Perinçek ve diğerleri!

Perinçek ve diğerleri!

sabokibar

| Perinçek, HDP-PKK kapatılsın diyor, diğerleri gizli ya da aleni göz kırpıyor.

| Perinçek, Avrasya diyor, diğerleri Atlantik!

| Perinçek, FETÖ emperyal casus çetesi diyor, bazıları aynı şeyi söyleyemiyor!

| Perinçek, tam bağımsızlık diyor, diğerleri hâlâ NATO’cu!

| Perinçek, AB Vatikan güdümlü Haçlı Örgütü diyor, diğerleri diyemiyor!

| Perinçek, dinci cemaatler devlet ve toplum için kanser diyor, diğerleri baştacı ediyor.

| Perinçek dolar ekonomisi yıkılsın diyor, diğerleri doları baştacı ediyor!

| Perinçek, Türk Ordusu Kıbrıs’tan çekilemez diyor, diğerleri sus pus!

| Perinçek, gelecek nesiller diyor, diğerlerinin derdi girdikleri seçimler!

| Perinçek, Rusya, İran, Irak ve Suriye ile dost olalım diyor, diğerleri ABD’yi kızdırmayalım bakışında!

| Perinçek, Atatürk gibi yapalım diyor, diğerleri istismarla yetiniyor.

TAYYİP’E, DALAN’A OLDUĞU GİBİ OLACAK!

Yaşı 45’in altında olanlar bilmez.

Bedrettin Dalan İstanbul’un efsane başkanlarından biriydi.

O kadar ki Dalan kendinde Turgut Özal’a meydan okuyacak gücü bile görmüştü.

Benim ilk muhabirlik deneyimim İstanbul’da Başkan Bedrettin Dalan’ı her gün 12 saat izlemekti.

1988’in sonunda genç yaşımda Türkiye gazetesine Ankara Temsilcisi oldum ve İstanbul’dan ayrıldım.

Öyle iken Dalan’la ilişkimiz hiç kopmadı zira her hafta benden telefonla Ankara raporu isterdi.

Derken 1989 mahalli seçimlerine gidildi.

İktidar partisi ANAP için sıkıntı gözleniyordu ancak bu Bedrettin Dalan için geçerli görünmüyordu.

Her İstanbul’a gittiğimde yaptığım gibi seçim arefesinde Dalan’ı ziyaret edip sordum:

– “Sokakta ANAP’a tepki var… Sizin durumunuz nasıl?”

Hiç unutmam Bedrettin Bey hemşehrim olan İstanbul Belediyesinin ikinci adamı yani Genel Sekreteri Atanur Oğuz’u çağırıp, “Sabahattin’e yaptırdığımız anketleri göster” dedi.

Atanur Bey 5 ayrı kamuoyu araştırma sonuçlarını benimle paylaştı.

Tamamında Dalan yüzde 60’ın üzerindeydi.

Bedrettin Bey elindeki 33’lük tespihi sallayarak koltuğunun arkasına yaslandı ve mağrur bir edayla şunu söyledi:

– “Bak Sabahattin, sur üflenir kıyamet kopar ama ben İstanbul’da seçim kaybetmem… Kıyametin kopma ihtimali, benim seçimi kaybetme ihtimalimden daha fazla… Sadece bizim anketlerimiz değil, diğer bütün araştırmalar da aynı sonucu veriyor. Ben ANAP’ın çok üstündeyim… ANAP kaybetse bile ben etmem!”

Sonuç malum:

Bedrettin Bey, çok sürpriz bir biçimde SHP adayı Nurettin Sözen’e yenildi .

Kuşkusuz hadise tersten esmeye başlayan siyasi rüzgarın sonucuydu.

Karizmanız ne olursa olsun, oluşan dip dalga bir anda sizi de sürükleyebiliyor.

Bu durumun anket sonuçlarına yansımaması ise egemen algı yani Dalan yenilmez bakışının hükümranlığıydı.

Buradan hareketle diyorum ki:

Evet Dalan’ı götüren toplumsal dip dalga bugün de var.

Tayyip Bey’e karşı insa onlar da, bıkkınlık, yorgunluk, güvensizlik ve kızgınlık hasıl oldu.

ECEVİT’İ SEN HARCADIN BAHÇELİ!

Bahçeli diyor ki, 2001’de hedef Ecevit’ti, bugün Erdoğan!

İyi de Devlet Bey, Ecevit ile kendi partinin iktidarını yıkan sen değil misin?

Kemal Derviş ile birlik olup erken seçim diyen sen değil misin?

Seçim tarihine bir buçuk seneden fazla zaman varken AKP’nin önünü açan sen değil misin?

DSP ile MHP’nin baraja gömülmesinin sorumlusu sen değil misin?

Siyasal islamın devleti ele geçirmesine sen vesile olmadın mı?

O sen şimdi bu sözleri ediyorsun pes!

Aydınlık

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!