Şanslısın İstanbul! AKP’den Eroğlu, CHP’den Sarıgül!

Şanslısın İstanbul! AKP’den Eroğlu, CHP’den Sarıgül!

necodogru

Teşbihte hata aranmaz… Eskilerin; “Secaat… Merdi… Kıpti…”
kelimelerini bir araya getirerek yaptıkları bir kişilik analizi (tahlili) vardır.
Mert olduğunu söylerken.
Asılını ele verir.
Neredeyse “AKP’nin İstanbul Büyükşehir adayı Kadir Topbaş değil benim” diye bağıran söyleşisinde Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “çok mert biri olduğunu” anlatıyor:
“Bana bir proje geldi.
Ben bunu imzalamadım.
Burada ilk kez söylüyorum.
Ulaştırma Bakanımız beni aradı.
Neden imzalamadın diye sordu.
Cevabım şu oldu: Birlikte oturup, karayolları, orman teşkilatları, benim Orman Bakanlığı müsteşarım, sizin Ulaştırma Bakanlığı müsteşarınız ve proje firmalarıyla (3. köprü ihalesini alması kesinleşmiş firmaları kast ediyor olmalı-n.d) tartışmamız gerekir… İlk defa imzalamayan bir bakan olduğum için Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Bey, bir gün beni gece yarısı aradı…” (16 Eylül Pazartesi Milliyet-Gökçer Tahincioğlu ile Veysel Eroğlu söyleşisi)

* * *

Söyleşiden anlayın.
Başbakan’ın 3. Köprü Projesi ihalesi yapılmış. Güzergah, geçişler, yan yollar, otoyollar belirlenmiş.
Bakanlar imzalamışlar. Bir tek Orman ve Su İşleri Bakanı imzalamıyor.
Tek mert adam var.
O da Orman Bakanı!
Veysel Eroğlu, “mert olduğunu söylerken” aslında; kendi iktidarının 3. Köprü gibi her açıdan çok dikkat isteyen yatırımın ihalesini bile devletin ilgili teknik kadrolarından, İstanbul yerel yönetiminden gizlenerek “tepeden inme” yaptırdığını ilan ediyor.
Çok açık.
Veysel Eroğlu, söz aldı.
Kesin başkan adayı.
Kendini övüyor.
İstanbul susuzluktan kırılıyordu.
İstanbullular bitlenmişti.
Çünkü yıkanacak suları yoktu.
Barajları Eroğlu yaptı.
İstanbul su yüzü gördü!
Anlatıyor ki, Veysel Eroğlu Orman ve Su İşleri Bakanı olmasaydı; bugün Türkiye doğal gaz alımına 15 milyar dolar daha fazla döviz ödemek zorunda kalacaktı. Sanki Süleyman Demirel’in “barajlar fatihi” diye anılmasını sağlayan Keban, Atatürk ve diğer barajların hepsi Veysel Eroğlu ve Tayyip Erdoğan döneminde yapıldı.

* * *

Hazırlan İstanbul!
AKP’den Veysel Eroğlu.
CHP’den Mustafa Sarıgül.
CHP’nin ikinci adamı Adnan Keskin, Halk TV’deki söyleşide Mustafa Sarıgül’den “Mustafa… Mustafa…” diye büyük bir samimiyet ve sevgiyle söz ettiğine göre Sarıgül ismi artık kesin. Sarıgül, mutlaka seçim propagandası sırasında Veysel Eroğlu’nun “İstanbul susuzluktan bitlenmişti, benim sayemde kurtuldu…” övgülü anlatımında sayıp döktüğü bilgilerin kirli olup olmadığını halka anlatacaktır. Veysel Eroğlu da “Sarıgül de Şişli’de imar rantından milyar dolarlar götürdü, yolsuzluk dosyaları AKP’de hazır, açıklanacak günleri bekliyor…” laflarının ne kadar doğru olduğunu, belgeleriyle, halka sunacaktır.
Çok şanslısın İstanbul!

Can çekişen Esad’ın helikopteri!

Suriye, Türkiye için tehdit unsuru değil. Bunu AKP kurucusu, AKP iktidarının ilk Dışişleri Bakanı, emekli büyükelçi ve şimdi Oxford Üniversitesi’nde ders vermekte olan Yaşar Yakış söylüyor.
Şimdiki Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da, yanlışlıkla sınır ihlali yapan Suriye helikopterini düşürmekten Türkiye’ye şan şeref çıkartmaya çalışıyor. Can çekişen Esad’ın helikopterini düşürmekle övünmek Türkiye’yi yalnızlıktan kurtarmaz.

Necati Doğru – Sözcü

This Post Has 2 Comments

  1. zalim

    Niye sasiriyorsunuz? Sn. Erturk. Musluman gecinen serefsiz oluyorda, alevi gecinen serefsiz niye olmasin.

  2. fatma gurman

    suriye ile türkiye devletleri arasında varılan bir sınır antlaşmasına göre suriye zaten kuzey sınırını epey uzun zamandır tek taraflı olarak türkiyenin kontrol ve denetimine bırakmış bir komşu ülke, birliklerini güney sınırına Golan tepelerine bağlamak için bu kararı almış…bunu kimse açıklamıyor, saklıyorlar…ak-ankara asker/ sivil özel yetkili heyetler eliyle kendi kontrol ve denetimine bırakılmış sınır bölgesinin iki tarafına da uluslararası tescilli kanlı narko-teröristleri yerleştirdi…böylece hem kendi halkının hem de suriye halkının rehin tutulmasını sağladı…küresel efendileriyle sürdürdüğü iktidar pazarlığında kullanıyor… 1 milyondan fazla yerli yabancı bölge insanının kaderiyle, hayatıyla kedi fareyle oynar gibi oynuyor…ak-ankara türkiye’nin yüz karasıdır…

Yoruma kapalı.