Ayasofya’daki kılıç kime karşı?

Ayasofya’daki kılıç kime karşı?

Zeynep Gürcanlı

Oysa ne güzel düşünmüşlerdi;

Ayasofya ibadete açılacak, herkes bundan bahsedecek, ekonomik kriz, dış politikadaki sıkışmışlık unutulup gidecekti.

Ama olmadı; Adını anmak istemediğim Diyanet İşleri Başkanı rol çaldı.

Ayasofya’daki ilk namazda hutbe için minbere kılıçla çıktı. Herkes bir anda Ayasofya’nın yüz yıl sonra ibadete açıldığını unutup, kılıcı konuşmaya başladı.

500 yıldır Türklerin elinde olan Ayasofya’da ortaya çıkan o kılıcın özellikle Türkiye içinde “kime” karşı ele alındığına ilişkin çok yorum yapıldı.

Ancak işin “dışarıya” yönelik kısmı pek konuşulmadı.

Bunun için AKP’nin dünyada nerelerde “kılıç salladığına” bakmak gerekiyor.

Mehmetçik, nüfusunun büyük bölümü Müslüman olan Suriye’de, Esad’ın Müslüman askerlerine karşı savaşıyor mesela.

Ya da yine Müslüman ülke olan Libya’da, yine Müslüman olan karşı gruplarla çarpışıyor. Çoğunluğu Müslüman Somali’de, Katar’da askeri üs kuruyor

AKP. Müslüman Libya’da üs peşine düşüyor.

Yandaş medyanın ve  AKP hükümet yetkililerinin bugünlerde sürekli gündemde tuttuğu “düşman güçlerin” başında Birleşik Arap Emirlikleri geliyor.
Çok sıkı bir Şeriat rejiminin hüküm sürdüğü Suudi Arabistan’ın fiili yöneticisi -ki Müslümanların en kutsallarına evsahipliği yapıyor-, bizzat “Katil” ilan edilmedi mi AKP’nin en üst düzey isimleri tarafından?

Bir de “Müslüman olmayan” dünyaya bakalım;

Mavi Vatan diye çıkılan yolda, Girit’in güneyinde sismik arama için gönderileceği açıklanan Oruç Reis gemisi, ABD bölgeye -elbette başka amaçla- savaş gemisi gönderince, Almanya Şansölyesi araya girince, tırıs tırıs geri geldi. Belli ki “kılıç” orada pek sökmedi.

İdlib’de Şam Rejimi’nin operasyonuna karşılık “omuz üzerinde baş kalmayacak” diyenler, aynı yerde 34 Mehmetçik Rus uçaklarının bombardımanı sonucu şehit olduğunda, bir koşu Moskova’ya gittiler. Ellerinde “kılıç” yoktu. Nitekim -kılıç götürmeyi ihmal etmiş olmalarından sanırım- Rusya’nın dikte ettirdiği yeni idlib mutabakatını imzalayıp, geri döndüler.

ABD ile “ver papazı, al papazı” restleşmesinden keza, birşey çıkmadı. AKP Amerikan Papazı verdi, ama ABD’den bir türlü FETÖ’nün elebaşını geri alamadı. “Kılıç” yine işe yaramadı.

Almanya ve Fransa mesela: artık Türkiye’den imam istemiyorlar. AKP’nin “kılıcı”? Hiç ortada yok.

Kısacası;

AKP’nin bürokratının Ayasofya’da o minberden gösterdiği kılıç, en çok Müslümanlar’a karşı “işliyor.”

İş ABD’ye, Rusya’ya, Avrupa ülkelerine geldiğinde, kimse ne “kılıcı” hatırlıyor, ne de bahsediyor.

Sonra da yandaşlar üzerinden ‘Hilafet” tartışması çıkarılıyor.

Atatürk’ün kurduğu laik Cumhuriyeti yıkıp da Osmanlı’yı, Hilafeti geri getirmenin mümkün olmadığını kendileri de biliyorlar aslında.

Ama olsun; Üç beş oy için “kılıç” şovu da mübah, boş tartışma da…

Sözcü

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!