Ver gazı…

Ver gazı…

Zeynep Gürcanlı

Mücizelere inanır mısınız?

Ekonomik kriz içine gömülmüş, dış politikada sıkışmış, iç politikada seçmen nezdinde giderek eriyen, Babacan-Davutoğlu partileri ile parçalanmaya başlayan bir AKP iktidarının ihtiyacı olan tek şey bir mucizeydi.

Ve bu “mucize” -deyim yerindeyse- icat ediliverdi.

AKP hükümeti Karadeniz’de -daha önce pek çok kez bulduğu gibi- zengin doğalgaz rezervleri bulduğunu açıkladı.

Ancak ülkeyi yönetemeyen AKP hükümeti, bu “mucizenin” halka açıklanmasını da yönetemedi;

İktidardan birileri -belli ki dünyanın da ilgisini çekmek amacıyla- resmi açıklamadan önce bulunan gaz yatağının 800 milyar metreküp olduğunu yabancı basına sızdırdı. Erdoğan’ın resmi açıklamasında ise yatak 320 milyar metreküp olarak açıklanınca, dolar yine yükseldi, borsa yine düştü.

Olsun; AKP daha önce bulunmuş gazı bir kez daha buldu ya, yandaş basınla her şeyin üstü örtüldü;

Ver gazı…

AKP hükümetinin halkı doğalgaz “müjdesine” hazırladığı günlerde, Doğu Akdeniz yine karıştı; Akdeniz’le hiç ilgisi olmayan Birleşik Arap Emirlikleri, Yunanistan’la ve Fransa’yla ortak tatbikat bahanesiyle savaş uçaklarını Girit’e gönderiverdi.

Bu arada AKP sözcüleri, her seçim öncesi bulunan doğalgazların yeni versiyonuna sevin-e-meyen halkı “neden mutlu olmuyorsunuz” diye azarlamakla meşguldu, dolayısıyla Türkiye’nin gerçek “mavi vatanında” yaşanan bu gelişmelere AKP cenahından pek aldıran olmadı.

Yandaş basın elbette hiç durmuyordu;

Ver gazı…

Doğu Akdeniz’de kurduğu ittifakı her gün genişleten, yanına ABD’yi, Avrupa Birliği’ni, şimdi de Arap ülkelerini alan Yunanistan, ABD’yle F-16’larının modernizasyonu için 280 milyon dolarlık kontrat imzaladı. Yunanistan durmadan hava savunmasını güçlendirirken, ABD Kongresi’nin Türkiye’ye örtülü silah ambargosu uyguladığı ortaya çıktı. Yunanistan elindeki F-16’ları sürekli modernize edip, Türkiye’nin-parasını bile verip- dışlandığı projedeki F-35 uçaklarına talip olurken, Kongre’nin Türk F-16’larının modernizasyonu isteğini iki yıldır “hasır altı” ettiği açıklandı.

Buna karşılık AKP hükümetinin Türkiye’nin sadece birkaç yıllık -o da hepsi çıkarılabilirse- doğalgaz ihtiyacını karşılıyacak yatak bulduğu “eksen değiştiriyoruz” sloganıyla halka duyuruldu.

Tabi yandaş basın hemen bu sloganı yaymaya koyuldu;

Ver gazı…

Libya’da “petrolün üzerine otururuz” diye çıkılan sefer, Rusya duvarına tosladı. Türkiye’nin desteklediği Müslüman Kardeşler bağlantılı Sarraç hükümetinin “sırada Sirte operasyonu var”, “Jufra’yı kontrol altına almadan durmayız” açıklamaları buhar oldu uçtu, AKP hükümeti Washington-Moskova uzlaşmasıyla çıkan ateşkese razı oldu.

Libya seferinden elde kala kala, bir “değeri kendinden menkul yalnızlık”, bir de uçsuz bucaksız çöller kaldı. Libya’nın zengin petrol yataklarının kontrolü ise hayal oldu.

İşte tam bu sırada geldi “Karadeniz’de doğalgaz bulduk” açıklaması.

Yandaş basın, AKP sözcüleriyle bir oldu;

Ver gazı…

Türkiye kendisi için yaşamsal öneme sahip Doğu Akdeniz’den dışlanmakla kalmadı;

Ortadoğu sorununda da yalnızlıkların “en değerlisine” sahip oldu. İsrail, Arap ülkeleriyle bir bir arayı düzeltirken, Erdoğan İsrail-Birleşik Arap Emirlikleri diplomatik ilişki kurma anlaşmasına tepki olarak, “BAE’deki Büyükelçiyi geri çekebiliriz” dedi. İsrail’le mevcut diplomatik-ekonomik ilişkiler konusuna hiç değinmemeyi tercih etti.  “İsrail’le diplomatik ilişkisi olan Türkiye, egemen bir başka devletin İsrail’ye diplomatik ilişki kurmasına nasıl karışır” soruları yükseliyordu ki, Karadeniz’deki doğalgaz “müjdesi” açıklanıverdi.

Yandaş basın da elbette AKtrollerle birlik olup, İsrail’i, Kudüs’ü, Ortadoğu’yu bir yana bıraktı, “müjdeye” yöneldi;

Ver gazı…

AKP hükümetinin Filistin davasında bu kadar atıl kalması, kimseyi tatmin etmeyen hamasi açıklamalarla yetinmesi kendi seçmeninde bile tepki yaratınca, hemen Erdoğan için bir Hamas görüşmesi ayarlandı.

Ancak görüşmeye gelen Hamas heyetinde çok ilginç bir isim vardı; ABD’nin “terörist” listesine yerleştirdiği, yetinmeyip bir de başına 5 milyon dolar ödül koyduğu Hamas’ın iki numarası Salih Al Aruri de heyetteydi.

Yabancı basın Erdoğan’ın Al Aruri’yi kabülünü haber yaparken, bizdeki yandaş medya doğalgaz “müjdesi” ve “yeni eksen” ile meşguldü. Kimse bu görüşmenin Erdoğan-Trump ekseninde bile ciddi kaymaya neden olabileceğini yazmadı.

Ver gazı…

AKP sözcülerinin açıklamalarıyla, yandaş medyanın yayınları arasında sahte cenneti bulduğunu düşünün vatandaş o gazla eve gitti ki; İşsiz oğlanla, boş buzdolabı ile, ödenemeyen faturalarla karşılaştı.

Olsun…

Karadeniz’de – AKP hükümetinin tıpkı 2004, 2006, 2007, 2009, 2010, 2011, 2013, 2015’te açıkladıkları gibi- doğal gaz yatakları bulduk ya;

Ver gazı…

Sözcü

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!