdeki doluluk oranı ise kapasitenin en az üç kat üstünde. Yedi kişilik planlanan koğuşlar, ranzaların iki katlı yapılmasıyla önce 14’e, ardından yan yana ranzalarla 21’e, devamında 28’e çıkarıldı. Sonrasında ip koptu, yere yatak serme, nöbetleşe uyuma yöntemleriyle sıkıntı giderilmeye çalışıldı.
AKP iktidara geldiğinde hapishanelerde 52 bin kişi vardı. Şimdi 240 bin.
Bunun 50 bine yakını başta FETÖ olmak üzere terörle bağlantılı. Son 15 yılda şiddet artışı, toplumsal dokudaki bozulmalar, durumu bu noktaya getirdi.
Cumhuriyetin kuruluşundan beri zaman zaman af gündeme geldi, uygulandı. Sonuçları çok tartışmalı oldu. Ancak hiçbir dönemde adalet mekanizması bugünkü kadar erozyona uğramamıştı.
Aklın yolu şu:
Adil yargılama ve suçüstü halleri dışında ilke olarak tutuksuz yargılama benimsendiğinde sorun önemli ölçüde çözülmüş olacaktır.

***

Hapishanelerin başlıca gündemi aftır.
Her yılbaşı, her dini bayram, her resmi bayram, her önemli yıldönümü, her seçim öncesinde affın yolda olduğu konuşulur. Bunları yan yana getirince zaten geriye fazla gün kalmaz.
İçinde af geçen her sözcük genel affı çağrıştırır.
Örneğin, avukat görüşü ya da benzer nedenle koridorda karşılaşan mahpuslardan biri ötekine çarpıp “afedersiniz” dese, şu yanıtı alır:
-Af mı geliyor?
Özellikle çocuk suçlularda hapse girenlerin yüzde 60’ı çıkınca yeniden hapse giriyor…
Halen hapiste olanların büyük çoğunluğu haksız yargılandığını düşünüyor…
İktidarın intikamcı yaklaşımı davaların seyrini değiştiriyor…
Böyle bir ortamda kimsenin haksız yere hapiste tutulmasını istemeyiz.
Dileğimiz o ki, toplum vicdanı da dikkate alınarak bütün haksızlıklar giderilsin…
Özgürlük esas olsun…

Cumhuriyet

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!