Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
SALGINDAN SONRA YENİ DÜNYA
01 Nisan 2020
09:18
55 Kez Okundu

maliguler

Geçen haftanın üç önemli olayı vardı:

1) ABD G7’de koronavirüsü “Vuhan virüsü” diye isimlendirmekte ısrar edince diğer 6 ülkeyle ters düştü, yalnız kaldı ve G7 zirvesi ortak açıklama yayımlayamadı.

2) BM toplantısında da benzer bir tablo yaşandı. Fransa’nın önerisi, ABD’nin öneriye “Vuhan virüsü” ifadesini ekletmek istemesi nedeniyle hayata geçemedi ama ABD yine müttefikleriyle ayrı düşmüş oldu.

3) G20 zirvesinde, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in önerdiği dört teklif alınan kararlara yansıdı. Böylece Çin G20 zirvesine ağırlığını koymuş ve zirveye bir anlamda liderlik etmiş oldu.

ABD’NİN İKİ SEÇENEĞİ

Ortaya çıkan bu tablo, hem ABD içinde hem de ABD’nin liderlik ettiği Batı kampı içinde süren “salgınla mücadele stratejisi” tartışmasına da yeni bir boyut kazandırdı.

Barack Obama döneminin Asya-Pasifik işlerinden sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı Kelly Magsamen’den eski Avustralya Başkanı Kevin Rudd’a pek çok isim, ABD’nin salgınla mücadelede başarı için Çin’le işbirliği yapması gerektiğini savundu.

ABD’nin vaka sayısı bakımından Covid-19’un yeni üssü olması, Trump yönetimini iki seçenekle karşı karşıya getirdi.

Beyaz Saray ya 2018’de uygulamaya başladığı Çin’i ticaret savaşı ile baskılama stratejisini sürdürecek ama salgınla mücadelede yalnız kalacak, ya da Çin’le işbirliğine razı olarak birlikte sürece liderlik edecek ve salgınla mücadeleyi daha az kayıpla kapatacak…

Trump’ın “Çin virüsü” isimlendirmesinden vazgeçmesi, ikinci seçeneğin hayata geçebileceğine işaret ediyor şu aşamada.

NEO-LİBERAL KÜRESELLEŞMENİN İFLASI

Donald Trump yönetimi hangi seçeneği seçerse seçsin, salgın kontrol altına alındığında, artık eski dünyanın yerine yeni dünyanın inşa olmaya başladığını göreceğiz hep birlikte…

Kaldı ki yeni dünya aslında 2008’den bu yana adım adım inşa oluyordu. ABD’nin, liderlik ettiği neo-liberal küreselleşmenin ve serbest piyasa ekonomisinin ruhuna aykırı olarak gümrük duvarlarını yükseltmesi, yeni bir sürecin göstergesiydi.

Şimdi o süreç hızlanacak. Şundan:

Emperyalist tekellerin tüm pazarlara sınırsızca girmek üzere başlattığı neo-liberal küreselleşme salgınla birlikte daha da büyük irtifa kaybetti. Neo-liberal küreselleşme ulusal devletlerin etnisitelere ve mezheplere parçalanarak ulusal pazarların emperyalizme açılmasıydı.

Salgın ise tersi bir gelişmeyi tetikliyor: Devletin müdahaleciliği öne çıkıyor, sosyal devlet anlayışı yeniden önem kazanıyor, kamuculuğun yararları görülüyor ve toplamda ulusal devlet yeniden bayrak yükseltiyor.

AB’DE BÖLÜNME İŞARETLERİ

ABD, Çin, AB, Rusya ve Hindistan gibi büyük güçlerin ağırlık merkezleri oluşturduğu yeni dünyanın şekillenmesi artık hızlanacak.

Hatta ulusal devletlerin bu çağda da vazgeçilmez olduğu gerçeği, AB içinde ciddi çatlaklar yaratacak, yaratmaya da başladı.

AB’nin salgın nedeniyle Şengen’i askıya alması ve sınırları kapatması, AB ülkelerinin her birinin kendi başına kalması, en ağır durumdaki İtalya’ya AB ülkelerinin yardım yapmaması birliğin geleceğini tartışmaya açıyor. İngiltere’nin ayrılmasıyla zaten güç yitiren AB, görünen o ki salgın kontrol altına alındıktan sonra Akdeniz ülkeleri ile Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri olarak ikiye ayrılacak gibi görünüyor.

Diğer yandan ABD’nin AB’ye sınırlarını kapatması, İtalya başta müttefiklerine yardım etmemesi, edememesi, salgından sonra ABD ile AB arasında ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesine neden olacak.

Kısacası salgın kontrol altına alındığında, kayan fay hatları nedeniyle devletlerin yeni duruma göre konumlanmaya başladıklarını izleyeceğiz…

Mehmet Ali Güller
CRI Türk

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


3 + 5 =

FpsAgency