‘Yek Adam’dan ‘Yalnız Adam’lığa ve/veya Vize rest’leşmesi üzerinden “Sermaye’ye verilen mesaj nedir, ne değildir!”?

‘Yek Adam’dan ‘Yalnız Adam’lığa ve/veya Vize rest’leşmesi üzerinden “Sermaye’ye verilen mesaj nedir, ne değildir!”?

hamahmut

“Ordo ab chao!”
“Düzensizlikten doğan düzen!”
1776 ABD Bağımsızlık Bildirgesi.
1789 Fransa’daki İhtilal.
1923 “Laik, çağdaş” Atatürk Türkiye’si devrimi.
“Güçlü olmanın tek seçenek olduğu zaman gelene kadar ne kadar güçlü olduğunu bilemezsin.”
Cayla Mills
“İstiklal Mahkemesi, Mücadelesinde, Yalnız Allah’tan Korkar!”
İstiklal Mahkemeleri’nin duvarında asılı levhadan…
“Başkası düştü mü çürük tahtaya basmasaydı deriz. Kendimiz düşünce, bastığımız tahtanın çürük olmasından şikayet ederiz.”
Cenap Şahabettin
“Sana ışık tutanlara sırtını dönersen, göreceğin tek şey kendi karanlığındır.”
Descartes
“Bolivar mı devrimi yarattı, yoksa devrim mi Bolivar’ı?”
(Simon Bolivar, John Lynch, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Şubat 2011, 432 sf, Fiyatı: 30 TL, sf 367)
“Dahi odur ki, bugün herkes tarafından genel kabul gören doğruları söylediği zamanlar herkes onlara deli saçması der.”
Atatürk
“Tüm gerçekler üç adımda gelirler: Önce alay edilir. İkinci olarak şiddetle karşı çıkılır. Son olarak, zaten belli olan bir şey denir ve kabul edilir.”
Arthur Schopenhauer

