Gericiler gidiyor sıkı durun

Gericiler gidiyor sıkı durun

Siz her ne kadar Çin aşısı ile uğraşa durun, uygar dünya, Türkiye’de, işbaşında bulunan, gerici iktidardan, kendilerini soyutlamaya başladı. Kazara yazmadım bizi yönetenlerin gerici olduğunu. Ne yazık gerçek bu. Dikkatinizi çekerim Türkiye değil onu yöneten cahil ve gerici ekiple. Dünya bu gurubu, yavaş, yavaş bir yandan savaş suçlusu ilan edip dışlarken, bir yandan da fikrine danışılacak, ortak çalışılacak guruptan çıkarmaya başladı.

Bunu en son ve açık şekilde, Twitter hesaplarında görüyoruz. Facebook ve öteki sosyal medya gurupkarına ancak bir süreliğine geçip kullanabilirler. Onları anlayana kadar. Aynı, ABD eski başkanı Trump’a uygulandığı gibi. Elektronik sosyal medya hesapları “bizi kullanabilmeniz için en az kafanız uygar olmalı” sloganı gönderiyor. Bunu bazı ülke yönetimleri doğrudan açıkça ampulcülere söylüyor bile.

Gerçekte, Türkiye’deki son olaylar, bu gerici siyasetçilerin gidişlerini hızlandırıyor sürelerini kısaltıyor. Eylemlerini ve iktidarı kaybetmelerine karşı kızgınlıklarını saklayamayan bu gurup, herkese açıkça saldırırken, kendi bindikleri dalı kestiklerinin de farkında değiller.

Örneğin, Reis yönetimi, dünya üniversitelerinde ders konusu oldu. Dünya siyaset tarihinde bilim adamları, Türkiye’deki sistemin özgürlükleri yasaklayan ve ne demokrasi ne de parlamenter sisteme girmediğini belirtiyor. Bu sisteme bir isim de bulmuşlar; “neopatrimonyal sultanizm”. Ekşi sözlük neopatrimonyal ne demek şöyle açıklıyor;

“Devletin mal varlığı, ülke liderinin serveti olmaya başlamışsa ve o lider bu mal varlığını kişisel gücü, çıkarları ve ilişkileri için kullanabiliyorsa, bu tarz rejimlerden bahsedebiliriz. Güçler ayrılığı ilkesinin zayıf olduğu veya hiç olmadığı ülkelerde çok daha rahat gözlemlenebilen bu rejim türünde, bireyler kimi zaman yasa dışı yollarla da olsa sadakatlerini liderlerinin onlara sağlayabileceği maddi olanaklar için takas ederler.” Örnek olarak ta Ankara’nın icraatları gösteriliyor.

Bunlara, parti kurdurarak iktidar getiren Washington bile, görünen o ki yaptığına bin pişman. İçişleri Bakanı Soylu gibi yanardöner bir politikacının uygulamaları, burada yeni yönetimi rahatsız bile etmiyor sadece güldürüyor. (Onu kaale bile almıyorlar) Kendisi ABD yaptırım listesinde olan Soylu’nun bu hezeyanlarını Washington “aklınca yeni liderlikte pazarlık için elini kuvvetlendirme oyunu“ olarak görüyor. Ancak Washington’da yapılan değerlendirmelerde Soylu, lider olarak değil liderlerin kirli işlerini yapacak bir piyon diye değerlendiriliyor.

Erdoğan geçmiş deneyimlerinden kendisine tanınan süre ve yetkinin bittiğinin farkında. O görevden çekilmek istese bile ondan yararlanan onun artıkları ile karnını doyuran yandaş takımı ve asalakları onun gitmesine izin vermek istemiyorlar. Bunlar bu gidişi önlemek için işleri tırmandırmaya ve daha fazla çıkmaza sokmaya çalışacaklardır. Bu dönem içinde de ülkenin ekonomik ve her türlü soygunu zirve yapabilir. Çünkü Erdoğan dönemi bittiğinde kendilerinin de kaçacağı ve soygun döneminin biteceğini biliyorlar.

Washington son günlerde Amerika’daki yeni başkanlık yönetimi altında Erdoğan demokrasicilik oyunu konusunda ne düşündüğü ve ne yapacaklarını açık etmeye başladılar bile. Özellikle Biden Başkan yardımcılığından buyana bizimkilerin yalancılığını iyi biliyor. Bu yüzden her şeyin kayıtlarda görünmesinden yana. Bizimkilerde görünmemesinden. Öncelikle Trump ile olduğu gibi kulaktan kulağa telefonculuk oynamayacaklarını iki ülke arasındaki diyaloğun gerekli kanallar üzerinden yapılacağını duyurdu. Aslında bu durum ikna kabiliyeti yüksek olan Reis ile konuşamamanın getireceği zararları da taşıyor tabii.

Nedeni, her konudan olduğu gibi dış politikadan da çok iyi anlayan veya anladığını sanan Reis Dışişleri Bakanlığını darmaduman eti. Hatta o kadar kendinden emindi ki, çeşitli başkentlere diplomat olmayan yandaşları atadı. (Prag’a yolsuzlukla suçlanan Makara Egemen Bağış, Washington’a delikçi Murat Mercan, Malezya’ya Kavakçı ailesinin fertleri falan. Liste uzar gider yani.)Ne yazık ki yakın zamanda büyükelçiliklerin taşıdığı mesajlara tanıklık edeceğiz. Türkiye, Libya, Suriye, Irak ve Afrika’da tüm politikaları çökmüş durumda.

Aşırı İslamcılara veya siyasi ıslama karşı Avrupa önlemlerini alınca Reisin de tepkisini çekti. Reis bunları eleştirdi. O hala kendisini dinlediklerini veya sözlerinin bir anlam ifade etmediğini anlaması belki zaman alacak. Ne yazık ki benim halkım başındaki gerici yönetim şu andaki Venezüella’dan daha kötü durumda. Ekonomik olarak enflasyon olmasına karşılık Venezüella’nı milli geliri petrol var. Bizim hayvanlarımıza yedirecek samanımız bile yok. Satılacak mal da kalmadı. Korkup önümüzdeki günlerde memlekette olaylar daha da kızışacak. Siz inanamayacağınız bu olayı, mahallenizdeki bunlardan nemalanan yandaş ve yalakalar yok olduğunda fark edeceksiniz. Siz gene de boş verin , sevgililer gününde ekmek paranız olmasa da Seda Sayan ablanızın tavsiye ettiği gibi tektaş yüzük alın o yüzük tüm aileyi tok tutar.

HABERVİS

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!