Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Reis Suriyelileri bırak, Avrupa’dan sürülen Türk kardeşlerin geliyor,
21 Şubat 2020
22:00
43 Kez Okundu

Savaş SÜZAL

Sevgili okurlarım şimdi yazacaklarıma belki inanmayacaksınız ama ne yazık ki gelişmeler acı birçok gerçeği sergiliyor. Almanya’dan son gelen acı ve üzücü Türklere saldırı ve ölüm haberleri ne ilk ne de son. Hatırlarsanız, Reisimizi Almanya’daki dindar Türklerden oluşan seçmenler ülke seçimlerinde hep desteklemiş ve kritik rol oynamışlardı. O aradaki işçi kardeşlerimiz Reisin partisinin kuruluşundan bugüne kadar seçimler de hem oy hem de maddi büyük katkı sağlamıştı. Bu konunun Almanya ile sınırlı olduğunu sanmayın. Anlatacağım.

Reisimizin radikal dinci saldırgan konuşmaları ve dünya da İŞİD ve öteki radikal dinci unsurlara desteği bir süredir dünya üzerindeki Türklere düşmanlığı artırdı. Dikkatinizi çekerim, Müslüman demiyorum. Arap ta demiyorum Türk diyorum, Türk. Zaten Reis ve partisi iktidara geldiği 2000 yılından buyana yabancılara karşı uygulamaları ve politikaları nedeniyle bizi de Türklük mertebesinden Arap sınıfına koymuş oldular.

Hatırlarsanız Almanya’daki bu olay ilk değil. Ayrıca Hollanda, İngiltere, Fransa ve İtalya ile öteki Avrupa ülkelerinde bize karşı saldırılar düzenleniyor. Ama sizler bu düşmanlığı yandaş yalancı ve menfaat kâr basın nedeniyle duymuyorsunuz veya size duyurmamaya özen gösteriliyor.  Bunu en iyi ve doğru olarak bizler yurt dışında yaşayan Türkler hissediyor ve görüyoruz. Burada Amerika’da bile Türk askerinin Kore’de gösterdiği kahramanlıklar unutuldu. Korkum o ki yakın bir tarihte Avrupa’da yaşayan yaklaşık 7 milyon Türk ana vatana dönmek zorunda kalacak. Yani demem o ki reis Suriyeli kardeşlerini bırak Türk kardeşlerine bak. Anavatana dönmek zorunda bıraktığın vatandaşlarına da maaş ve bedava sağlık hizmeti verecek misin?

Gelelim güncel konumuz darbeye. Türkiye’deki darbe söylentilerini buradan oturdum araştırdım. Gördüm ki bizimkilerin telaşlandıkları kadar önemli değil buradaki hava. Nasıl olsun ki? Bir kere ABD bizdeki siyasiler kadar ucuza ülkelerini ve vatandaşlarını satacak kişi ve liderler bulmakta zorlanacağını biliyor. Hem öğrendim ki Washington, Ankara’daki ülkeyi yöneten politikacıların gizli banka hesaplarını, yaşamlarında sakladıkları olayların videolarını ve hatta kendilerinin ve ailelerinin bile bilmediği birçok gerçeği biliyor.

Biz askeri mektepte gençken (Kuleli ve Harp okulu) aramızda eşimin “ayı şakası” diye tanımladığı bazı şakalaşmalar yapardık. Bu şakalardan birinde arkadaşımızın hassas bir yerinden yakalar ve sıkıştırarak İstiklal Marşı söyletirdik. Anladığım kadarı ile arada bir Washington’da bizim ülkeyi yönetenlere arada bir İstiklal marşı söyletiyor. Adamlar salak mı işbaşındakilerden daha kolay pes edecek yeni adamlar bulsun. Ölene kadar bu gurubu söğüşleyecek. Tabii onlar söğüşlenirken, çocuklarımız ölecek, ülke ekonomisi batacak, onların politikasını uygulayarak ülkemizi de batıracağız. Ne gam ama. Biz bugünü yaşayalım, Cuma namazında camide görünerek onlardanmışız havası verelim de, dolar artmış, sanayi batmış, insanlar işsiz ve aç kalmış. Ne gam, ne kasavet.

Demek istiyorum ki boş verin o darbe sözlerine. Arada bir Washington, aba altından sopa gösteriyor. O kadar. Adamlar kendilerinin patron olduklarını hatırlatıyorlar. Görmüyor musunuz Trump’ın yanında nasıl hazır olda süklüm püklüm duruyorlar. Sadece Trump mı? Obama’nın yanında bahçedeki duruşta yürekler acısıydı. İçerde Atatürk’e saldıran kaplanlar, orada Beyaz Saray’da sümsük ve sinameki. Bu duruşlarına yandaş yalakaların övgü düzmesi bir gazeteci olarak beni her zaman çok utandırmıştı. Hani Ecevit’i eleştirmişlerdi oturdu diye. En azından rahmetli hazırolda durmamış ve mükemmel İngilizcesi ile Amerikalı liderlerle sohbet edebilmişti. Bizimkiler gibi bir merhabayı görüşme diye satmamıştı. Yakında PKK’yı da kardeş örgüt ilan ederler. Nasıl olsa bizimkiler Türk falan değil. Veriveririz Güneydoğu’yu olur biter. Bir kere talimatla açılım falan diye denemediler mi?

Bu basiretsiz takımın uygulamaları herkesi dünyada isyan ettirdi. Çoğu ülke bize olan kinini kusmaya başladı. Mesela Fransa lideri Macron neler söylemedi neler? Son olarakta Reisin ve bizim meşhur Diyanet’in yolladığı imamları kabul etmeyeceğini açıkladı. Peki, sizler Reisin neden Pakistan’a gittiğini anladınız mı? Sanmam. O sırada Münih’teki Libya konferansına davet edilmediği için kapağı Pakistan’a atmış. Libya konusunda da Ruslar golü attı. Bugün yarın ateşkese uymayacağını açıklayan Hafner’in yakın bir tarihte tüm ülkeyi ele geçirmesi bekleniyor. Oradaki Reisin Suriye’den gönderdiği 2000 kardeşi ne olur onu bilemem.

Son güncel konumuz Corona virüsü. Bu kadar yalancı ve cahil bir iktidarın böylesine bir salgın konusunda tedbir aldığına inanmıyorum. Deprem gibi belirli bir felakete karşı bile önlem almayan iktidar hangi derin ve ulvi bilgiyle bu salgını önleyecek. Ayrıca artık sağlık sistemimizde çökmeye başladı bile. Siz siz olun kendi önlemenizi kendiniz alın. Zira salgın öteki molla devlet İran’a da girmiş bulunuyor.  Duyduğumuz kadarı ile Corona virüsü Fatiha suresinden çok korkuyormuş haydi bilmeyenler öğrenmeye.

HABERVİS

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


2 + 5 =

FpsAgency