24
http://www.hurriyet.com.tr/abdden-vize-kriziyle-ilgili-son-dakika-aciklamasi-40605215
http://www.hurriyet.com.tr/galeri-abdde-yangin-kabusu-40605204
https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201710101030509595-vize-abd-kriz-dolar-ticaret/
https://tr.sputniknews.com/analiz/201710101030509661-ft-vize-krizi-turkiye-suruklenis-isaret/
https://tr.sputniknews.com/rusya/201710101030509337-puskov-erdogan-kirim-statusu-degismeyecek/
https://tr.sputniknews.com/abd/201710091030508464-abd-kuzey-kore-savas/
https://tr.sputniknews.com/rusya/201710091030505460-rusya-ypg-suriye-cozum/
http://www.haberturk.com/abd-de-kampuste-silahli-saldiri-1-olu-1666263
http://www.haberturk.com/birlesik-krallik-basbakani-theresa-may-top-abnin-bahcesinde-1666044
http://www.haberturk.com/almanya-ingiltere-ve-fransa-dan-abd-ye-nukleer-anlasma-cagrisi-1665723
http://www.haberturk.com/ingiltere-nin-kuzey-kore-ye-karsi-savas-hazirligi-yaptigi-iddia-edildi-1665585
http://odatv.com/nevsin-menguye-skandal-tweet-0910171200.html
https://www.gercekgundem.com/erhan-celikten-bosalan-koltuga-kimin-gelecegi-belli-oldu-295903h.htm
http://patronlardunyasi.com/haber/Alarko-CEO-su-Yavrucu-Bu-tesvikler-nereye-gitti-diye-soran-yok-/196812
http://turkrus.com/474920-s-400-pazarliginin-perde-arkasi-xh.aspx
Almanya: İngiltere çıkarsa AB dağılabilir
http://www.hurriyet.com.tr/almanya-ingiltere-cikarsa-ab-dagilabilir-40118189
İskoçya bağımsızlığa ‘hayır’ dedi
http://www.hurriyet.com.tr/iskocya-bagimsizliga-hayir-dedi-27231141
http://www.filmifullizle.org/kod-adi-londra-london-has-fallen-2016-turkce-altyazili-izle.html
http://www.hurriyet.com.tr/londrada-100-milyar-varillik-petrol-kaynagi-bulundu-28690519
Alman kilidi İngiliz anahtarı ile açılmaz.
http://www.haberturk.com/ekonomi/ekonomi/haber/1104256-almanya-eurodan-cikarilsin
Alman’lar Euro’nun ip’ini İngiliz’e çektirmek istiyor olabilir mi?!
http://www.gazetevatan.com/almanlar-euro-dan-cikmak-istiyor-460171-ekonomi/
http://www.milliyet.com.tr/euro-dan-cikis-yolu-gozuktu/gundem/ydetay/2092263/default.htm
Not: Dün gece CNNTürk’te Ahmet Hakan’ın konuğu, İlker Başbuğ’du. Akademisyenlik ile askerlik, paşa’lık arasında gidip gelen bir konuşma üslubu vardı. 40 dakikada verilecek mesaj, akademik ağız ile karışınca laf uzadı. BOP’ta paşa’lara bir şey oldu, kimi yazar, kimi şair, kimi besteci, kimi komisyoncu, birçoğu da akademisyen! Oysaki, MİT’in elinde yeterince akademisyen var; nedir bu rol çalma hastalığı!? Abdülhamid’in dedesi 2. Mahmud, kafasına göre değişim yapmıyor, 1789 Fransız ihtilali sonrasında yükselen değerler var. Öncesinde ABD’de 1776. 1923, bu iki tarih’in ürettiği değerler üzerinden geliyor o süreç. Neyse, demem o ki: Ahmet Hakan, Başbuğ’u dinlerken içinden “Bu gölgesinden korkan adamlardan mı korktuk onca sene” der gibi bıyık sakal altından gülerek bakıyordu. Nereden nereye?! Başbuğ ile Ahmet Hakan oynuyor, FETÖ’cüler oynuyor, yargı üzerinden Gökçek’giller oynuyor! Kanarya nerede?! Nüans?! Kişilerin hobileri kendilerini bağlar! Ekrana emekli orgeneral olarak çıkıp da, akademik vaaz verenlerin öncelikle anlaması gereken, çıkma sebepleri emekli subay olmaları. Asker gibi konuşmayacak iseler ne işleri var ekranda!? Yardımcı Doçent’in biri çıkar, fazlası ile anlatır. Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol! Şerefle bitirilmesi gereken bir hayat var ise taş yerinde ağırdır. İstiklal Marşı “Korkma” diye başlıyor. “Bir korkak koca bir ordu’yu bozar” mazide yaşadık gördük. Cür’et ettirmemek esas ise ayna ortada!
Nokta.

DURUM ANALİZ
24 saat sonrası önemlidir.
48 saat makul düşünme süresi.
Serin bakış.
ABD ile yaşanan “vize krizi” nedir ne değildir?!
El cevap:
1. Derin ABD, “vize krizi” üzerinden Laik Türkiye’nin içine mesaj verdi: Eksen Batı’dan III. Dünya’ya kayıyor, tehlike’nin farkında mısınız?!
2. İsrail / İran makası üzerinden içeriye mesaj verildi: Türkiye, Yahudiler için artık güvenli bir yer değil!
3. Sermaye’ye mesaj verildi: Seyretmeye devam edecek misiniz?! Batı’dan yana taraf iseniz “somut çaba’nızı görmek isteriz.”
4. Halka düz mesaj verildi: Kayan eksen’den rahatsız değil iseniz yol’unuz açık olsun! ABD, Avrupa’da eğitim, sağlık, iş arayanlar, ticaret yapanlar, aynı hizmeti Rusya, Çin, İran’dan alabiliyor iseniz yol’unuz açık olsun, yok eğer o hizmet için ABD’den vize isteniyor ise şark’a, acem’e kayan eksen’e dur deyin.
Vb.

