Laf salatası

Laf salatası

Soner Yalçın

Ekonomiden anlar mısı­nız?
“Zor” değil mi? Çünkü ekonomiyi basit terim­lerle açıklamıyorlar; anla­mamanız için çok teknik detaylara sokuyorlar! Bilinçli olarak karmaşık hale getiri­yorlar. Amaç sizi ekono­mik sistemden uzak tut­mak! Bilmeyen ne yapıyor; parayı tanrı sanıyor!
Oysa…
Para- tahvil hepsi sade­ce kağıt! Bakın…
ABD Hazinesi, Merkez Bankası’na (FED) diyor ki:
– “50 milyar dolara ihtiya­cım var, gönderir misiniz?”
FED yanıt veriyor:
– “Hemen gönderiyoruz ancak siz de bunun karşılığı bize tahvil verin!”
ABD Hazinesi cicili ka­ğıtlardan tahvil tasarlarken, FED de başka bicili kağıt­lardan para basıyor.
Bu kağıt takasıyla dünya piyasasına 50 milyar dolar giriveriyor!
Aslında giren somut kağıt bile değil. ABD dolar kay­naklarının sadece yüzde 3’ü basılı para olarak mevcut; diğer yüzde 97’lik kısmı sadece elekt­ronik ortamda var!
Peki. Bu borç ilişkisi­nin özü ne: Kredi!
Örneğin ev kredisi almak istediğinizde banka sizden bedel istiyor: Tapu! Ama tapu kağıt değil, mülk…
Sonuçta kağıt, malı-e­meği ele geçiriyor!
Sonuçta kağıt (Dünya Bankası-IMF vs ile) ülkeleri gırtlağından yakalıyor!
İşte… Bu kölelik sistemi­nin başında FED var.
NTV’den CNNTürk’e ha­ber kanalları günler önce­sinden yayınlara başlıyor:
– Aman dikkat! FED kritik faiz kararını açıklayacak.
Nedir bu FED arkadaş?
Sorudan önce ne demek istediğimi daha açayım…

Ada sistemi

Adı, Clifford H. Doug­las (1879-1952)…
İskoç mühendis, “sosyal kredi” adlı ekonomik reform hareketinin öncüsü oldu. “Milli Kâr Payı”, “Adil Fiyat”, “İktisadi Demokrasi” gibi kav­ramları yarattı. (Erbakan’ın “Adil Ekonomik Düzeni”­ni hatırlatırım.)
Douglas’ın, birlikte iş gören insanların umdukları sonuç­ları elde etme gücünü ifade eden “sosyal kredi” kav­ramı, kimi ülkelerde siyasi hareketler doğurdu.
Louis Even (1885-1974), Kanada’daki politik hareketin liderlerindendi. Beyaz bere­siyle ünlüydü. 1936 yılında yazdığı “Money Myth Exp­loded” (Para Efsanesinin Çöküşü) kitabında mevcut ekonomik sistemi basit bir örnekle anlattı:
Batan gemiden kur­tulan beş kişi ıssız bir adaya düşer.
Adada mal takasına da­yalı ekonomi oluştururlar.
Zamanla adaya bir ban­ker kazazede gelir. Yanında getirdiği içi taş dolu san­dığın içinde altın olduğu­nu söyleyerek, paraya dayalı ekonomik sistem önerisini getirir. Beş kazazede kabul eder. (FED’in altın karşılı­ğı para basması koca bir yalandır.) Banker, kağıtların üzerine imzasını atarak 1000 dolar üretir. Beş kişinin her birine -mallarına ipotek karşılığı- 200 dolar borç verir. E tabi borç faizsiz olmaz; yıl­lık yüzde 8 faiz ister. Her kazazede yılda 16 dolar faiz ödemek zorunda­dır. Yani…
Banker ilk yıl sonunda beş kazazeden toplam 1080 dolar geri istemektedir.
İyi de… Her bir kazazede ek 80 doları nasıl geri vere­cektir? Adada parayı sadece banker üretmektedir.
Banker aslında taş olan sandıktaki altınları öne sürüp her seferinde yeni borç üre­tir. Bastığı/ürettiği her X ka­dar para karşılığı X+faiz is­temeye devam eder. Yarattığı ekonomik sistemle beş kaza­zedeyi kendine mecbur eder.
Sonuçta “borç ekonomi­siyle” adadakilerin servetlerini kendine aktarır…
Gelelim asıl konu­muz FED‘e…
Bu “ada sistemini” gerçek hayatta kimler- nasıl kurdu?

Sekiz aile

Adı, Nelson Aldri­ch (1841-1915)…
Amerikalı senatör.
(New York’taki sanat mü­zesi MoMA‘nın kurucusu) kızı Abby Aldrich, J. Davi­son Rockefeller ile evliydi. (Çocukları Nelson Rockefel­ler ABD Başkan Yardımcısı oldu.)
yüzyıl başı…
ABD bankacılık siste­mi kriz halindeydi.
Başkan T. Roosevelt çö­züm bulmak amacıyla “Ulusal Para Komisyonu” kurdurdu ve başına Senatör Nelson Aldri­ch’i atadı.
Aldrich, ABD’nin en büyük bankerlerinden J.B. Mor­gan‘ın Georgia Jekyll Ada­sı’ndaki malikanesinde gizli toplantı düzenledi.
Dokuz gün süren toplan­tıya; Rockefeller, Goldman- Sachs, Lehman Brothers, Kuhn- Loebs, Rothschild, Warburg, Lazard Brothers, İsrael Musa Seiff ailelerinin temsilcileri katıldı.
Gizli gündemleri sadece ban­kacılık krizine çözüm bulmak değildi; krizi fırsata çevirmekti. Merkez Bankası (FED) kurma­ya burada karar verdiler. Ve fakat…
Başkan T. Roosevelt FED’e karşıydı.
Çare belliydi: Seçimlerde destekledikleri W. Wilson‘u 4 Mart 1913’te başkan koltuğuna oturttular. Wil­son’un damadı W. G. McA­doo ise Hazine Bakanı yapıldı. Kongre üyeleri noel tatilinde iken 23 Aralık 1913’te FED yasasını çıkarttılar.
Evet, FED’in sahibi – Roc­kefeller ve Rotschild gibi-sadece sekiz aile!
Ne diyorlar:
– FED faiz kararını açıkla­dı; dolar‘ın karara tepkisi şöyle oldu, böyle oldu!
Hep laf salatası!
İşin özü hiç anlatılmaz…
İşin özü kağıt değil, üre­tim‘dir!
NOT: Gönderdikleri; bakla­giller için Fethiye, mandalinler için Seferhisar ve bal için Er­zurum Çat belediye başkan­larına teşekkür ederim. Tarım üretimine destek veren tüm belediye başkanlarını kutla­rım…

Sözcü

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

This Post Has One Comment

  1. zalim

    aynen dediginiz gibi, zamanin ruhu adli belgeselde’de ne namussuzluklar yaptiklari ve milletin cebine nasil anahtar uydurduklari anlatiliyor.

Yoruma kapalı.