Alanım Ekonomi

Alanım Ekonomi

Işık Kansu

Geçmişte yürütmenin başı olan Başbakan, her cuma günü, Atatürk’ten yadigâr Çankaya Köşkü’nde oturan Cumhurbaşkanı’nı haftalık olağan toplantı için ziyaret eder, ülkenin sorunları konusunda bilgi verir, ardından da köşkün kapısı önünde gazetecilerin sorularını tek tek yanıtlardı.

Şimdi:

Saray’daki AKP’li camiye gidiyor, cuma namazını kılıyor. Cami çıkışı, aklına ne eserse, hutbe verirmiş gibi konuşuyor.

Soru moru yok…

Televizyon kameraları da ne derse çekip aynen yayımlıyor…

Bu cuma hutbelerinden birinde dedi ki:

Benim alanım ekonomi…

2002’den bu yana dış borçlar 129.6 milyar dolardan 421.8 milyar dolara yükselmiş. İç borçlar, 91 milyar dolardan 137.8 milyar dolara çıkmış. Yurttaşların bankalara olan borcu 4 milyar dolardan 107 milyar dolara fırlamış.

Kim gerçekleştirdi bu muhteşem tabloyu?

Ekonomi alanının bilgini.

Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervi uçtu gitti.

Muhalefet sordu, “Nerede bu para?

Ekonomi bilgininden yanıt gelmedi. Sus pus.

2020 Küresel Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi raporuna Türkiye girmedi.

Bir ekonomi bilgini tarafından yönetildiğimizden mi?

Hayır…

Veri eksikliği varmış, bu nedenden dolayı Türkiye için bir hesaplama yapamamışlar.

Bir tür sansür anlayacağınız.

Biliyorsunuz, ekonomi bilgini, tıp mensubu olmadığını söyleme yüce gönüllüğünü de gösterdi. Bu yüzden “benim bakanım” dediklerinden Sağlık Bakanı’nı hekimler arasından seçmişti.

O da nüfusa yetecek aşıyı getirmeyi hâlâ beceremedi.

Unutulma Hakkı

Alnından öpülen bol sanlı Saray danışmanı Hamza Yerlikaya’nın sahte diploması Saray yargısınca “unutulma hakkı”na uğradı.

Unutulma hakkı deyince…

Saray’daki de hüküm giymiş, bu hüküm unutulmuş, Deniz Baykal’ın da özel çabasıyla kişiye özel anayasa değişikliği ile bugünlere gelmişti.

O zamanlar “Şiir okuduğu için insan hüküm giyer mi?” demişlerdi. Okuduğu sözleri anımsayalım:

Minareler süngü, kubbeler miğfer / Camiler kışlamız, müminler asker”.

Bugün bunların hepsi gerçekleşti.

Demek ki o sözler, anayasal düzeni değiştirecek bir siyasal hedefmiş…

Unutmayalım, balık hafızalı hiç olmayalım!

Ünlü Beşliler İçin Yasa

İYİ Partili Yasin Öztürk açıkladı:

Yap-işlet-devret modeliyle işletilen köprü ve otoyollardan sistemin kendi hatalarından kaynaklı geçişlerde bile yurttaşlar kaçak geçiş yapmış sayılıp onlara çok yüksek cezalar kesiliyor. Bakiye yetersizliği durumunda, bildirimde bile bulunulmadan yurttaşlar hem ceza hem faiz hem icra, hem de avukat vekâlet ücretiyle karşı karşıya kalıyor. Örneğin, yalnızca 1 liralık yetersiz bakiye, bin liralık ödeme olarak yurttaşa geri dönebiliyor.

Peki, bu kesilen ceza paraları devlete mi gidiyor?

Yok…

Saray iktidarı, onun da önlemini almış. Yasasını bile çıkarmış: 6001 sayılı yasanın 30. maddesi.

Maddeye göre ceza paraları, doğrudan otoyolu işleten firmaya gidiyor.

Yani?

Ünlü yandaş beşliye…

Cumhuriyet

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!