Acaba?

carca

Bir süredir kıran kırana devam eden AKP – Gülen cemaati arasındaki dershane kavgası yeni bir döneme girdi.
Neredeyse bir yıl önce Başbakanlık’tan yükselen ses; dershaneleri kapatacaklarını ilan ediyordu ve..
…bir yıl içinde birkaç kez, bir önceki kararından dönerek dershane kapatma kararı okula dönüştürmeye dönüştü..
…ilk ders yılında kapatılacak olan dershanelerin iki yıl daha öğrenci kabul ederek açık kalmaları sonucuna bağlandı.
Hükümetin pes dediği yargısına varılabilmek için cemaate, iç içeliğiyle, yakınlığıyla tanınan, Fethullah Gülen’in buradaki sözcüsü diye anılan kimi yazarların uzun Bakanlar Kurulu toplantısından sonra hükümetin, dershanelerin iki yıl daha açık kalacağını açıklamasının hemen arkasından yaptıkları açıklamalara göz atmak yeterli.
Bu sıfatı hak edenlerden yazar Hüseyin Gülerce sözcü Bülent Arınç’ın açıklamalarından hemen sonra, “Dualar kabul edildi. Hatadan dönüldü. Dershanelerin iki yıl daha açık kalması kabul edildi. İki yılda eğitim sistemi düzelirse, kapatan kapatır” ve..
…“yarından itibaren gerilim düşer” diye yazdı.

***

Bakanlar Kurulu’nun dershane tasarısına vereceği yeni yüze göre gerilim düşer mi?
Kuşkulu.
Zira Gülen’in yayın organı, dershane kavgasını başlatan ve dirençle sürdüren Zaman gazetesinin dünkü birinci sayfası; Gülerce’nin yazdığı gibi gerilimin bir günde düşeceğine işaret etmiyor.
Evet kapatmanın Eylül 2015’e ertelendiğini manşetten veriyor, ama alt başlıklarda ve haberlerde kimi eğitimcilerin “bu adım olumlu, ancak yapılmak istenen yasanın içeriğiyle ilgili hâlâ bir belirsizlik var” diye görüş bildirdiklerine yer veriyor.
Bu görüşler cemaatin aralık ayında Meclis’e sunulacağı bildirilen dershaneler yasasının içeriğinin nasıl, öncelikle cemaati doyurucu olup olmadığına bakacağı olasılığını güçlendiriyor.
Üstelik gazete Metropol’un kasım ayındaki son anketine göre “dershanelerin kaldırılması durumunda eğitim sorunlarının sona ereceğine inanıp inanmadıkları sorusuna katılımcıların yüzde 70.3’ünün hayır”diye yanıtladığını açıklıyor.

***

Cemaatle AKP arasındaki gerilime şimdilik ara verildiği ve cemaatin bekleyiş sürecine girdiği söylenebilir.
Hükümetin geri adım atarken sözcü Arınç’ın cemaate sesleniş üslubundaki öğeler önemli.
Arınç, uzun açıklamalarında:
1- Kamuoyunu, dershanelerin kapatılmayıp okula dönüştürüldüğüne ikna etmeye çalıştı.
2- Dershaneler savaşının cemaat lehine kimi belgelerle güçlenerek nihayet hükümeti yıprattığını dolaylı biçimde kabul etti ve bu yargıyı, “hükümeti her gün hedefe koyarak güzel insanların arasını açmaya çalışanlardan istirham ediyorum, fitnenin aleti olmayalım” diyerek doğruladı.
Kavganın tam orta yerinde, hükümetin dershane kapatma kararını yeniden gözden geçirerek orta yolun bulunması önerlerine karşı dik duran, “asla geri adım atmayacaklarını” söyleyen RTE nerede.. kapatmayı dün iki yıl ertelemek zorunda kalan RTE nerede?

***

Türkiye’nin AKP elinde düştüğü şu acınası duruma bakınız:
Artık toplumsal bir sorunun çözümlenmesine karşı duranların önüne çağdaş gerekçeler değil, hadisi şerif konuluyor.
Güzel insanlar”, AKP ile cemaat arasına konulan fitneye alet olmayalım diyor hükümet; ama bu açıklamalarda fitne kimin eseri, yok ortada.
Cemaatin dershanelerin kapatılmasına karşı çıkışı ve dirençle savunması mı acaba fitne? Ya da fitnenin kaynağı bu kararda ısrar eden hükümet mi?
Herhalde 2004 tarihli cemaati bitirmeyi içeren MGK kararının AKP hükümetlerince sürdürüldüğünü açıklayan belgeleri yayımlayan ve bu belgeleri yorumlayan medyadır fitnenin kaynağı!..

***

Sözün özü: Kindar doğası ve son durumu tek adam olmaktan ödün veriyormuş gibi algılanması olası AKP..
…cemaatin bükemediği elini öptü diyen veya diyecek olan yorumları acaba sindirebilecek mi?  

Cumhuriyet

This Post Has One Comment

  1. zalim

    Sanki fitneyi üreten biziz. Daha dün fetoscular Gezi Eylemcileri bizi destekliyor diye masal anlatiyorlardi 🙂

Yoruma kapalı.