Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
DEPREMDE TOPLANTI ALANLARI
28 Kasım 2019
08:18
59 Kez Okundu

rserdar

Deprem anında evlerinden çıkan insanlarımızın ilkyardım alabilecekleri, beslenebilecekleri, barınabilecekleri bir alandır “Deprem Toplanma Alanları.”
Tehlike bittiğinde herkes yerine geçer ve toplantı alanları yeni bir felaket için hazırlanır.

Siyasette de toplanma alanları hazırlanır. Bunlar depreme karşı değil siyasi çöküşler için yapılır. AKP’de beklenen son yaklaşmaya başlayınca, Saray yeni toplanma alanları planlamaya başladı!

Şimdilik Türk Milletine hazırlanan iki tuzak var;
-Davutoğlu toplanma alanı!
-Huber Apo destekli Babacan toplanma alanı!

Saray’ın amacı şudur;
“Bizim çocuklar birer parti kursun. Bizdeki çöküşü önleyemezsek, onları destekleriz. Onlardan bize zarar gelmez. Gelmez tabii ki. Yıllarca aynı çorbaya kaşık sallamadık mı? Ha bu arada, Çoban Ateşi Hareketi gibi Türk Milletinin gerçek partisinin de önünü tıkamış oluruz!”

Değerli Okurlar;
Haberin arkasını göremeyenler, kişileri tanımayanlar, yakın tarihimizi iyi incelemeyenler, bizim Babacan ve Davutoğlu’nu eleştirmemize karşı şunları söylerler;
“Bırak işte parçalansınlar. Neden eleştiriyorsunuz ki!”

Bizler, Çoban Ateşi Hareketi Gönüllüleri, sizlere söz verdik;
“Türk Milletine asla yalan söylenmeyecek. Gerçekler Türk Milleti ile paylaşılacak ve son karar Türk Milletinin olacak. Gücün esiri olmayacağız ve adaletten ayrılmayacağız.”

Bizler, başkalarının başarısızlığı üzerine siyaset yapmayız. Türk Milletine ihanet eden kim olursa olsun, ister Saray’da otursun, ister Türk Ordusunun başında, onunla mertçe mücadele ederiz.

Davutoğlu ve Babacan şu sorulara açıkça yanıt vermelidir;
Davutoğlu;
AKP Genel Başkanlığına seçimle geldiniz. Sonra genel seçimi kazanıp Başbakan oldunuz. Türk Milletinin size emanet ettiği makamları bir emirle, hiçbir açıklama yapmadan terk edip kaçtınız.
Şimdi hangi yüzle, Türk Milletinden ne istiyorsunuz? Yarın kaçmayacak mısınız?

Babacan;
Türk Ordusuna kumpas kuran iktidarın bakanı idiniz. Türk Ordusunun Genelkurmay Başkanı “Terör örgütü kurmak” suçlamasıyla zindana atıldığında niçin tek kelime bile söylemediniz?

Cumhuriyetin tüm eserleri özelleştirme adı altında peşkeş çekilirken, siz Özelleştirme Yüksek Kurulu Başkanı idiniz. Bir tane karara, örneğin Telekom soygununa niçin karşı çıkmadınız?

Türk Milletini, tüm Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan borcun üç katı en yüksek faizle borçlandırdınız. Yetmedi mi? İngiliz tefecileri henüz doymadılar mı?

Değerli Okurlar;
Türk Devlet sisteminde, Cumhurbaşkanı-Başbakan-Bakanlar, alınan kararlarda “Müteselsilen sorumludur!” Ben duymadım, görmedim, aldatılmışım, özür dilerim deyip kimse sorumluluktan kaçamaz.

Önce hesap verilecek, yargılanacak sonra siyaset yapılacak!

Çoban Ateşi Hareketinin çıkış noktası Büyük Atatürk’tür. Varacağı yer, Atatürk devrimlerinin yaşama geçirileceği çağdaş Türkiye Cumhuriyeti olacaktır.

Şimdilik, dokunmayın Bademlere;
Para karşılığı fahişelik yaptıkları halde, Türk Milletine namus sattıklarını ve kandırdıklarını sansınlar!
Haram havuzundan beslenen yalaka basın tetikçileri ve maaşlı danışmanlar her akşam TV’lerde saçmalasınlar!
Türk Milletinden çalınan paraların yerlerini bilmediğimizi zannetsinler.

Hepsini üst üste koyup, bir şamarda çöpe gönderdiğimizde, kendilerine gelsinler…

Sağlık ve başarı dileklerimle 28 Kasım 2019

Rifat Serdaroğlu

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


2 × = 10

FpsAgency