İnsanın insanlıkla tedavisi-IV: Yaşamın ve davranışın öznesi olarak insan

İnsanın insanlıkla tedavisi-IV: Yaşamın ve davranışın öznesi olarak insan

Şahin Filiz

Felsefe insanı türdeş doğası olan, özüyle tanımlanan ve iyi ya da kötü diye nitelendirilemeyen bir varlık olarak görür. Önceden tanımlanamaz, öz ya da varoluşu kesin yargılarla belirlenemez karmaşık bir varlıktır. Her bilim insanı kendi açısından tanımlar. Bu bir bilimsel zorunluluktur. Ancak bu zorunluluk felsefenin insan görüşü için geçerli değildir.

İnsanı bilebilmek için, onun yaşam ve davranışını anlatmaktan başka yol yoktur. İnsanın bir doğası, yalın ve türdeş bir doğası yoktur. O var olanla var olmayanın garip bir karşımıdır. İnsanın yeri, bu iki karşıt kutup arasındadır. İnsanın göze çarpan karakteri, ayırıcı göstergesi, metafizik doğası olmayıp yaptığı iştir. “İnsanlık” halkasını tanımlayıp belirleyen bu iş, insan etkinliklerinin bir dizgesidir. Dil, söylence, din, sanat, bilim, tarih bu halkanın öğeleri ve çeşitli dilimleridirler. Bu nedenle bir insan felsefesi, bu insansal etkinliklerin temel yapısını kavramamıza ve aynı zamanda onları bir bütün olarak anlamamıza yardımcı olan bir felsefedir. ( Cassirer, 1980:170 vd.).

Kant insanı doğal varlık ve akıl varlığı olarak ikiye ayırır. Bu ikili sınıflamayı Max Scheler gidermeye çalıştıysa da tam olarak başarılı değildir. Ne ki her ikisi için de insan bütüncül bir varlıktır. İkili ayrım, onun varlık bütünlüğüne parçalayıcı ontik bir tutumun eseri değildir.

İnsanın doğal varlığını (aposteriori), otonom varlığını (apriori) bilgi, aynı biçimde insanın görünüşü olan doğal yanını eğilimler, otonom varlığını da özgürlük, kişilik ve ahlak yasası karşılar. Doğal varlıkla akıl varlığının birleşmesi olan insan, hayvan gibi, her şeyi doğuştan getirmeyen bir varlıktır; o yalnız bir imkânlar dünyasıdır. Bu imkânların gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi, insanın kendisine düşen bir iştir. Doğa insana akıl ve akla dayanan isteme özgürlüğünü verdiği için, onun donatışındaki niyeti açığa vuruyor. Artık insan, içgüdünün iradesine bırakılmayan, doğal ve doğuştan bir bilgi ile donatılmayan, aksine her şeyi kendisi yapan bir varlıktır. Kant’ın şu sözü de bu görüşü onaylamaktadır: “ insan birçok yoksunlukları kendinde toplayan bir varlıktır”. (Mengüşoğlu, 2014: 113).

İnsan, bir varlık tarzı olarak bilgeliği aramaya koyulmak için, ilkin kuramı eyleme dönüştürmek zorundadır. Çünkü insan bir eylem ve davranış varlığıdır. Felsefe ve buna bağlı olan sağaltım da bilgece bir yaşam için, günlük pratiklerden yola çıkar. İnsan, her gün yaşayan bir varlık olabilmek için, sürekli bir eylem öznesi olmakla yüz yüzedir. Bunun için de, her gününü-ister istemez-anlamlı kılarak yaşamını sürdürmeye yazgılıdır.

Rollo May’in kaydettiği gibi (May, 2013: 158) endişe dönemindeyiz. İçimizde bir dayanak noktası bulmak zorundayız. Beğenilmemek, dışlanmak ve onaylanmamak modern çağın korkunç yüzlerini anlatır. Günümüz insanı başkalarının onayına bağımlı hale gelmiştir. Boşluk duygusu hayatta etkili bir şey yapmaktan aciz olmamıza yol açmaktadır. Oysa felsefi sağaltım yoluyla öz farkındalığa ulaşarak kaygıyı yok edebiliriz. Bununla birlikte endişe, doğanın bize, görmemiz gereken bir sorun olduğunu gösterme yöntemidir. Her olumsuz şeyden aynı güçte olumlu bir şey çıkarmak mümkündür. Modern çağımızla Ortaçağ arasında şöyle bir fark vardır: Ortaçağda ve Rönesans’ta toplum bireyleşirken modern çağda birey toplumlaşmaktadır. Modern dönemde akıl ile duygular birbirinden koparıldı. Rönesans’taki birey, kendinden birey, Modern birey, başkası nedeniyle bireydir.

