Cumhurbaşkanlığı yüksek katına arzdır

Cumhurbaşkanlığı yüksek katına arzdır

Ege Cansen

Merkez Bankası, 2020 yılı enflasyonunu %10.4 olarak tahmin etmişti. Ancak gerçekleşme %14.6 oldu. Aslında kimse bu %14.6’ya da inanmıyor. Mesela seçkin akademik iktisatçıların kurduğu ENAG (Enflasyon Araştırma Grubu), 2020 enflasyonunu %36.7 olarak hesap ediyor.

Türk ekonomisini yakından izleyen Prof. Steve Hanke de “satınalma gücü paritesi” üzerinden yaptığı ölçümlerde Türkiye’nin 2020 enflasyonunu %27 buluyor. (Bu iki hesaplama yönteminin niçin TÜİK’ten bu kadar farklı sonuç verdiğini henüz kavramış değilim. Anlayınca size de anlatacağım.)

Her halükarda resmi olarak kabul edilen %4’lük fark, tahmin aralığının da dışında olduğu için Merkez Bankası’nın, hükümete bu sapmanın sebeplerini anlatan bir “açık mektup” yazması gerekiyordu. Banka, bu mektubu yazıp hükümet adına Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’a yollamış.

Aslında bu mektubun muhatabı Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’dır. O sebeple yazının başlığını “Cumhurbaşkanı’na arz” koydum.

EKONOMİ HANGİ ARAÇLARLA YÖNLENDİRİLİR?

Ulusal ekonominin gidişatına hükümetler, “vergiler” ve “harcamalar” ile, merkez bankaları da “para miktarı” ve “faiz” ile yön verir. Eğer bir ekonomide enflasyonun düşmesi, büyümenin artması gibi iyi sonuçlar alınmamışsa, bunun suçlusu hem hükümet hem de merkez bankasıdır.

Hatta daha ziyade hükümettir. Merkez bankalarının hükümete mektup yazmasının sebebi, hem kendi kusurlarını paylaşıp, bunları önümüzdeki dönemde nasıl düzelteceğini anlatmak, hem de hükümetin yanlışlarını ortaya koyup ondan beklentileri açıklamaktır. Pek tabii bu ikinci kısmı “açık mektup”ta açık açık yazmak her babayiğit merkez bankacısının harcı değildir. Ama satır aralarında yine de meramı anlatmak mümkündür.

AÇIK MEKTUPTA NE YAZMIYOR?

Merkez Bankası’nın açık mektubunu okudum. Enflasyon hedefinin (tahmini diye okuyun) tutmamasını kendi oyun alanındaki iki sebebe bağlıyor:

– Güçlü kredi ivmesi
– Döviz kurlarındaki yükseliş

Sebepleri böylece saptadıktan sonra, bir daha aynı şeyin olmaması için “sıkılaştırma”ya yani para arzını kısma ve faizleri yüksek tutma politikasına önden yüklemeli olarak 2023’e kadar kararlılıkla devam edeceğini söylüyor. Ama hükümete ne harcama ne de vergiyle ilgili bir tavsiyede bulunuyor. “İşimizi açık, samimi ve etkili bir (hükümetle) işbirliği ve (halkla) iletişim politikasıyla yapacağız” diyor.

Soru: Hükümet, enflasyonu düşürmek için ne yapacak acaba?

İstanbul Havalimanı’ndan 10 kat daha büyük bir “kara delik” olacak Kanal İstanbul işi ne olacak?

Diğer kara delikler küçültülecek mi?

Askeri harcamalar kısılacak mı?

İtibardan tasarruf edilecek mi?

TOGG, Elon Musk’a mı devredilecek?

Yandaş ihyası ve imar rantı peşkeşleri sürecek mi?

Son söz: Kimse ezanları susturamaz!

Sözcü

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!