Bir başka açıdan…
2007 güncesi…
Erdoğan, Saddam’laşıyor!
Türkiye, Irak’laşıyor!
2017 real politik: Trump, T’RAP.
İran’la savaş!
Acem HAARP.
Trump’ın son ABD gezisinde, Erdoğan’a “Türkiye ile ilişkiler” kapsamında söylediği, “Hiç olmadığı kadar iyiyiz” sözlerini doğru okumak elzem.
Erdoğan’ın, başta AB olmak üzere, Obama ekibi ile ilişkileri kötü!
Ama Trump ile ilişkileri için aynı şeyi söylemek mümkün değil!
Süreç ortada.
Vize krizi’ni doğru okumak elzem.
Nüans?!
Vize krizi, Avrupa’da yükselmekte olan aşırı sağ ve/veya Almanya’daki son seçimin (24 Eylül) ardından, ortaya çıkan “girift tablo” üzerinden geldi.
İki ucu BOP’lu değnek.
Neo II. Dünya Savaşı saflaşması.

Anlaşılmadı daha açık yazalım:
BOP, üç artı bir, yani İngiltere, Fransa, İsrail ve ABD üzerinden geldi.
Aradan geçen süre içinde Almanlar yeni emperyal vizyon oldu.
2007’de Acem HAARP diyet’i karşılığında yerine yapıştırılan baş, 2017’de İsrail / İran makas’ında.
Öncesinde tüm takoz’lar toplandı, Erdoğan ve Ak Parti için “İran’la savaş” bağlamında ortada yek bahane bırakılmadı.
2017 gerçekliğinde, Erdoğan “yek baş”, Ak Parti devlet’in sahibi.
Bahçeli’nin katkısı ile yapılan anayasal değişiklik de hazır.
O zaman “İran’la savaş” için geri sayım tamam’lanmak üzere, diye süreç’e not düşmek mümkün!
Trump’tan ziyade 2018’de Putin’in koltuğu Rusya’da ne kadar sağlam, ona bakmak elzem.
Seçim takvim’leri ortada.

Hal böyleyken…
Statik senaryo’ya (Stratfor) göre, büyük ermeni kürt devleti herkesin gözleri önünde kuruluyor.
Adını anmasalar da, 16 Nisan Bahçeli referandum’u ile 25 Eylül Barzan referandum’u aynı kapı’ya çıkıyor.
Bir yön’ü ile Erdoğan, Saddam’laşırken, diğer yön’üyle Enver Paşa yetkileri ile donatılıp İran’la, Suriye üzerinden kafa kafa’ya tokuşturulmaya hazır’lanıryor.
İçeride ise Gülen, Barzan, Topaç ittifakı çerçevesi’nde, “Erdoğan son’baharı”.
ABD’ye, AB’ye posta koyan ve hatta o devlet’lerin başkan’larından daha yüksek profil’le (Saddam gibi, Kaddafi gibi,) konuşan bir “devlet başkanı, başkan, padişah PR’ı”, taban’da duygu patlaması yapabilir, bu da sandık’a oy patlaması olarak yansıyabilir.
http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-37288306
https://tr.sputniknews.com/guney_amerika/201705201028539038-venezuela-devlet-baskani-maduro-trump/
http://www.yenisafak.com/dunya/kaddafi-tum-dunyaya-meydan-okudu-306132
Bir yön’ü ile ABD karşıtlığını, Batı karşıtlığının baş’ını Erdoğan çekiyor.
Ne var ki, Rusya, Çin’de böyle bir söylem yok, ticaretleri, nakit akışları Batı’yla fazla iç içe.
Kaldı ki, Rusya da, siyasal kürtler de enerji politik üzerinden aynı realite’nin içinden geçiyor.
Yani?!
Erdoğan “yalnız adam”!
Çanlar, Erdoğan ve Ak Parti için çalıyor.
Sandık’tan 2018 ya da 2019 fark etmez, zafer’le çıksa da, İran’la savaş var.
Putin’i ara ki bulasın.
Kaldı ki, Ak Parti / AKP ayrışması kapsamında, AKP’nin eli ile delik’e süpürülme, Mursi’nin akibetini yaşama ihtimali yüksek!
İdam cezası da geri geliyor.
Neden, niçin, niye?!
Ak Parti, Bahçeli’nin, MHP’nin yedek’inde.
Erdoğan, Bahçeli nereye savurur ise o taraf’a savruluyor.
Fren’siz yokuş aşağı giden kamyon gibi.