Modern dönemde insanın felsefi yolla sağaltılıp hayatını anlamlanlandırmak, iki türlü mümkündür: İlki, bilişsel erdemdir. Bilişsel erdem kendimizi ve dünyamızı anlamanın yeni yollarına açık olmak demektir. İkincisi ise, pratik erdemdir. İçtenlik, sabır, acıma ve adaleti daha geniş açıdan görebilmektir. Sokratik felsefi sağaltma tarzı bu yöntemin ilk örneği sayılabilir. Sokrates’in diyalektik metodu, sistematik soru sorma, indüktif us yürütme ve evrensel tanımlamalar yapmak şeklinde, üç yönlüdür. Diyalektik metot, felsefi sağaltım için başlıca yönlendirme aracı olarak kullanılabilir. Yanlış kullanılırsa muhatabın inanç dünyasını çökertebilir. Felsefi sağaltımda sürekli bir kendini hesaba çekme ve bu dünyadaki varlığını yeniden yorumlama esaslarına dayanır.(Walsh, 2005: 497-508). Stoacılık, Epikürcülük ve Sinizm tarihte sükûneti ve kendinden memnun zihinsel durumu daha derinlemesine anlamamızı sağlamıştır. Autarkeia (kendine yeterlik, kendine güven), duyguları rahatsız etmeden zihni sakinliğe iletmektir. (Tukiainen, 2010: 48-57). Özellikle Epikür etiği bu gün felsefi sağaltıma uygun felsefi bir hayatın ilk örneğidir. Modern sağaltımın ilkelerinin pratik ve kapsamlı yalın bir sistemidir (Fatic, 2013:1127-1141).

Antikçağ’daki Sokratik felsefi sağaltım geleneği bu gün yeniden canlanmaktadır.

FELSEFİ SAĞALTIM VE SAĞLIKLI ACI

Felsefe tarihi boyunca her kültür ve dinden bütün filozoflar, ister sistemsiz isterse sistematik görüşler ortaya koysunlar, hemen hepsinin görüşleri insan varoluşunun bu dünyadaki anlamı üzerine sağaltıcı niteliktedir. Felsefeyle sağaltımın tarihi Antikçağ’dan başlatılabilir ve hatta bu çağ, sağaltım için bu gün en geçerli örnek olarak kabul edilmektedir. Felsefe, bilgece ve erdemli bir yaşam biçimi olarak tıpkı antikçağda olduğu gibi bu gün yeniden sağaltıcı gücüyle dikkatleri üzerine çekmiştir.

Felsefi sağaltım, psikoloji ve psikiyatrinin bir alternatifi değil, onlarla işbirliği yapmasına gittikçe daha çok gereksinim duyulan bir iyileştirme yöntemidir. Psikoloji ve psikiyatrinin hasta ve hastalığı, felsefi sağaltımın konusu ve etkili olacağı şeyler değildir. Ancak, sağlıklı acı her insan için geçerlidir. Hasta veya hastalık ortaya çıkmadan önce felsefe etkili olmalıdır. Felsefi sağaltım hasta tedavi etmez ama insan varoluşunu tıbbi hastalıklara sürükleyen zihinsel, ruhsal ve hatta bedensel sağaltımı, hayat boyu uygulama alanına taşır. Başka bir ifadeyle, felsefi sağaltım, hasta olmayanların sağaltılması ve hastalığa düşmelerinin engellenmesi için bütün felsefi birikimi seferber eder. Felsefeye göre, örneğin mantık ilkelerini bilmeyen zihin, mantıksal açıdan hastadır. Usun ilkelere göre düşünmesi, mantıksal acıyı ortadan kaldırır. Başka bir örnek: herhangi bir alanla ilgili bilmesi gerekeni bilmeyen bir insan, bilgisizlik hastasıdır. Araba kullanmayı bilmeyenin sürücü koltuğunda oturması, belki tıbben hasta olduğunu göstermez ama tıbbın çok ötesinde beklenmeyen pek çok acıyı hem de sağlıklı iken muhtemel acıyı beraberinde getirebilir. Çaresi, sürücünün gerekli kuralları öğrenmesidir. Örnekleri çoğaltabiliriz.

