Akli Meleke testi yapılmalı mı?

Akli Meleke testi yapılmalı mı?

Bizim siyasetçilerin yaptığı açıklamalar veya siyasi konuşmalar beni İster istemez bir noktaya çekti. Mesela son uzay veya aya seyahat konusu sizi yalnız güldürüp korkutmadıysa, durum en az bu lafları sarf edenlerin durumu ülkenin geleceği için çok ürkütücü. Bunu iktidara geldikleri ilk 10 yıl içinde gizlemeyi başardılar. Ama şimdi. Evet şimdi.

Ülkemizi idare edenlerin, özellikle son 10 yıl içinde, sarf ettikleri sözler, ortaya attıkları tezler, beni korkutuyor. Unutmuşunuzdur hatırlatayım.

Mesela bundan yalnızca 8 yıl önce, 27 Mayıs 1913’te Gezi olayları sonrası, yalnızca Reis tarafından sarf edilen suçlamalara bir bakın; “Eylemciler kamu binalarına saldırdı, yakıp yıktı, sivil vatandaşların arabalarını yaktı, başörtülü genç kızlara saldırdı ve Dolmabahçe Camii’ne bira şişeleriyle girdiler.” Tüm bu açıklama ve suçlamaların her birinin doğru olmadığı kanıtlandı ama o hala söylüyor.

İstanbul belediye seçimleri sonrası; “Biz hiçbir zaman milletin iradesinin üzerinde bir irade tanımadık tanımayacağız. Bütün çabamız, yolsuzluklarla, hukuksuzluklarla. 31 Mart’ı kurban etmek istemiyorum” diyen Erdoğan, muhalefeti de Yüksek Seçim Kurulu’nu (YSK) tehdit etmekle suçladı.” CHP adayı İmamoğlu bir milyon oy farkıyla seçimi kazanmıştı.

Çöken ekonomi konusu; “S&P açıklama yapıyor, Türkiye şu an ekonomide pik yapıyor, dibe değil tavana, onlar da kalkmışlar bizim puanımızı tekrar düşürme yoluna gidiyor. Sizin bu puanlamalarınızın kıymeti harbiyesi yok. Gerçek neyse o, bizim gerçeklerimiz çok daha farklı. Hamdolsun 18 yıl öncesine göre daha özgür ve güvenli bir Türkiye’yi inşa etmeyi başardık. Bizim çektiğimiz sıkıntıları inşallah sizler çekmeyeceksiniz. Sizler kavga, çatışma iklimini değil; seviyeli, kaliteli, çözüm üreten bir siyaset geleneğini miras olarak alıyorsunuz ve alacaksınız” Kalitesiz siyaset yapma bu dönemde zirve yaptı.

Son Boğaziçi Üniversitesi konusunda; “CHP, 7/24 açık bir yalan partisine dönüştü. Boğaziçi Üniversitesi ile ilgili yapmış olduğu açıklamalara baktığınız zaman terör örgütlerinin birer temsilcisi olanları bu ülkenin evlatları kendisinin de arkadaşları olarak tanımlıyor. Terör örgütlerinin üyesi olan bu gençleri biz ülkemizin gerçek manada milli ve manevi değerlere sahip gençleri olarak kabul etmiyoruz. Zira siz öğrenci misiniz yoksa siz rektörün odasını basmaya kalkışan, orayı işgale kalkışan terörist misiniz?””

Son olarak Uzaya ve aya gitme konusunda; “Milli Uzay Programı’ndaki birincil ve en önemli hedefimiz, Cumhuriyetimizin 100. yılında Ay’a ilk teması gerçekleştirmektir. İnşallah Ay’a gidiyoruz. Hazırlıklarına başladığımız Ay programıyla bu hedefi 2 aşamada tamamlamayı düşünüyoruz” Daha önce de elektrikli otomobil ve uçak ile uçak gemisi falanda yapmıştık. Ama bunları ne havada ne de karada gören var.

Bunlar belli başlı noktalar. Ara olaylar da var. Mesela Gençlik ve spor bakanı Suat Kılıç, 2020 Olimpiyatlarını İstanbul’un kaybetmesiyle ilgili olarak 2013 yılında tokatlaması iddiası. (Bakan Suat Kılıç, Başbakan Erdoğan’ın kendisini tokatladığı iddialarıyla ilgili soru yöneltilince, “Bunlar lüzumsuz” demiş).Bu arada Soma’da vatandaşın yumruklaması, Damat Berat Albayrak’ın karısını aldattığı gerekçesiyle kayın pederinin evinde dövüldüğü iddiaları ile toplantılarda çeşitli bakanların üzerine yürünmesi falan filan. Bu liste uzar gider.

Bunları bir yere koyun. Bizde her ne kadar gösterişte yaşlılar tarafına saygı gösterilse de gerçekte onlardan bir büyük çekince var. Bu gurup ülkede kalan Mustafa Kemal Devrimlerini ve Erdoğan ve AKP dönemi öncesini bilen, her türlü baskı ve darbelere rağmen demokrasi ve özgürlüğün tadını alan son gurup. Bunları devre dışı bırakarak akılları sıra bu dönemi geride bırakıyorlar. Akılları sıra bu dönemi siliyorlar memlekette Atatürk adını silmeye çalıştıkları gibi.

Aslında demen o ki, gerçeği görmek isteseniz, Türkiye’yi yöneten iki partinin başındakilerin akıl sağlığı konusunda son yatıkları açıklamalar sonrası bir durup düşünürsünüz. Memlekette 65 yaş üzeri insanları evlerine tıkılırken ve bu kişilerden “akli meleke” konusunda sağlık raporu istenirken, ülkenin tepesindeki iki hastalıklı ve bunak siyasetçiye her türlü zırvalamalarına karşılık ülke yönetimi bırakılmış durumda. Neden bu kişilerden tam teşekküllü bir hastane heyetinden, her yıl “akli meleke” raporu istenmesi gerekir.

Oysa ABD’de ben burada ne akli meleke raporu istendiğime me de 65 yaş üzeri kişileri evlerine daha çabuk hasta olurlar diye tıkıldığını gördüm. Ama siz böyle bir girişimde bulunamayacağınıza göre reklamlarda kafanıza vurulan “Sevgililer günü” için kıçımızda don olmasa da Seda Sayan ablanızın tavsiyesine uyarak “Blue Diamond’tan borç harç tek taş bir yüzük alın. Her şeye cevap olur.

HABERVİS

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Bir cevap yazın