Okluk ya da “Hayalet Saray”

Okluk ya da “Hayalet Saray”

Çiğdem Toker

Artık cevap bile vermiyorlar. Cumhurbaşkanlığı Yazlık Sarayı’ndan bahsediyorum. Marmaris Okluk Koyu’nda Rönesans Grubu’na yaptırılan, ancak ihalesini, maliyetini bilmediğimiz saraydan.

2017’de dönemin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, TBMM’de biraz bilgi vermişti. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda “altyapı, çevre duvarı, peyzaj, dere ıslahları, güvenlik binaları, sondaj çalışmaları, etüd ve projelendirme için bir ihale yaptıklarını” söyleyip devam etmişti:

“12 milyon 125 bin lira harcadık. İnşaatla ilgili bütün işlemler TOKİ tarafından yapılacaktır. Projeler bittikten sonra ana ihale yapılacak. Ortaya çıkmış bir proje, yapılmış bir ihale olmadığından, yanıltıcı bir bilgi vermemek adına rakam telaffuz edemiyorum.”

O rakam hiç telaffuz edilmedi.

(Projenin ayrıntılarını aynı yıl Cumhuriyet’te yazdım.)

Okluk Sarayı cuma günü Cumhurbaşkanlığı’nın 2021 yılı bütçesinde gündeme geldi. Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmede CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban “yazlık saray” hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi, “Hükümetiniz buraya adeta bir hayalet sarayı muamelesi yapmaktadır” dedi. Ekledi:

“Soru önergesiyle ‘Bu yazlık saray kaç hektar üzerine kuruldu? Bu yazlık sarayın yapımı için ne kadar para harcandı? Bu yazlık sarayda bulunan bina sayısı nedir, kaç odası vardır, kaç personel çalışmaktadır, maaşlarını hangi kurumdan almaktadırlar?’ diye sorduk fakat sizden hiç ses ve yanıt gelmedi. Bu soruları 16 Mart 2020 tarihinde sormuşuz, bugün 27 Kasım hâlâ bir cevap alamadık.”

“SARAYDA NEYİ SAKLIYORSUNUZ?”

Alban’ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a yönelttiği sorular ve konuşmasından aktaracağım birkaç başlık, başta yoksullar olmak üzere bu ülkenin bütün vatandaşlarını ilgilendiriyor:

– Bu yazlık sarayda neyi saklıyorsunuz? Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı “Bu saraylar milletin” diyorsunuz, peki o zaman niye milletten saklıyorsunuz?

– Marmarisliler başta olmak üzere, bölge halkı burayı merak ediyor. Görmek için yazlık saraya gidiyor, daha kilometrelerce öteden yurttaşların yollarını kestiriyorsunuz “Bölgeye giriş yasak” dedirtiyorsunuz.

– Bu yetmiyormuş gibi denizden yolu kestirdiniz, sadece sarayın bulunduğu koyu değil, diğer tüm alanları da deniz trafiklerine, taşıtlarına kapattınız.

– Balıkçı tekneleri, önünden geçmeye korkuyor, ateş açarlar diye yollarını değiştiriyorlar.