Felsefi sağaltım, tıbben “hasta” olmayan çoğunluk için zihinsel ve ruhsal acıları dindirmenin yöntem ve ilkelerini belirmek ve uygulamanın yollarını aramaktır. Felsefi sağaltımın “hasta”sı, normal çoğunluktur ve ortalama insan ömrünün pek büyük bir kısmı, tabiplerle değil, filozoflarla geçecek bir sağlıklı acıyı içerir. Başka bir deyişle, insan ömründe tıbba pek doğaldır ki mecbur ve muhtaçtır. Ancak bu zorunluluk, insan ömrünün az bir kısmını işgal eder. Oysa hayatın geri kalan azami kısmı, aklın, bedenin, ruhun ve zihnin sağlıklı acılarının her alanda sağaltılmasına muhtaçtır. Bilgi, varlık, ahlak, sanat, siyaset, din, kültür ve genel olarak her türlü beşeri olgu ve olaylar, işte bu sağlıklı acının felsefi sağaltımı yoluyla terbiye edilir; düzene sokulur. Örneğin ölüm korkusu, başka denildiğinde, ölüm travması, bütün insanlar için geçerlidir. Ölüm kaygısını insani varoluşun normal düzleminde hisseden herkesi tıbben hasta saymak mümkün olmadığına göre, ölüm korkusunu normal olarak hisseden herhangi biri için tıbbın yapabileceği bir şey yoktur. Buna karşılık felsefi sağaltım, hasta tedavi etmez, tanı koymaz, ilaç vermez. Ama “hasta” olmayan insanları, “bilimin hastaları”na dönüşmemeleri için önceden ve ölünceye dek, varoluşsal sağaltıma tabi tutar. Hastalık sınırına daha az insanın sürüklenmesini sağlamak felsefenin görevidir. Sağlıklı acı ya da acılar, psikoloji ve psikiyatrinin sınırlarına kadar dayanıp zorlamadığı sürece, felsefi sağaltımın alanı içindedir. Varoluşun her travmasına diğer sağlıklı acı çeken türdeşleri ile maruz kalan insanlığın büyük çoğunluğu, belki tıbbın değil ama felsefi sağaltımın adayıdır.

Felsefi sağaltım ile anılan iki ve daha fazla bilimlerin ilişkisi bu gün yeniden tartışılmalıdır. Hatta felsefenin din, kültür ve modern mitlerle ilişkisi bile yeniden kurulmak zorundadır. Çünkü Modern çağın yarattığı sorunlar, hiçbir bilimin tek başına çözebileceği yalınlıkta değildir. Karmaşık, dolambaçlı, çok nedenli, çok uyaranlı ve kronikleşmiştir. Tam da Modern yaşam biçiminin dayattığı bu karmaşık-sağlıklı acıyı, yine felsefenin bütün bilimlerle yeniden kuracağı karmaşık ve çok disiplinli yöntemle sağaltması lazımdır.

Felsefi sağaltım, psikiyatri ve psikoterapiyi çağımızda tahtından indirmeye değil, tarihsel süreç içinde bunlarla kopan bağını yeniden kurmak için bu gün sıklıkla gündeme gelmektedir. Hakkında yapılan çalışmalar, araştırmalar ve tartışmalar yoğunlaştıkça ve yaratacağı olumlu etkiler yaygınlaştıkça felsefi sağaltım, tıbbi hastalığı azaltacak, “daha çok sağlıklı acı”yı yaratacaktır.

