Aşılamanın hiç hesaplanmayan yönleri üzerine, karışıklık büyük ve siyasi yerli aşı

Aşılamanın hiç hesaplanmayan yönleri üzerine, karışıklık büyük ve siyasi yerli aşı

obursa

Türkiye aşılanmaya başladı. Fakat hayal ile gerçekleri karıştırmadan durumu nesnel görmekte yarar var. Aşı oluyoruz kurtuluyoruz, artık nisan-mayıstan itibaren her şey gül gülistan gibi hayaller, daha büyük bir bulaşma ve yıkımı beraberinde getirmeye müsaittir. Bana göre bu yıl hiç de rahat geçmeyecek…

Nedenlerine gelince:

– Eldeki aşı olanaklarıyla bu yıl bir koronavirüse karşı kitlesel bağışıklık (nüfusun yüzde 70’i) kazanılması ve virüsün bulaşmasını geriletmek hayal. Bu şu demek: Hükümet bugünkü gibi sık sık kısıtlamalara başvurmak zorunda kalacak.

– Türkiye 50 milyon doz aşı bağlantısı yaptı. Bunun 10 milyonu geldi. 2 milyon kişi aşılandı. Kullandığımız CoronaVac aşısının tutma oranı yüzde 50 (BioNTech ve Moderna’nın yüzde 95) Yani aşılanan nüfusun ancak yarısında virüse karşı antikor oluşacak. Diğer yarısında aşı tutmayacak.. Bu, seçilen aşının da yanlışlığını gösterir. CoronaVac aşısının yol açacağı karışıklığı düzeltmenin büyük masrafları ve karışıklıkları olacak.

ANTİKOR KONTROLÜ KİMDE?

– Yani aslında gerçekten aşılananların sayısı 25 milyonda kalacak. Nüfusun üçte birinden az. Tüm bunların ötesinde, aşılanan 50 milyon kişiden kimlerde aşı tuttu kimlerde tutmadı, büyük bir bilinmezlik. İnsanlar, aşı oldum, tamam artık, rehaveti içine girebilir. Bu tehlikeli.

– Bunun için iki doz aşısını tamamlamış herkesin, antikor-virüse karşı savunma silahları geliştirip geliştirmediğinin testlerinin yapılması gerekir. Antikor testleri! Bu nasıl olacak? Bugüne kadar bakanlığın bu konuda bir programı var mı? Ben duymadım. Bu testler nasıl yapılacak? İnsanlara şu mu denecek: Git, özel laboratuvar ve hastanelere antikor testini yaptır (en az 250 TL). Aşılananların yüzde kaçı bunu yapabilir? (BioNTech- Moderna aşıları yüzde 95 güvenirlikli, bu testler gereksiz) Ayrıca antikor testlerinin, yanlış negatif çıkması da söz konusu.

SORULAR, SORULAR

– Yani elde 25 milyon aşılı insan olacak. Burada başka bir sorun daha ortaya çıkacak: Acaba CoronaVac aşısının oluşturacağı antikorların yaşam süresi ne kadar? Bilinmiyor. Bir ay? İki veya üç ay? Bağışıklık sistemimizde kalıcı bir uyanıklık oluşturuyor mu, yoksa sistemimiz belirli bir süre sonra virüsü unutuyor tanımıyor ve enfeksiyona açık hale mi geliyor?

– Ve… tüm bu nesnel durumu kontrol edecek ve ülkeyi bu anlam geleceğe taşıyacak, ilk elde 50 milyon daha, sonra belki yeni bir 50 milyon doz daha aşıyı ülkeye getirecek, daha güvenilir aşılara yönelik anlaşmaları gerçekleştirecek bir yönetim gerekli.

Bunun bedeli bulaşmanın artması, kısıtlamaların sürmesi ve ekonomik sıkıntıların had safhada tırmanması olabilir.

SİYASİ YERLİ AŞILAR HAYALİ

Saray’da bilim ödülleri töreninde, Cumhurbaşkanı “3 aşımız faz-1 aşamasına geldi, ayrıca mevcut inaktif aşılardan daha etkin olma potansiyeline sahip bir aşımızla, ikinci nesil bir aşımızın çalışmaları hızla devam ediyor, kendi aşısını tasarlayan, geliştiren ve pazarlayan bir ülke olarak uluslararası arenada önemli bir oyuncu haline geleceğiz” dedi.

TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal da “Bu aşılar yurtdışında çalışılanların benzeri değil, virüse karşı etkinliği ve güvenilirliği daha yüksek aşılar olacaktır” diyor.

Bu açıklamalar neye dayanıyor belli değil. Çünkü ortada bir bilimsel açıklama yok.

BİLİM SUSUYOR, POLİTİKA KONUŞUYOR

Dünyada aşı meselesi bilimin işi. BioNTech ve Moderna aşıları üzerine, bilim insanları dünyaya hep bilgi verdi. Çünkü tüm sorumluluk ve bilgi onlarda. Ama bizde aşı üzerine çalışanların hepsi susuyor ve sadece politikacılar konuşuyor. Aşı çalışmaları bir siyasi propaganda aracı!

Putin’in aşısı SputnikV üzerine doğru dürüst bir bilimsel rapor bile yayımlanmadı. Ama aşılama yapılıyor. Yani siyasi-Putin aşısı söz konusu!

Unutmayın ki Fransız şirketi Sanofi gibi büyük bir ilaç şirketi aşı çalışmasını durdurdu, gerekçesi yeterli antikor üretmekten uzak olması.

Biz de ise ortada sıfır bilgi var ama politikacılar aşıları neredeyse üretti, dünyanın en iyileri arasına soktu ve dünyaya bile pazarlamasını yaparak bilimsel öncülüğümüzü ilan etti! Siyaset aşılar üretiyor!

* Bu yazının yazılmasında Prof.Dr. Önder Ergönül ile yaptığım sohbetin katkısı oldu.

Cumhuriyet

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!