Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Ben bilmem merkez bilir!
24 Şubat 2020
00:10
63 Kez Okundu

Servet Avcı

Canlı yayındayız ve 84 milyon bizi izliyor. Ben kimsenin sözünü kesmedim lütfen kimse benim sözümü kesmesin. Şimdi size S 400′leri şöyle anlatayım: Uçanı kaçanı vurur. Hem benzinle hem tüple çalışır. İkinci el piyasası iyidir. Kaparoyu verdikten sonra kredi kartına taksit de yapıyorlar. Ben bizzat inceledim. Patriotları çırak çıkarır. Zaten bizim bölgesel çıkarlarımız Rusya, Çin ve İran’la birlikte hareket etmeyi gerektiriyor.

- Hamdullah abi telefon geldi.

- Ne telefonu?

- Viraj almışız. Yeniden Atlantik’e döndük galiba…

- Ne diyeceğiz peki?

- Strateji diyecekmişiz abi strateji… Hiç sıkılmadan, yüz kızartmadan, hep haklı çıkmış gibi konuşacaksın!

- Şimdi aziz milletimizin huzurunda bir kere daha tekrar edeyim. Biz bu Rusları 93 harbinden biliriz. Baltacı’yla Katerina’dan beri biliriz. Ayıptır söylemesi onlar da bizi bilir.  Öyle sıcak deniz hayallerine paça kaptırmayız. Zaten o S 400′ler de teneke.

- Abi Şangay Beşlisi de yalan oldu…

- Daha önce teklifimi yapmıştım. O zaman da Adana Altılısı’na basarız parayı… Hem yerli ve milli…

- Stüdyomuzda Kıbrıs uzmanımız da var. Şimdi ona soralım: Siz Annan Planı’nı desteklemiş ‘Yes be annem’ diye. Rumlar ‘hayır’ deyince plan yatmıştı. Şimdi o plana hâlâ ‘evet’ diyor musunuz, yoksa ‘hayır’ deyip planı reddeden Rumlar gibi mi düşünüyorsunuz?

- Eeeeee, şimdiiiii, dış politika çok boyutludur. Birkaç boyuta ayrılır, sonra tekrar birleşir.

- Yani?

- Ya lâf aramızda. Konuşma, kıvırma, yeni şekle ayak uydurma kılavuzumuz henüz güncellenmediği için ben de bilemiyorum ne diyeceğim. Sağdan sola dönene kadar 10 ton kömür yakıyoruz ya.

- Şimdi de AB uzmanımıza dönelim. Avrupa Birliği’ne kaç kere girip, kaç kere çıktığımızı ve sizin de her giriş ve çıkışı alkışladığınızı hatırlıyor musunuz?

- 327 kere girdik, 438 kere çıktık. Aradaki fark çıkış kapılarını karıştırmaktan kaynaklandı. Döner kapı olunca dikiş tutturamadık. Ama ekmek çarpsın ki hepsinde de haklıydık. Girerken de çıkarken de.

- Son durum ne peki?

- Ben sizi daha sonra cep telefonunuzdan arasam! Çünkü müzakereci heyetin Brüksel’e doğru yola çıktığı ama AB’ye girişimize karşı çıkan Somalili çeteler tarafından yollarının kesildiği haberleri geliyor. Teyit edeyim ararım.

- Kimi çevreler bu politikayı çok eleştiriyor, istikrarsızlık olarak görüyor. Siz ne diyorsunuz bu konuda?

- Büyük resim okumayı bilmeyen kafalar almıyor bunu. Alacaksın o büyük resmi algı operasyonu yapanların gözüne sokacaksın. Bir yerlerde üst aklı kıstırıp alt akla eşek sudan gelene kadar dövdüreceksin. Ve o eşek de asla sudan bir türlü gelmeyecek ibret için.

- Çok hassas bir süreçten geçiyoruz. Vatandaşlarımızın kafası karışıyor. Onlara ne tavsiye edersiniz?

- Ben taktiği tekrar edeyim: Çözüm sürecinde teslim olurken sonra vururken de alkışlayacaksın… O zaman ona ‘doğruydu’ diyeceksin, bu zaman buna… Yarın neye ‘doğru’ diyeceğini bilmemek ise umurunda olmayacak… “Ben bilmem merkez bilir” gerçeği siyasî amentünün ilk ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez şartı olacak…

- Rus uçağını düşürülünce de oradan kahramanlık çıkaracaksın, “Bundan sonra böyle, işinize gelirse, alayınıza gider” diyeceksin… Sonra koştura koştura özür diledikten sonra bunu atomu yeni parçalamış gibi  ‘bölgesel yeni dış politika’ çerçevesine oturtup buradan da büyük bir başarı çıktığını IQ problemi olmayanlara göstereceksin… Zaten tecrübelisin, bir gecede ‘başarı’yla boşaltılan Süleyman Şah Türbesi’nde gerekeni yine yapmıştın ya aynı onun gibi…

- Yabancılar sizi çok mu övüyor? Daima yaptığın gibi bunu ülkenin yükselen itibarına bağlayacaksın, eski devlet adamlarımızın yabancılar karşısındaki o ezik fotoğraflarını gündeme getireceksin, farkı hissettireceksin… Yabancılar sizi eleştirmeye, kötülemeye, kızdırmaya mı başladı? Dönüp bu defa büyümemizi çekemediklerini, zaten onların olaylara haçlı kafasıyla baktıklarını, esasında bizi övseler kendimizden şüphelenmemiz gerektiğini buyuracaksın…

- Yabancı derecelendirme kuruluşları kredi notunu yükseltirse, eski Türkiye’ye hava basacaksın, ülkenin dünya ekonomileri arasında nasıl ilk 10′a doğru tırmandığı edebiyatı yapacaksın… Baktın ki aynı derecelendirme kuruluşları notu kırdılar, hemen onların gâvurluğunu hatırlayacak ve ümmete hatırlatacaksın…

Öyle yuvarlanıp gideceksin işte!..

Yeniçağ

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"Ben bilmem merkez bilir!" yazısına 1 yorum yapılmış
  1.  

    bayıldım.içinde bulunduğumuz durum tv programlarına çıkan konu mankenleri ancak bu kadar karikatürize edilebilinir.

Cevap Yazın


3 × = 15

FpsAgency