Bedenin hastalığı, tıbbın müdahalaesiyle iyileştirilirken, ruhun ve zihnin hastalığı, felsefeyle sağaltım yoluyla iyileştirilebilir. Her iki yolla elde edilen tedavi, insanın mutluluğa ulaşmasını sağlamaktır. Mutluluk iyi-kötü ayırımı yapabilme ve özgürlük gibi temel iki etik kavramın pratikte gerçekleşmesiyle elde edilebildiğine göre, insanın insanlıkla tedavisi, etiğin modern zamanlar için vazgeçilemez bir pradigma olmasına bağlıdır. Felsefi sağaltım, kuram-eylem bütünlüğü olarak uygulamalı etik adını böyle bir paradigma olmasından dolayı almaktadır.

Kaynakça

A.Rubin, J. (2010). Introduction to Art Theraphy. NY: Routledge.

Aristoteles (2015). Politika (Çev. F. Akderin). İstanbul: Say.

Becker, E. (2013). Ölümü İnkar (Çev. A. Tüfekçi). İstanbul: İz.

Borgna, E. (2015). Ruhun Yalnızlığı (Çev. M.M. Çilingiroğlu). İstanbul: YKY

Borgna, E. (2015). Ruhun Yalnızlığı, İstanbul: YKY.

Büyükdüvenci, S. (2001). Varoluşçuluk ve Eğitim. İstanbul: Siyasal.

Cassirer, E. (1980). İnsan Üstüne Bir Deneme, İstanbul: Remzi Kitabevi.

Cassirer, E. (1980). İnsan üstüne bir deneme. Çev. Necla Arat. İstanbul: Remzi Kitabevi

Cassirer, E. (1997) İnsan Üstüne Bir Deneme (Çev. N. Arat). İstanbul:YKY.

Cohen , E.D.&Zinaich, S. (Philosophy, Counseling and Psychotherapy, UK: Cambridge Scholars Publishing.

Cohen, E.D. (2003). What Would Aristotle Do? Self-Control Through the Power of Reason, New York: Prometheus Books.

Cohen, E.D. (2007). The New Rational Theraphy: Thinking Your Way to Serenity Success and Profound Happiness,New York: Rowman&Littlefield Publishers, Inc.

Cohen, E.D. (2016). Logic-based Theraphy and Everyday Emotions, UK: Lexington Books.

Collingwood, R. G. (2013). Tarih tasarımı. Çev. Kurtuluş Dinçer. Ankara: DoğuBatı Yayınları.

Curnow, T. (2001). Thinking Through Dialogue: Essays on Philosophy in Practice, Oxted: Practical Philosophy Press.

Fatic, A. (2013). Epicureanism as a Foundation for Philosophical Counseling. Philosophical Practice, 8 (1), 1121-1141.

Fatic, A. (2013). Epicureanism As a Foundation for Philosophical Counseling. Philosophical Practice, 8 (1), 1127-1141.

Fatic. A. (2013). “Epicureanism as a foundation for philosophical counseling”. Philosophical practice, 8(1): 1127–1141.

Ferguson, R. (2015). Kierkegaard’dan Hayat Dersleri (Çev. E. Ersavcı). İstanbul: Sel.

Fichte, J.G. (1982). Science of Knowledge (Trans. P. Health&J. Lachs). UK: Cambridge.

Hadot, P. (2012). Ruhani Alıştırmalar(Çev. K. Gürkan). İstanbul: Pinhan.

Hegel, W. F. (1978). Philosophy of Spirit (Trans. M.J. Petry). Cambridge: Cambridge

Horner, C. ve Westacott, E. (2012). Felsefe aracılığıyla düşünme. Çev. Ahmet Arslan. Ankara: Phonix Yayınları.

Jaspers, K. (1997) General Psychopathology (Trans. J. Hoenig&M.W. Hamilton). London: The Johns Hopkins University

Kant, I. (1965). Critique of Pure Reason (Trans.. N.K. Smith). New York: Martin’s Press.

Lahav, R. (2016). Handbook of Philosophical Companionships, New York: Loyev Books.

Lebon, T. (2009). Wise Therapy: Philosophy for Counsellor, New York: Sage Publications.

Lizeng, Z. (2013). “Distinguishing philosophical counseling from psychothreapy”. Philosophical practice. 8(1). pp. 1121-1126.

