Bu neyin kompleksi?

Bu neyin kompleksi?

Kimi yabancı kaynaklarda “Kızılbörk Otman/Utman” diye anılan Osman Bey‘in, Oğuz tarzı “çıbın” giyip, kırmızı çuhadan yapılmış horasani başlığıyla katıldığı kılıç kuşanma töreni, Oğuz töresi uyarınca yapılmış, Osman Bey, hükümdarlığını ilan eden Türkmen beylerinin her birine, kendi eliyle birer bardak kımız vermişti.
Orhan Bey, Yeniçeri Ocağı’nı, Bektaşi Tekkesi dualarıyla açtı.
1. Murat, Ahilik kuşağı bağlandı.
***
Bakmayın sonradan, Prof.Dr. Faruk Timur‘un ifadesiyle, “Osmanlılar Balkanları fethederken, Balkan aristokrasisinin de Osmanlı Devleti’ni fethettiği”ne, yahut bir “Türk devleti” olarak kurulan Osmanlı’nın, önceden Türkleşmiş haldeki, zaten Selçuklu’yu saran Fars etkisine karşı Türk dili ve kimliğinden vazgeçmeyen Türkmenlerin ikamet ettiği Anadolu’yu “fethe” girişmesi trajikomedisine… Ömer Lütfü Barkan‘ın “yarı Şamani” dediği ve “Kolonizatör Türk dervişleri” diye tanımladığı “Horasan erenleri”nin etkisinde, yeni devletin birçok kurumu, Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınan Türk geleneklerine göre inşa edildi.
Bu iradenin dört temel ayağı vardı;
Gaziyân-ı Rûm” (Anadolu Gazileri),
“Ahiyân-ı Rûm” (Anadolu Ahileri),
Abdalân-ı Rûm” (Anadolu Abdalları),
“Bâciyân-ı Rûm” (Anadolu Bacıları) .
***
Türkistan, Buhara, Semerkand, Taşkent, Merv gibi Türk şehirlerinden çıkıp, Horasan üzerinden Anadolu’ya gelen Türkmenlere ait esnaf ve sanatkarlar birliği olarak doğup zamanla siyasi, dini, askeri fonksiyonlar da üstlenen “Ahiyân-ı Rûm”un lideri Ahi Evran‘dı.
Ahi Evran ve -kimi kaynaklarda “Fatma Bacı”, kimi kaynaklarda “Kadıncık Ana” diye anılan ve “Bâciyân-ı Rûm”u teşkilatlandıran- karısı, Moğol işgaline ve Moğol-Fars etkisindeki işbirlikçilere karşı Anadolu’daki Türk direnişinde önemli rol oynamıştı.
Fatma Bacı’nın öncülüğündeki Anadolu Bacıları’ndan kiminin işgalcilerin tecavüzüne uğradıktan sonra, kiminin ise son ana kadar çatıştıktan sonra esir düşmemek uğruna kendilerini Kızılırmak’ın, Yeşilırmak’ın sularına bırakmaları rivayetten çıkıp destanlaştı.
Ahi Evran ve Fatma Bacı öncülüğünde, “kadınlı-erkekli” bir “milli mücadele”ye girişen Türkmenlerin karşısına dikilen “işbirlikçi beyler”den biri de Nurettin Caca‘ydı.
Ahi Evran, Anadolu’nun işgali karşısındaki tutumu, İstanbul işgal edilince “Kendisini önce Allah’a sonra İngilizlere” emanet edecek olan padişah ve paşalardan farklı olmayan Mevlana‘nın müridi olan Nurettin Caca‘nın Kırşehir’i kuşatması sırasında katledildi. Keza, Fatma Bacı da Moğollarca esir edilmişti.
***
“Doğmamış çocuğa don biçmek” kavlinden bir tartışmanın unsuru olduğu için bu konuda yazmayı hiç istemiyordum ama “astronot”u “Türkçeleştirmek” için önerilen adın da hiç olmazsa bir “Türk“e ait olması yahut “Türkçe” olması beklenir değil mi?
Mesele keşke dün Ertuğrul Özkök‘ün yazdığı gibi “Cacabey“in, yurtdışındaki okunuş şeklinin yaratacağı memnuniyetsizlikten ibaret olsaydı…
Ve fakat çok daha fazlası…
Herhangi bir Türk “müjde(!)”sine, Türkmen katili Cacabey‘in adını vermek, -geçenlerde İsmail Saymaz’ın başlattığı espirinin devamı olarak- Nemrut Mustafa Hukuk Fakültesi, Ali Kemal İletişim Fakültesi, Damat Ferit askeri üssü, Kuyucu Murat Cemevi açmak gibi bir şeydir ve komik değil, trajikomiktir!
***
“Göktürk” diye devlet kurmuş bir milletsin sen bu neyin kompleksi?
***
Her vesileyle kendi kitaplarını pazarlama gayretinde olan yazarlardan hiç olmadım, olamadım ama “bu vesileyle”, aynı zamanda “evin danasından öküz olmaz” kafasının soyağacı niteliğinde de olan, devşirme cilalamacılığına, aşağılık kompleksine, öz yurdunda garip öz vatanında paryalığa isyan kitabım Son Celali’yi iyi ki yazmışım…
Değil Ay’a, uzayın en çıkılmaz noktasına çıkarın isterseniz “Cacabey” zihniyetini…
Değiştiremez, Türk’ü asıl “yükseltecek” olanın Uluğ Bey‘ler olduğu gerçeğini…
SORU-YORUM
İktidarın yapmayı vaat ettiği “Yeni Anayasa”nın adının “Yeniden Kuruluş Anayasası” olacağını resmen duyuran AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, FETÖ’nün Türk devletine kurduğu en derin kumpas olan Balyoz’a, “milli ordu”ya karşı müdahil olan, “FETÖ iltisakı” iddiasıyla kapatılan İstanbul Genç Girişimciler Derneği’nin üyelerinden olan, hâlâ öyle mi bilmiyorum ama bir dönem “FG plakası” TBMM’deki basın toplantılarına dahi konu olan, Fenerbahçe orduevinin kapısına dayanıp onurlu Türk subaylarının kumpasçılara “teslim edilmesini” isteyen Cahit Özkan değil mi?
Başka sorum yok.
İsimleri karıştırmıyorsam, bu tablo bile, kimin neyi yıkıp, neyi kurmayı amaçlandığını yeterince özetlemiyor mu?

Yeniçağ

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!