Cevabını arayan basit soru:
Büyük baş FETÖ’cüler ellerini kollarını sallayıp aramızda dolanırken, TBMM içindeki FETÖ’cüler ayıklanmamışken, Ekrem Dumanlı baş’ta olmak üzere birçok isim önceden yurtdışına bu kadro eli ile çıkartılmışken, Gökçek & Soylu Emniyet ve Jandarma’ya komuta ederken, nereden çıktı bu ABD konsolosluğu’nda FETÖ’cü av’ı?!
Erdoğan, operasyon’a uğradı ise operasyon’u kim yaptı?!
El cevap:
Robot resim ortada.
Destabilizasyon.
iç’te FETÖ, dış’ta İdlib mayın’ı, değişken ekonomi, döviz kuru, patlamaya hazır sokak’lar, medya’da değişmeyen tüketim gazlaması vb.

Demem o ki:
Vize krizi üzerinden sermaye’ye çok net ve de sert mesaj verildi:
Esneme’nin son noktasındayız, Türkiye’de zemin kaybetmektense, sizleri kaybetmeyi göze alabiliriz.
TSK’sız olmuyor, gördük, yaşadık!
Bindiği laik dalı kesen sermaye ile de olmuyor!
Yani?!
Alacakaranlık kuşağı’nda ‘büyük suikast’ler için kapı aralandı.
Güvenlik yok!
Güvenlik için özde laik saflaşma elzem.
Ki, öncesinde merkez medya’da değişim / dönüşüm zamanı!
“Enformasyon zehirlenmesi”nden mülhem ülke topyekun karantina’da.

Demem şu ki:
Ampute Futbol Milli Takımımız, İngiltere’yi yendi, kutlarız.
Futbol sadece futbol değildir.
Fatih Terim değişikliği üzerinden direkt Erdoğan’ı hedef almadan, yandan çakıyorlar.
Terim’in arka planı, rövanş istiyor.
Kaldı ki, Erdoğan’ın BJK stadı çerçevesinde söylediği sözler, zaten kör’ün istediği bir göz, Erdoğan verdi ikinci göz, meali’nde.
Muhallebi yerken kırılır mı diş, gördük kırılıyormuş.
Erdoğan’a, Tayyip Bey’in ip’ini kendi elleri ile çektiriyorlar.

Hasılı:
Amaç iş yapmak ise FETÖ ile mücadele etmek isteyen kilit pozisyon’daki 40 kişi’yi toplasa, zincir çalışamaz, işlevsiz kalırdı.
Kaldı ki, tüm örgütler “yek ses”lidir, aykırı sesi ya “objektif ajan” ilan edip tasfiye ederler ya da bozguncu vb diye.
Değişik sebeplerden biraraya gelmiş insanları, aynı başlık altında hapishane’de de olsa biraraya toplamak, ortada belli bir amaç olmasa da, amaç birliğinin doğmasına yol açabilir değil açar.
Tablo ortada.
FETÖ mağduriyeti üzerinden verilen mesaj nedir:
a. Erdoğan’ı yıkmadan içeriden kurtuluş yok!
b. Erdoğan, Ak Parti yıkılmadan Türkiye’ye huzur yok.
Bu ne kadar gerçek?!
Vatandaş’ın gerçekle bağlantısı kaldı mı?!
Show tv’de Seda Sayan’ın program’ı üzerinden yapılan bir test var.
Hale Soygazi hakkında ortaya atılan ve iler tutar hiçbir yanı olmayan iddia’ya inanan çok, gerçeği seslendiren ile ilgilenen yok.
Bu çok tehlikeli bir süreç!
“Madem masumsun, madem haklısın, madem suçsuzsun ispat et!”
İddia sahibi ne kadar güvenilir, iddia ne kadar ciddi, ilgilenen yok.
Dedikodu, gıybet, bühtan, gerçek’in yerini aldı!
Ergenekon’da, Balyoz’da biz bunu çok net olarak yaşamadık mı?!
Her şey daha çok haz, konfor için ise Seda Sayan da kendi yolunda…

