Baş imam neyi istiyor!

Baş imam neyi istiyor!

Müslüman camide.

Hristiyan kilisede.

Musevi havrada.

Alevi cemevinde.

Sünni mescitte.

Budist tapınakta.

Şamanist ağaç önünde ve ateist ile deist nerede istiyorlarsa orada farklıdırlar. Kendi inançlarının ve mezheplerinin kanunlarına göre davranır, yaşarlar. Farklılıkları öne çıkar. Fakat bunlar devlet önünde eşittirler.

İşte laiklik bu!

Laiklik, eşitlik.

Ayasofya’nın baş imamı Prof. Dr. Mehmet Boynukalın“1921 ve 1924 anayasalarında laiklik yoktu, devletin dini İslam’dı. Cumhuriyet fabrika ayarlarına dönsün, laiklik anayasadan çıkarılsın” istedi.

2021 yılındayız.

1921’e dönmek.

100 yıl gerileme istiyor.

1921 ve 1924 anayasalarının hangi şartlarda var olduğunu gözlerden gizliyor. Ayasofya baş imamı, kendi adına mı konuşuyor yoksa iktidarın “yoksulluğu- işsizliği- yolsuzluğu- ekonominin çöküşünü- Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bitişini” perdelemek için ortaya attığı “Kurucu yeni anayasa yapalım” manevrasına mikrofon mu oluyor?

★★★

Çarpıcı, dikkat avlayan, kulak kabartılan açıklamalar yapıyor, gündemi geriyor, günlerce konuşuluyor. Belli ki kendinden söz ettirmeyi seviyor…

Çoğu insan sever.

Şişkin ego dürter.

Karşı görüşün duyarlı noktalarını bilir, laf oturtursun. Gücünü, toplumu kamplaştırma, bölme enerjisinden alırsın.

Gündem olursun.

Oysa gerçek din adamlarında genellikle “şişkin ego” değil, “egonun sıfırlanmış hali” vardır.

Benlik gütmez.

Dünya nimetine kanmaz.

Bir lokma bir hırka yolunun yolcusu olmaktan çıkmazdünyada imanın olsun ki, ahirette (Cennet) mekan sahibi olasın felsefesinden uzaklaşmaz. Bu felsefeyi ne yazık ki, bizde olduğu gibi hemen bütün İslam ülkelerinde din ve Allah adına konuşanlar terse çevirdiler. “Dünyada Mekan- Ahirette İman” diye söylemeye ve dünyalıklarını zirveye taşıyacak; kibir, şatafat, rant yemeye yakın durur oldular.

Ayasofya baş imamı Mehmet Boynukalın, “Dünyada imanın yüksek olsun ki, cennete bir yerin olsun” diye düşünenlerden midir?

Bilmiyoruz.

Onun gündem olan sözlerinden şunu anlıyoruz: 100 yıl önce “Din siyasettir” diye kurgulanan düzene dönmek istiyor. Ayasofya’da ibadet ve Ayasofya’nın imamı zaten vardı. Öne çıkan, dikkat avlayan, kulak kabartılan cümleler söyleyen, görüş sergileyen, “anayasa şöyle olsun… böyle olsun…” diyen biri değildi.

Sessiz, sakin bir insandı.

Görevine gidip dönerken İSPARK bekçileri, sokak çöpçüleri ile selamlaşan biriydi. Ayasofya yeniden ibadete açılınca 3 yeni imam birden atandı ve atanan 3 imamdan birinin şimdi “dini siyaset” yapmak isteyen Mehmet Boynukalın olduğunu Türkiye hemen öğrendi.

10 Kasım’da.

Atatürk’ü anmaz.

29 Ekim’de

Cumhuriyeti kutlamaz.

★★★

Şaşmamak gerekir, Atatürk’ü 10 Kasım günü ansaydı ve 29 Ekim’de Cumhuriyeti kutlasaydı zaten Ayasofya’ya baş imam olarak tayini çıkmazdı.

Allah adına da konuşuyor.

Yılmaz Özdil ile Cüneyt Akman için “cenaze namazlarını kılmayalım, camilere kabul etmeyelim” demişti. Baş imam Allah adına nasıl konuşabilir, Diyanet başta olmak üzere “Yeni Anayasa Yapalım” diyen iktidar adamları da “Baş İmam Efendi sen Allah adına nasıl böyle konuşursun” diye onu kınayıp “Dünya’da iman sahibi olmaya” davet etmediler.

★★★

Laiklik geldi.

Din devletten ayrıldı.

Müslüman camide.

Hristiyan kilisede.

Musevi havrada.

Alevi cemevinde.

Sünni mescitte.

Budist tapınakta.

Şamanist ağaç önünde.

Ateist inançta.

Deist imanda.

Farklıdırlar.

Ama devlet önünde eşit oldular. Şimdi “Laiklik, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığını diri tutmaya” ihtiyaç duyanlar “siyasi kuvvetler…” oluşturdular. Baş imam, siyasi kuvvetlerin stratejisini anlatıyor.

TARİHLE RÖPORTAJ (Unutkanlığa ilaç)

Mısır’da laikliği savunmuştu!

Bugün “laiklik anayasadan kalksın” diyenlerden Ayasofya’ya baş imam atayan iktidarın lideri Tayyip Erdoğan, 2011 yılı Eylül ayında gerçekleştirdiği “Arap Baharı” turunun Mısır durağında yaptığı konuşmada “Mübarek sonrası yeni Mısır’ın laik bir anayasaya sahip olmasını tavsiye ediyorum. Türkiye’de anayasa laikliği, devletin her dine eşit mesafede olması olarak tanımlanır. Laiklik kesinlikle ateizm değildir. Ben Recep Tayyip Erdoğan olarak Müslümanım ama laik değilim. Fakat laik bir ülkenin başbakanıyım. Laik bir rejimde insanların dindar olma ya da olmama özgürlüğü vardır. Ben Mısır’ın da laik bir anayasaya sahip olmasını tavsiye ediyorum. Laiklikten korkmayın. Çünkü laiklik din düşmanlığı değildir” demişti. Bu cümleleri Erdoğan, 9 yıl önce söylemişti. Bugün baş imam, Erdoğan’dan güç bularak “laikliği kaldıralım” diye gündem yaratıyor!

Sözcü

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Bir cevap yazın