TÜRKİYE’nin İDLİB OPERASYONU

TÜRKİYE’nin İDLİB OPERASYONU

Serap Balaman Morel'in Profil Fotoğrafı, Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor

 

Otomatik alternatif metin yok.

 

TÜRKİYE’nin İDLİB OPERASYONU
Andrew Korybko: “Bu bölümün başlığı “Türkiye’nin İdlib Operasyonu: “Son, öldürücü darbe” mi yoksa bir “bataklık” mı?, Dolayısıyla bu iki seçenekden hangisinin olmasını bekliyorsunuz ve neden?”
SB : Suriye’deki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin son İDLİB operasyonu Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası arenadaki durumu ve Suriye savaşının kaderi için son derece kritik. Bunun çok zorluklar, engeller ve tuzaklara rağmen bir “bataklık” olmayacağını “öldürücü son darbe” olmasını gerçekten diliyorum.
Hepimizin bildiği gibi Suriye, işgalcilere karşı birleşen halkı ve Suriye Arap Ordusu ile birlikte altı buçuk yıldan beri savaşıyor. Çok acı çektiler.
Suriye’deki emperyalist Batı saldırısı, Nusra Cephesi (Suriye’deki El Kaide) tarafından kurulan koalisyon, İşgal Ordusu ve Ahrar El Şam (eski Kaide üyeleri tarafından kurulan), Özgür Suriye Ordusu, Selefi İslamcı ve diğer İslamcı gruplar tarafından 28 Mart 2011’de İDLİB ‘de başladı
Herşey İDLİB ‘de başladı ve İDLİB ‘de bitmeli.
Türk ordusunun İDLİB operasyonu beklenen bir hareketti, çünkü son zamanlarda 14 ve 15 Eylül’de yapılan 6. tur Astana barış görüşmelerinde ilgili tarafların hepsi “gerilimi azaltma bölgeleri” için anlaşmaya vardılar ve İDLİB tartışılan dört “gerilimi azaltma bölgeleri” içinde en zor olanı.
İDLİB, Türkiye-Suriye sınırına oldukça yakın ve savaşın başlangıcından bu yana savaşı besleyen çok kritik bir “lojistik, silah ve insan” kaynağı merkezi olmuştu ve tüm yabancı savaşçıların geçiş yoluydu.
Halep cephesi için kuzeydoğu tarafındaki İDLİB, tüm teröristler için önemli bir destek olmuş ayrıca batı yakasından da Lattakia saldırılarına atlama noktası olmuştur.
Şu an için İDLİB iki ana terörist grubun kontrolü altındadır. Nusra Cephesi ve AHRAR’US SHAM. Aralarında büyük bir gerginlik var ve Nusra Cephesi, BM, ABD, Rusya ve Türkiye’nin terör örgütleri listesinde yer alıyor.
Astana görüşmelerinde Türk ordusu ile birlikte İdlib’de savaşacak olan Özgür Suriye Ordusu da temsil edildi ve ÖSO hem Türkiye ile hem de aynı zamanda BM, ABD terörist listesinde yer almayan Ahrar’us Sham grubu ile çok iyi ilişki içindeler. Türk ordusunun İdlib operasyonu ÖSO ve 25.000 Türk askeri ile yapılacak.
Astana toplantısına göre El Nusra, İŞİD ile aynı durumdaydı ve bu operasyon sırasında hedef olacaklar. Rusya, İran ve Türkiye Cumhuriyeti Afrin’e 500 gözlemci gönderecek.
İDLİB bölgesi içinde PKK / PYD’nin işgal ettiği Afrin’den Türk sınırına çok yakın olan Türkmen dağına kadar olan alanda askeri hava üssü TAFTANAZ ve bölgenin en yüksek dağı CEBELİ ERBAN gibi stratejik noktalar Türk ordusunun kontrolü altında olacak ve bu terörist grupları gözetim altında tutma imkanı verecektir.
