Başı ezilecek yılanlar, öyle mi?

Başı ezilecek yılanlar, öyle mi?

Rahmi Turan

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi ki:

“Siz öğrenci misiniz, siz talebe misiniz yoksa siz terörist misiniz?”

Bahçeli dedi ki:

“Türkiye’nin böyle evlatları yoktur. Vandaldır, barbardır, gözlerini kan ve nefret bürümüştür. Bunlar başı ezilmesi gereken zehirli yılanlardır!”

İçişleri Bakan Yardımcısı dedi ki:

“Gözaltına alınan 45 kişiden 22’sinin terör örgütleriyle irtibatlı oldukları tespit edilmiştir.  İstanbul‘da 159 kişinin 79’unun, başta PKKFETÖ olmak üzere terör örgütleriyle irtibatlı oldukları tespit edilmiştir.”

★★★

Bunları dinleyince insan “Vay canına!” diye feryat etmemek için kendisini zor tutuyor.

Nasıl bir önyargıdır bu?

Korkunç suçlamalara hedef olan Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri daha hâkim önüne bile çıkartılmamıştı… Haklarında hiçbir mahkeme kararı yoktu…

Böyle olduğu halde onlara “Terörist” demek, “Başlarının ezilmesi gereken zehirli yılan” olmakla suçlamak nasıl bir anlayıştır?

Siz, her önünüze gelene “Terörist” derseniz, bu en çok teröristleri memnun eder, onların işine yarar!

Ortada hiçbir belge ve kanıt olmadan, daha mahkemeye bile çıkmadan, ülkede en yüksek puanları almış gençleri “Terörist, vandal, barbar, başı ezilmesi gereken yılan!” diye suçlamak bu pırıl pırıl öğrencilere reva mıdır?

Unutmayınız, onlar Türkiye‘nin umududur, ülkemizin geleceğidir.

★★★

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ne yapmış?

Yolsuzluk, hırsızlık mı yapmışlar?

Adam mı vurmuşlar?

Banka mı soymuşlar?

Milletin malını mı gasp etmişler?

Hayır! Bunların hiç birini yapmamışlar…

Sadece demokratik haklarını kullanıp, dünyanın saygın üniversiteleri arasında yer alan Boğaziçi Üniversitesi‘ne tepeden inme rektör tayin edilen Prof. Melih Bulu‘yu protesto ederek “Böyle rektör istemiyoruz” dediler. Bütün suçları bu!

Anayasa‘nın 34’üncü maddesine göre:

“Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.”

Bu anayasal haklarını kullanarak barışçıl gösteriler düzenleyen öğrencilere orantısız şiddet kullanmak, onları dövmek, yaka paça götürüp gözaltına almak demokratik bir devlete yakışıyor mu?

Bu soruya, aklı başında her insan aynı cevabı verir:

“Yakışmıyor!”

★★★

159 kişi gözaltına alındı.

51 kişi adliyeye sevk edildi, 30′u için tutuklanma istendi.

Ne oldu?

Mahkeme, “Anayasa’nın 34’üncü maddesine uyarak, izinsiz, şiddetsiz, silahsız gösteri yapan” öğrencilerin tamamını serbest bıraktı.

Ey siyasiler! Ey iktidar!

Ülkenin istikbalini düşünün!

Memleketin geleceği olan fidanlarımıza kıymayın! Onları anlamaya çalışın!

TEBESSÜM

Napolyon’un özlemi!

Boğaziçi Üniversitesi‘ndeki demokratik direnişe iktidar medyası pek yer vermiyor…

Hikâye bu ya… Büyük İskender, Jül Sezar ve Napolyon, Stalin‘in daveti üzerine gittikleri Moskova‘da bir geçit törenini izliyorlarmış.

Büyük İskender tanklara bakmış:

“Vay vaay!” demiş “Benim bunlara benzer arabalarım olsaydı, bütün dünyayı fethederdim yahu!”

Jül Sezar’ın gözü ise füzelerdeymiş:

“Ah, ah… Benim böyle dev ateş oklarım olsaydı, inanın ki, dünyayı parmağımda oynatırdım!” diye yakınmış.

O sırada Napolyon, okumakta olduğu Rus gazetelerinden başını kaldırıp:

“Siz bendeki talihsizliğe bakın…” demiş. “Bende böyle bir basın olsaydı, Waterloo savaşını kaybettiğimden kimsenin haberi bile olmazdı!”

GÜNÜN SÖZÜ

Gençler itilip kakılıp hor görülürse, o tarlada diken ve ısırganlar yetişir!

Sözcü

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!