Ezcümle:
1 şey değişir her şey değişir.
Mevcut medya, siyaset düzeni’nin Türkiye’yi sürüklediği uçurum ortada!
Büyük Satranç Tahtası’nda söz verilip tutulmayan, 1 Mart Tezkeresi’nin kelebek etkisi’nden mülhem, Ankara bir kaşık suda boğuldu, boğulacak!
(Vatan bir bütündür, parçalanamaz!)
“Türkiye bölünecek dediniz bölünmedi” ise dün’den bugün’e sarkan argüman, birkaç hamle sonrasında ne yaşanacağı sır değil!
Bakmasını ve de görmesini bilen herkes için resim çok net.
İslam ya da Turan’cılığa dayalı siyaset, kurtarmış olsaydı, Damat Enver Paşa, Osmanlı’yı çoktan kurtarmıştı.
Ya da vermekle sorun çözülse idi, “ne istedilerse veren”, Sevr gibi bir “paçavra”nın altına imza koyan Damat Ferit, çoktan Osmanlı için aranan sulh’ü üretmişti.
Ne var ki, dün Şerif Hüseyin, bugün Barzani, her nasılsa (?) payitaht’ı parmağında oynatıyor.
Borç alan emir de alır.
Makamını kim nereye borçlu ise o’nun dümen suyunda!
Kaht-ı rical.
Koltuklar dolu olduğu halde, ülke yönetilemez halde ise ve/veya yeniden uçurum’un kenarı’na gelinmiş ise bakış açısını değiştirmek elzem.
Mezarlıklar nice vazgeçilmez ile dolu.
Acerkent, büyük acar kabristan olmadan önceki son keskin viraj.
2018 Şita Remil: ABD vize’leri iptal etti, İsrail / İran keskin viraj’ı.
Nokta.

