Ne demişti? Niçin vazgeçti?

Ne demişti? Niçin vazgeçti?

Rahmi Turan

Erdoğan 19 Mayıs 2015’de Başbakan’dı…

O tarihte nasıl bir gençlik istediğini şöyle anlatıyordu:

“Sakın kula kul olmayın! Sakın makam, mevki sahiplerinin önünde eğilmeyin!

İster Cumhurbaşkanı, ister Başbakan, ister para babaları olsun, şunu bilelim ki, eğilmek dalkavukluğu getirir ve bu milletin gençlerine asla dalkavukluk yakışmaz!”

Aynı Erdoğan 2017’de gençlik hakkındaki düşüncelerini, “Bize sorgusuz sualsiz itaat eden bir gençlik değil, neyi niçin savunduğunu bilen bir gençlik lâzım!” diye açıklamıştı.

Bunları, Erdoğan‘ın Başbakanlığı dönemindeki Basın Danışmanı Akif Beki’nin notlarından öğreniyoruz. O yıllarda Erdoğan‘ın nasıl bir gençlik istediğini Akif Beki böyle yazdı.

★★★

İşte, bir ayı aşkın süredir demokratik haklarını kullanarak eylem yapan Boğaziçi Üniversitesi’nin öğrencileri, öyle bir gençlik…

Haklarını arıyor, makam ve mevki sahiplerinin önünde eğilmiyor.

İlkeli, kişilikli, onurlu ve gururlu bir gençlik…

Tayyip Bey “İster Cumhurbaşkanı, ister Başbakan, ister para babaları olsun, eğilmeyin.” dememiş miydi?

Boğaziçi öğrencileri de öyle yapıyor işte… Neden kızıyorsunuz ki?

İktidar şimdi polisi onların üzerine salıyor…

Üzerlerine biber gazı sıkılıyor…

Dövülüyor, aşağılanıyor, gözaltına alınıyorlar!

Gençler ve yurttaşlar iktidarın karşısında başını eğsin, kafalarını kaldırmasınlar!

İstenen bu!

★★★

Çok değil, daha 4 yıl önce “Bize sorgusuz sualsiz itaat eden bir gençlik değil, neyi niçin savunduğunu bilen bir gençlik lâzım!” diyen Erdoğan şimdi Boğaziçi öğrencileri için şöyle diyor:

“Biz bu gençleri ülkemizin gerçek mânâda milli ve manevi değerlere sahip gençleri olarak kabul etmiyoruz. Siz öğrenci misiniz, talebe misiniz, yoksa rektörün odasını basmaya kalkışan, orayı işgale kalkışan terörist misiniz?”

Bu sözlerin 4 yıl önce açıkladığı düşüncelerle hiçbir benzerliği yok!

Derdimiz Çin aşısı, batan esnaf, işsiz kalan insanlar, askıda ekmek idi, şimdi nur topu gibi doğan yeni bir sorunumuz daha oldu… “Dertleri zevk edindik, bizde neşe ne arar?” şarkısını söyleyerek kendimizi teselli edelim bari!

Devlet eliyle kumar kazığı!

Bir yandan “Gençlerimizi kumardan koruyalım.” diyoruz, bir yandan da internette devlet eliyle kumar oynatıyoruz.

Nasıl bir çelişkidir bu?

İYİ Parti İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray, Milli Piyango idaresinin “sanal kumar” oynattığı iddiasını Meclis gündemine taşıdı.

Milli Piyango‘nun kendi internet sitesinde 20’den fazla kumar oyunu sağladığını belirten Aytun Çıray “Fiziki olarak yasak olan kumarın sanal ortamda da yasaklanmış olması gerekir, fakat maalesef Milli Piyango devlet eliyle kumar oynanmasına yer ve imkân sağlıyor.” dedi.

Her yandan sıkışan halkımıza bir kazık da “devlet eliyle kumar oynatılarak” atılıyor!

TEBESSÜM

Çin Seddi’ni kim yaptı?

Tarih öğretmeni sınıfta “Türk-Çin” konusunu işler. Dersin sonunda bir öğrenciye:

“Oğlum, söyle bakiiim, Çin Seddi’ni kim yaptı?” diye sorar.

Konuyu dinlememiş olan öğrenci telaşla:

“Valla ben yapmadım hocam!” der.

Bu cevaba sinirlenen öğretmen doğruca müdürün odasına gider ve durumu anlatır.

Müdürün kafası başka bir konuyla meşgul olduğundan öğretmeni iyi dinleyemez ve o da:

“Bunlar hep böyledir hocam” der “Hem yaparlar, hem de ‘Yapmadım’ derler! Aldırma sen onlara!”

Öğretmen düşüp bayılır!

GÜNÜN SÖZÜ

Bu toplum, kulluktan kurtulup ne zaman vatandaş olacak?

Sözcü

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!