Daha sonraları, zamanla, işgalci koalisyon ordusu, köktendinci bölücü mezhep konularında “düşman kardeşler” olmaya ve bölünerek çok sayıda “terörist gruplar” oluşturmaya başladılar. Öyle ki artık ne zaman aralarında barış yaptıklarını veya düşman olduklarını anlamak zorlaştı. Bazıları ABD, BM, Rusya ve Türkiye tarafından terörist listesinde belirtiliyor, bazıları değil. Terörist gruplar arasındaki dini ve mezhep, doktrin, tarikat farklılıkları son derece çeşitli ve karmaşık. Kim dost kim düşman bilmek zordur Bu her an değişebilir. Burası Orta Doğu. Yerlisi değilseniz anlamak hiç de kolay değil ve bölgeye hakim olamadan kimse savaşamaz.
Bu Türk Silahlı Kuvvetlerine benzersiz bir konum sağlıyor çünkü henüz 100 yıl öncesinden bu bölgelerin tamamı bize aitti. Ordumuz hala askeri anlamda gerekli bölge haritaları ve bölge bilgilerini elinde tutuyor ve savaşan gruplarla, bölgedeki diğer yabancılara göre daha iyi anlaşma koşullarına sahip.
Bunu eklemek zorundayım Türk ordusu istila etmek için orada değil. Görevi bölgede barış sağlamak ve bölgeye yerleşip teröristleri temizledikten sonra, bu bölgeler Suriye Ordusu ve Suriye Devletine bırakılacaktır. Biz bu tatbikati yaparak, gelecekteki bir savaş için Türkiye’yi koruyoruz. Örneğin, Rus ordusu reflekslerini göz önüne alırsak, “Batılı”lar güneyden Gürcistan ve Ukrayna’yı kuşattıklarında nasıl tepki verdiler.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (İDLİB) operasyonunun sonunda Suriye halkına barış getirmesini ve “öldürücü son darbe” olmasını dilerim.
Böylece Türkiye Cumhuriyeti, başından beri takip ettiği yanlış politikasını ve Türk Hükümeti’nin bu kirli savaşın bir aracı olarak Büyük Orta Doğu projesini izlerken yaptığı yanlışlıkları düzeltebilir. Daha önceleri sıklıkla dile getirdiğim gibi, Türkiye Cumhuriyeti bu “Arap Baharı” denilen ya da “Büyük Orta Doğu Projesi” içerisinde terörist örgütleri besleyen silah, terörist ve paraınn geçiş köprüsü olarak kullanıldı.
Andrew Korybko: “ Bazı analizciler Türkiye’nin gizli amacının Afrin’de YPG Kürtlerini kuşatmak ve İdlib’de kendisi için bir tampon bölge yaratmak olduğuna inanıyorlar, bu yüzden bu tahminlerden ne çıkarıyorsun ve bu operasyonun başka belirtilmemiş hedefler olabilir mi?
SB: Evet var ve bana göre olmalı. Son yıllarda, 2014 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyeti, ABD’nin arkaladığı YPG, Kamışlı Oluşumu (yanlış olarak “Rojova” olarak kullanılıyor) (fiili özerk bölge) ile birlikte İŞİD’e karşı ittifak yaptığında, Suriye konusuyla ilgili öncelikli konularını ve stratejisini değiştirmişti. Bu ittifak Türkiye Cumhuriyeti hükümeti için önceki Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun uyguladığı “Stratfor” da yazılmış senaryo’nun Türkiye Cumhuriyeti’nin komşuları ile sorun çıkarttığını ve kendi bütünlüğü için tehlikeli olduğunu, kendisine zarar verdiğini aniden kanıtladı.
Türkiye Cumhuriyeti Rusya ve İran’la işbirliği yaparak Kürtlerin işgal ve kontrolü altındaki sınır kasabası AFRİN’e müdahale yapmaya uğraşıyor. Türk Ordusu İdlib’de bulunduğu sürece Afrin üzerindeki baskı artacak. Türkiye Cumhuriyeti, yaygın olarak söylenen “Kürt Koridoru”nun, şu an Türkiye’ye ait Hatay topraklarından geçerek Akdeniz’e varmasını önlemelidir.
