Sabır taşıyor!

Sabır taşıyor!

Rahmi Turan

“Şu mektepler olmasa Maarif’i ne güzel idare ederdim!” kafasındaki Milli Eğitim Bakanı’ndan, “Şu 65 yaş üst olmasaydı sağlık sorunlarını ne güzel hallederdim” zihniyetindeki Sağlık Bakanı’na geldik!

65 yaş üstü (dünyada değil) yalnızca Türkiye’de ayrı bir toplumsal sınıf haline getirildi!

100 yıl önceki Amerikan zencileri gibi itilip kakılıyor, aşağılanıyor, seyahat hakları kısıtlanıyor, kısacası her türlü eziyet onlara reva görülüyor.

İşin en hazin tarafı, Sağlık Bakanı da, Bilim Kurulu da bunun adına “Korumak” diyor. Aslında yaşlıları ev hapsinde öldürüyorlar!

Batı ülkelerinde, hakkaniyet var, yaşlıya saygı var. Alınan önlemler yediden yetmişe herkese aynı şekilde, eşit olarak uygulanıyor, ayrımcılık yok!

Yaklaşık bir yıldır evlerinde günün 21 saati hapis hayatı yaşayan 65 yaş üstü vatandaşlar şimdi korona salgını dışında çeşitli hastalıklarla boğuşuyorlar. Çoğu tedavi için hastaneye bile gidemiyor. Neden?

İstanbul’da 65 yaş üstü yurttaşların toplu taşıma araçlarına binmeleri yasaklandı.

Özel araçları ya da taksi tutacak paraları olmayanlar hastanelere gidemiyor, bankalardaki işlerini takip edemiyor, kaderlerine boyun eğip evlerinde hazin sonlarını bekliyorlar.

★★★

Gerçek olan şu ki, 65 yaş üstü yurttaşların arttık sabırları tükenmek üzere…

50 yıllık gazeteci arkadaşım sevgili Aydın Öztürk‘ten bir mesaj aldım:

“65 yaş üstü vatandaşları toplumdan tamamen dışladılar. Zor geçinen onbinlerce yaşlı insan var. 65 yaş üstü yurttaşların toplu taşıma araçlarına (otobüs, minibüs, metro, vapur, vs.) binmelerinin yasaklanması insafsızlıktır!”

Başka bir okurum mektup yollamış. Acı bir dille:

“Bizler Hitler Almanya’sındaki Yahudilere döndük. Bari bizi de gaz odalarında imha etseler de, onlar da kurtulsa, biz de kurtulsak!” diyor.

Diğer bir okurum da Adalar’dan mesaj yollamış:

“Ben 67 yaşındayım. Evim Heybeliada’da… Hâlâ çalışıyorum, çünkü çalışmak zorundayım. Haftanın 5 günü işe gidip gelmem gerekiyor. Şimdi vapura binemezsem, yüzerek mi İstanbul’a gidip geleceğim?” diye acı acı soruyor.

★★★

Sevgili okular… Ben bu sorunu defalarca dile getirdim. Aldırış eden yok!

Bizdeki yöneticilerin kulakları var duymuyor, gözleri var görmüyor!

Yetenekleri, becerileri, iş yapma kabiliyetleri bu kadar!

Vatandaşlarına yeterli miktarda aşı temin edemeyen, her gün birçok ölüme seyirci kalan bir yönetimden ne beklenebilir?

65 yaş üstü vatandaşlar, kendilerini toplumdan dışlayan siyasilere sandıkta oylarıyla cevap vermelidir. Onlara diyorum ki:

“Bunu da yapmazsanız, tüm kabahat sizindir canım kardeşim!”

Türkiye’ye örnek olmalı!

Alkent, İstanbul’un gözde sitelerinden biri… Hali vakti yerinde ailelerin oturduğu nezih bir yerleşim yeri…

Yıllardır Alkent‘te oturanlar, aidatların yüksekliğinden “İllallah” demişlerdi. Kendi evlerinde kirada oturur gibi para ödüyorlardı…

Sonunda yönetimi değiştirdiler… 3 yıl önce eski yönetim gitti, yeni yönetim geldi.

İlginç olan şu:

Her şeyin ateş pahası olduğu, her ürüne zam üstün zam yapıldığı, doğalgaz ve elektrik faturalarının can yaktığı bir dönemde, Alkent Sitesi‘nin aidatı 3 yıldır bir kuruş bile arttırılmadı.

Bunun sebebini Alkent İcra Kurulu Başkanı Kemal Bayazıt yayınladığı mesajla açıkladı:

“Kat maliklerimizin mutlu olmaları için 2021 aidatlarına zam yapılmayacaktır.

2018 yılında devir aldığımız bütçe ile 3’üncü yılda da aidatlara zam yapmıyoruz.

2018 bütçesini yapan İcra Kurulu üyelerinin kulakları çınlasın. 2021’de de, şişirilmiş bütçenin gazını almaya devam edeceğiz. Hayırlı, uğurlu olsun!”

İşte, sözün bittiği yer! Yönetim değişikliği ile birlikte hesaplar da düzeldi.

Türkiye‘ye örnek olmalı!

GÜNÜN SÖZÜ

Bir ülkede bilgili insanlar sessiz kalırsa aptallar çoğalır!

Sözcü

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!