Arşiv’den KİTAP Özeti
Kitabın adı: TANRI NEDEN FİKİR DEĞİŞTİRDİ
http://www.dr.com.tr/Kitap/Tanri-Neden-Fikir-Degistirdi?/Aytunc-Altindal/Din-Mitoloji/Din/urunno=0000000421724
Yazarı: Aytunç Altındal
İngilizce Aslından Çeviren: Güldehan Aysan
Postiga Yayınları
Birinci Baskı: Kasım 2012
15 TL
152 sayfa
(…)
Arka Kapak: Bugün, 21. yüzyılın ilk on senesinde, gizemli bir çağda yaşıyoruz. Bağnazlık, gerçeklikdışı batıl inançlar, dogmalar/öğretiler ve Bilimcilik, her biri kendi tuhaf yöntemleriyle hayatlarımıza musallat oluyor. Bilimcilik yandaşları, Ulu Bilim ve Teknoloji’nin (Laboratuvarlar) insan varoluşuyla ve spiritüelliğiyle ilgili tüm sorulara cevap verebileceği yanılgısı içinde. Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Eski Ahit’in ilk kitabının Yaratılış başlıklı ilk dörtlüğünde Tanrı/Elohim diye adlandırılan Mevcûdiyet’in, Quiddity (Ne-lik) ve Haecceity (Bu-luk) durumu hakkındadır. İncil’e ait Tanrı/Elohim, Talmud’a ait Tanrı/Yahve’den farklıdır. Bu kitaptaki Mevcûdiyet (Presence) anlayışı, klasik Teoloji’de bahsedilen Mevcûdiyet anlayışıyla birebir benzeşmez ya da eşanlamlı değildir. Burada kullanıldığı anlamıyla Mevcûdiyet (Presence), Tanrıbilim (Hıristiyanlık) aracılığıyla araştırılan Mevcûdiyet değil, felsefî ve Aklî/Zihinsel olarak algılanan (Heuristic) Mevcûdiyettir. İnsanın hayatında Tanrının olmaması Mevcudiyet’in (Presence) ıskalanması demektir. Asıl inanılmaz olan, Tanrı ile Akılı ve/veya Din ile Bilimi birbirlerinden tamamen farklı zıt kutuplar şeklinde algılama yanılgısı içinde olmaktır. Oysa Akıl, Tanrının içindedir, Bilim ise Dinin Baş tematiği (Premium) gibidir. Bu kitapta okur Türkiye için yeni ve bilinmeyen bazı kavramlarla tanışacak. Monotheismin değişik yorumları olan Monolatry, Homodoxy ve Deizm bunlardan bazılarıdır. Ayrıca kitapta Kuantum Teolojisinin Deizm ile olan bağlantıları, Türkiye’de ilk kez okurla buluşacaktır. Şunu da belirtmek gerekir ki, kitapta sadece Hıristiyan ve Yahudilik ele alınmıştır, İslamiyet bu kitabın konusu yapılmamıştır. Kitap, merkezi ABD’de olan Teoloji Grubuna üye Amerikalı, Hollandalı, Afrikalı, vd. 37 ilahiyatçı ile tartışılmış ve Tanrı kelamı olarak kabul edilen birçok İncil lafzının gerçekte derlemeciler tarafından eklemlendirildiği gösterilmiştir. Kitabın bu tezi çok tartışılmış ve kabul edilmiştir. Tanrı Neden Fikir Değiştirdi? Aytunç Altındal’ın Yahudi-Hıristiyan Teolojisine Seküler/Deist Bir Yaklaşım Üçlemesi’nin ikinci kitabıdır. Üçlemenin ilk kitabı 1992 yılında Three Faces of Jesus adıyla yayınlanmış, Türkçeye “Üç İsa” olarak çevrilmiştir. Üçlemenin son kitabı ise 2013 yılında okurla buluşacaktır.
“Tanrı Neden Fikir Değiştirdi?” adlı kitabınızı okudum. Mevcûdiyetin anlamını fevkalade yansıtan bir kitap. Bağnazlığa karşı başarıyla mücadele etmeye devam edin. Buna gönül vermiş olduğunuz zaten kitaplarınızdan anlaşılıyor.”
Prof. Donald Dietrich Teoloji Bölüm Başkanı, Boston Üniversitesi
(…)
Sayfa 7:
S.V.S’ye ithaf edilmiştir.
Bu kitap sivil cesareti onurlandırma ve ileriye götürme çabası içindedir. Yazar, sivil cesaret olmadan İnsan Hakları davasının güvence altına alınamayacağına inanmaktadır.
(…)
Sayfa 24:
Anlaşılan İngilizce’de God diye tanımlanan bu “Tanrı”, YHWH değildir, çünkü YHWH İngilizce büyük harfle yazılan “TANRI”dır (“LORD”) ve Adonai de değildir, çünkü O da küçük harfle yazılan “Tanrı”dır (“Lord”). O ayrıca Sabaoth (Güçler) ve Saddai (Yüce) de değildir. Durum böyleyse, O’nu hangi isimle anmalıyız?
(…)
Sayfa 24:
TANRI’nın (LORD), “Seçilmiş İnsanları” olan Yahudiler’e ne dediğine bakalım:
“Ben, size Mısır’dan, Köleliğin ülkesinden çıkaran TANRI’yım (LORD (YHWH)), sizin Tanrı’nızım (God (Elohim)). Benden başka hiçbir Tanrı’ya (Elohim) tapmamalısınız.”
(Deut, 5:6-7)
(…)
Sayfa 83:
“Durup dururken gerçeğin tamamı söylenmemelidir. Çünkü aslolan gerçeğin nasıl bilinmesinin istendiğidir.”
Erasmus of Rotterdam (1466 – 1536)
(…)
Sayfa 103:
Taşınabilir Anavatan.
(…)
Sayfa 125:
“Ey İnsan! Bir matematikçi olduğunda ne kadar yüce ve güçlüsün, bir ilahiyatçı olmaya kalkıştığında ise ne kadar küçük ve zayıf olduğunu anlıyorsun.”
Sir Isaac Newton (1642 – 1727)
(…)
Sayfa 135:
“Fakat ileri, daima daha ileri, Sessizce ve kederle yürüyen, Yorgun savaşçı eziyete mahkum edilmişti evine ulaşana kadar.”
William Edmondstoune Aytoun, (1813 – 1865)
Monstrose’un İnfazı

Nokta.
.
10 Ekim 2017
@HayrullahMahmud

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!