Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Ahmet Altan’ı kimler serbest bıraktı?
14 Kasım 2019
00:05
22 Kez Okundu

B. Çolak

Türkiye’de siyahla, beyazın ayrılamadığı birçok nokta var…

Örneğin hukuk bilgisine güvendiğiniz bir akademisyen, kalemine inandığınız bir gazeteci, belagatına hayran olduğunuz siyasetçi; öyle bir an geliyor ki yaptığı yorumla sizi hayretler içerisinde bırakabiliyor.

Son FETÖ tahliyelerinde de benzeri bir tabloyla karşı karşıyayız.

FETÖ’nün tüm operasyonlarını başlattığı ve kumpasların fitilini yaktığı Taraf gazetesi için “İktidar tarafından destekleniyordu” yorumları yapıldı.

Doğru olabilir… Ama hemen arkasından Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak güzellemeleriyle kumpaslar aklanmak isteniyor.

İşin adını doğru koymamız gerekiyor.

Taraf gazetesi üzerinden yürütülen kumpaslarda yöntem aynıydı; yalan belgelerle manşetler, hemen ardından soruşturma başlatan FETÖ’nün savcıları ve sabahın köründe çocuk odalarına bile giren FETÖ’nün polisleri… Hepsi planlı, hepsi organizeydi.

O dönemin Taraf’ını hafif ve sıradan bir proje olarak düşünemezsiniz.

Ahmet Altan da bizzat o sürecin aktörüdür.

Balyoz, Ergenekon yalanlarıyla talan edilen kadrolar, lime lime edilen ordunun en büyük sorumlularıdır.

Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın serbest bırakılması, Türkiye’deki sıkışmış yargıyı dikkate aldığımızda; Saray’ın onayı olmadan gerçekleşemez.

O zaman ne değişti de Altan için önce gözaltı, sonrasında da tutuklama kararı çıkarıldı?

Bu sorunun cevabı yine siyasi çıkarlarla ilgili.

“Cemaat”, hükümet aleyhinde hareket etmeye başlayınca “paralel devlet” olarak ilan edilmişti. Öncesinde işlediği suçlardan, kumpaslardan hâlâ yargılanmıyor.

Ne zaman ki iş AK Parti’nin aleyhine dönüyor, o zaman yargı süreçleri başlıyor.

Ahmet Altan olayı da çok büyük ihtimalle böyle gelişti.

Muhtemelen “serbest bırakma” eylemi ile uluslararası topluma “bizde adalet var” mesajı verilmek istendi.

Ama milletin “aptal olmadığını” bir türlü anlayamadıkları için kamuoyunun tepkisiyle şaşkına döndüler.

Sağcısı, solcusu, muhafazakarı, milliyetçisi çok büyük bir çoğunluk, Altan ve Ilıcak’ın serbest bırakılmasına tepki gösterdi.

Tepkiler o denli büyüdü ki, Saray’a ulaşan anketlerde bile partinin oy oranlarını etkileyebilecek seviyeye ulaştı.

“Aptal yerine konulan millet”, aslında gayet akıllı ve bilinçliydi.

Cezayı da hemen kesmesini biliyordu.

Anında bir U dönüşü ve yeniden tutuklama kararı.

FETÖ’nün kritik isimlerinin nasıl serbest bırakıldığı ve yeniden nasıl yakalandıklarını bu denklemle daha rahat çözümleyebiliriz.

İster kabul edin, ister etmeyin. Türkiye kendi eliyle bir parti devletine dönüşmüştür.

Altan’ı, Ilıcak’ı ve türevlerini serbest bıraktıran da yeniden tutuklattıran da bu zihniyettir.

Son merhalede, yeniden tutuklama kararı gidenleri geri getirmeyecek… En azından kumpaslarla hayatları kararan ailelerin yüreklerine su serpecektir.

Ve unutulmasın ki adalet bir gün herkes için tecelli edecektir.

Yeniçağ

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


+ 3 = 9

FpsAgency