Lizeng, Z. (2013). Distinguishing Philosophical Counseling from Psychotherapy, Philosophical Practice, 8 (1), 1121-1126.

Lizeng, Z. (2013). Distinguishing Philosophical Counseling from Psychotherapy.Philosophical Practice, 8 (1), 1121-1126.

Macaro, A. (2006). Reason, Virtue and Psychotherapy, New York: Wiley-Blackwell.

Marinoff, L. (2002). Philosophical Practice. California: Academi Press.

May, R. (2013). Kendini Arayan İnsan (Çev. K. Işık). İstanbul: Okuyan Us.

May, R. (2013). Kendini Arayan İnsan, İstanbul: Okuyan Us Yayınları.

May, R. (2016). Yaratma Cesareti (Çev. A. Oysal). İstanbul: Metis.

May. R. (2013). Kendini arayan insan. Çev. Kerem Işık. İstanbul: Okuyan Us Yayınları.

Mengüşoğlu, T. (1945). “Fenomenoloji felsefesi”. Felsefe arkivi dergisi. 1(1). pp. 47-74.

Mengüşoğlu, T. (2014). Kant ve Scheler’de İnsan Problemi, Ankara: Doğu Batı Yayınları.

Mengüşoğlu. T. (2015). İnsan felsefesi. Ankara: DoğuBatı Yayınları.

Mills, J. (2013). “Philosophical counseling as psychotherapy”. Philosophy, counseling, and therapy. UK: Cambridge Scholars Publishing.

Muhasibi, H. (2000). ErRiaye: Nefis Muhasebesinin Temelleri (Çev. Ş.Filiz&H.Küçük). İstanbul: İnsan

Noddings, N. (2016). Eğitim Felsefesi (Çev. R. Çelik). Ankara: Nobel Akademik.

Özlem. D. (2008). Kültür bilimleri ve kültür felsefesi. Ankara: DoğuBatı Yayınları.

Platon (1994). Menon (Çev. A. Cevizci). İstanbul: Gündoğan.

Platon (2016). Devlet (Çev. S. Eyüboğlu& M.A. Cimcoz). İstanbul: İş Bankası Kültür.

Plotinus ( 2007). Dokuzluklar 1 (Çev. Z. Özcan). İstanbul: Alfa Aktüel.

Raabe, P.B. (2001). Philosophical Counseling: Theory and Practice, Michigan: Praeger Publishers.

Raabe, P.B. (2002).Issues in Philosophical Counseling, New York: Praeger Publishers.

Raabe, P.B. (2006). Philosophical Counseling and Unconscious (Philosphical Psychology), New York: Tirivium Publications.

Raabe, P.B. (2013). Philosophy’s Role in Counseling and Psychotherapy, New York: Jason Aronson, Inc.

Schuster, S.C. (1999). Philosophy Practice: An Alternative to Counseling and Psychotherapy, Westport, Conn. :Praeger Publishers.

Tukiainen, A. (2010). “Philosophical counseling as a process of fostering wisdom in the form of virtues”. Practical philosophy. 10(1). pp. 48-57.

Tukiainen, A. (2010). Philosphical Counseling As a Process of Fostering Wisdom in the Form of Virtues, Philsophical Practice, 10(1), 48-57.

Tukianien, A. (2010). Philosophical Counseling as a Process of Fostering Wisdom in the Form of Virtues. Practical Philosophy, 10 (1), 48-57.

Walsh, R. D. (2005). Philosophical counseling practice. Janus Head, 8(2), pp. 497-508.

Walsh, R.D. (2005). Janus Head. New York: Amherst.

Walsh, R.D. (2005). Janus Head. Philosophical Practice, 8(2), 497-508.

Weiss,M.N. (2015). The Socratic Handbook, Münster: Litt.

Wertz, F.J. (2005). Phenomenological Research Methods for Counseling Psychology. Journal of Counseling Psychology, 52 (2), 167-177.

Wertz, F.J. (2005). Phenomenological research Methods for Counseling Psychology, Journal of Counseling Psychology, 52 (2), 167-177.

Wertz. F. J. (2005). “Phenomenological research methods for counseling psychology”. Journal of counseling psychology. 52(2). pp. 167-17

Aydınlık

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!