Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Koronavirüs siyaseti nasıl etkiler?
01 Nisan 2020
09:11
86 Kez Okundu

Barış Doster

Marx’ın yakın dostu, çalışma arkadaşı, yoldaşı Engels’in sözüdür: “İhtiyaçlar keşiflerin anasıdır”. Koronavirüs nedeniyle insanların önemli bölümünün evden çıkamadığı şu günlerde, sanayinin, teknolojinin yeni ürün ve icatlarıyla da tanışacağız. Krizi kendilerince fırsata çeviren sektörler olacak. Dahası var. Koronavirüs kaynaklı gönüllü ve zorunlu karantina günlerinde evlerde geçirilen saatler, sadece evdeki ve telefondaki sohbetleri uzatmayacak. Unutulan pek çok şeyi de anımsatacak. Kimileri “eski defterleri açacak”, kimileri eski dostlarını arayacak, kimileri yıllar önce aldığı ama okumaya fırsat bulamadığı kitapları okuyacak, kimileri şimdiye dek yeterince zaman ayıramadığı hobilerine yönelecek. Fakat yaşananlar bunlarla sınırlı kalmayacak. Çünkü sosyal bilimlerde kuraldır; her toplumsal gelişme, ekonomik ve politik sonuçlar doğurur. Her siyasi modelin, iktisadi ve içtimai boyutları vardır. Her ekonomik yaklaşım; siyasal, toplumsal, sınıfsal tercihler içerir.

Daha neler göreceğiz?

Liberalizmin, kapitalizmin, emperyalizmin lideri ABD, iç bünyesinin ne kadar zayıf olduğunu daha çok görecek. Salgın hastalığa karşı önlemler kapsamında, 2 trilyon dolarlık ekonomik teşvik paketini onaylayan ABD Başkanı Trump, önümüzdeki günlerde başka adımlar atmak zorunda kalacak. Göreve geldiği günden beri, ekonomik alanda Çin’e karşı korumacı önlemler almaya çalışan, bu yönde iki ileri, bir geri giden Trump, “hasım devletler” dediği Çin ve Rusya’dan gelen tıbbi yardım paketlerini memnuniyetle kabul edecek. 2008’deki küresel ekonomik krize karşı, milyarlarca dolarlık kurtarma paketlerini devreye sokan dönemin ABD Başkanı Obama’yı, her seferinde yerden yere vuran Trump, daha kapsamlı önlemler alacak. ABD yurttaşlarının, salgın hastalıkla mücadelede sadece temizlik ürünlerine, ilaçlara, gıda maddelerine değil, aynı zamanda silahlara da yoğun talepte bulunduğu, ABD’de marketlerin ve eczanelerin yanında, silah dükkânlarının da boşaldığı düşünüldüğünde, halkın güvenlik endişelerini gidermek için de yoğun mesai harcayacak Trump. Elbette kapitalizmin yarattığı bireyci, bencil kültürü; serbest piyasanın yarattığı sorunları sorgulamayacak. Fakat kendi güvenliklerini sağlamak için bireysel ölçekte silahlanan, silahlanmak zorunda olduklarına inanan yurttaşlarının, sağlık sistemiyle ilgili sert eleştirilerine daha çok muhatap olacak. Dünyada silahlanmaya en fazla bütçe ayıran, silah üretiminde ve ticaretinde liderliği bırakmayan, 2020 yılı savunma bütçesi 738 milyar dolar olan ABD’nin başkanı da, nükleer silahların, savaş uçaklarının, patriot füzelerinin, uçak gemilerinin salgın hastalığı yenemediğini er ya da geç öğrenecek. Sözün özü, petrol tekellerinin, otomotiv şirketlerinin, silah endüstrisinin, finans lobisinin, inşaat sektörünün hizmetinde olan, çıkarlarını savunan, sözcülüğünü yapan siyasilerin işi, eskisinden zor olacak. Fakat bu siyasiler kendiliğinden sahneden çekilmeyecek. Onlardan kurtulmak ve daha insanca, hakça bir düzen kurmak için; ideolojik berraklık, politik tutarlılık, örgütlü mücadele ve devrimci kararlılık gerekecek.

Cumhuriyet

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


× 6 = 6

FpsAgency