İDLİB ve sonra AFRİN. Bu, hali hazırda kantonların birleştirilmesi ile kurulma aşamasında olan ve daha sonra Türkiye’nin HATAY bölgesini işgal ederek Akdeniz’e ulaşmayı öngören Kürtlerin ana amacı olan olası(muhtemel) bir Kürt koridorunu önlemek için Türkiye’nin ÖNCÜ SAVUNMASIDIR. Bu bizim için hayati önem taşıyor. Biz bu duruma siyasi ve jeopolitik hatalar yaparak ulaştık. Afrin’i kontrol edemezsek Afrin, Türk toprağı HATAY’ı ele geçirecek.
Türk ordusu Fırat Kalkanı operasyonu sürerken Suriye ordusunun Halep kuşatması sırasında, bölgeyi kontrol etmesiyle Suriye ordusuna yardımcı olarak çok olumlu bir rol üstlendi. Böylece Rusya ile, Türk ordusunun YPG’nin bölgedeki ilerlemesini engellemesi konusunda fikir birliği sağlandı.
Suriye’deki bu iki askeri operasyonla Türkiye, kitlesel bir göç dalgasını önlemeye çalışıyor. Zaten üç buçuk milyondan fazla Suriyeli mülteci var topraklarımızda. Böylece Terörist örgütler Türk sınırından uzaklaştırılacaklar ancak asıl amaç Türk ordusu için sınırılarımızdan savaşı uzak tutmaya çalışmaktır.
Andrew Korybko: “Astana toplantısından sonra başlatılan İdlib operasyonu ışığında, Suriye’nin katılımı ve sözsüz anlaşmaya katılmasını önemli ölçüde gördüm, önümüzdeki aylarda iki komşu arasındaki gelişen ilişkiyi nasıl öngöreceksin ve her iki ülkenin geleceği açısından Rusya’nın rolü ne derece?”
SB: Türkiye ve Suriye komşudur. Her iki ülke de birbirine zarar vermekten ziyade arkadaş olmalı. Kırık ilişkilerin onarılmasını ve tekrar dost olmamızı gerçekten diliyorum. Türk Rus ilişkileri hakkında, özellikle bir Türk F16 tarafından vurulan Rus uçağının düşürülmesinden sonra, Türk hükümeti Rusya ile iyi ilişki kurma fırsatları aramaya başladı ve daha sonra 15 Temmuz “askeri darbe” durumu iki ülkenin aralarıında güçlü bağlar kurmalarına yardım etti. İki ülke arasındaki her yönüyle karşılıklı ilişkilerin iyi olmasını gerçekten diliyorum aynı zamanda Suriyelilerin barışa ulaşabilmeleri uğraşındaki ve Türkiye-Suriye arasındaki dostane ilişkilerin olası (muhtemel) onarilabilmesinde Rusların rolü her zaman çok önemli olacak.
Serap Balaman
14 Ekim, 2017
Sputnik Radyosu, Moskova
Andrew Korybko’nun haftalık Trendstorm programında Suriyeli Amerikalı gazeteci Steven Sahiounie ile birlikte soruları yanıtladık.

This Post Has One Comment

  1. nhizal

    BOP kapsamında akdenize ulaşmak isteyen barzaninin büyük kürdistan hayali kendisinin diskalifiye olması nedeniyle sekteye uğradı.
    ana akdenize daha yakın bulunan suriyenin kürt kantonlarıabd tarafından onca desteğe rağmen hala abd nin istediği randımanı veremiyor.
    elbette güneyimizdebir terör koridoru istemeyiz. bu nedenle afrin yeterkli değil, kürt kantonlarının birbirine bağlanıp koridor oluşturulmasına engel olmak gerek.
    zaten galiba her ne kadar bu operasyonu oya çevirmeye çalışsada aslında bu operasyon rte ye rağmen TSK nın çelik çekirdek kuvvacı ruhunun başarısı.ve bundan dolayıdır diyorumki bu operasyon rte yi aşan bir operasyondur. bu eşiği aştıktan eski caydırıcı imajına kavuştuktan sonra idlip menbiç hatta fıratın doğusuna bile devam etmeliyiz.
    bu başarı TSK nındır. rte bu zaferin sahibi değildir.

Yoruma kapalı.