Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
IMF BORÇ İSTEMİŞ
08 Kasım 2019
19:49
18 Kez Okundu

Armağan Kuloğlu

Ne diyor, Tayyip?

IMF bizden beş milyar borç istedi.

Gülmeyin!

Gülmeyin, ağlanacak halimize…

Bakın;

1944 yılında Bretton Woods antlaşması sonucu Dünyanın tefecilik konusunda ikiz kuruluşları olarak tanınan Dünya Bankası (WB) ile Uluslararası Para Fonu yani bilinen adıyla IMF kuruldu.

ABD ve Avrupa ile yapılan anlaşmaların ardından Dünya Bankası’nın Başkanlığı ABD’ye veriliyordu.

İkiz kuruluşlardan bir diğeri olan IMF Başkanlığı ise Avrupa’ya bıraklılıyordu.

Ancak her iki kurumda da patron Amerika’ydı.

Amerika’nın istemi dışında hiçbir şey olmuyordu.

Bu hal, uluslararası tefecilerin fakir ülkeleri ilikleri kemiklerine kadar sömürmede nasıl ortak olduklarının da bir göstergesiydi.

Amerika ve yandaşları dünya ülkelerine öyle bir mengene takmışlardı ki, kolay kolay başta gelişmekte olan ülkeler dahil hiçbir ülke karşı çıkamıyordu.

Sadece, Rusya, Çin, Venezuela, Fransa gibi ülkeler kısıtlı durumlarda baş kaldırıyorlardı.

1995 yılında, Türkiye dahil 155 ülkenin üye olduğu Dünya Ticaret Örgütü kuruldu. Dünya Ticaret Örgütü’nün kurulmasının amaçları şöyleydi:

“Hayat standartlarını yükseltmek, istihdamı ve reel ve gerçek talep hacmini sağlamak, mal ve hizmet üretim ticaretini geliştirmek, dünya kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma hedefine en uygun bir şekilde kullanımına imkân vermek ve çevreyi korumak…

Gelişme yolundaki ülkelerin dünya ticaretinde kalkınmaları için gerekli kaynak için orantılı bir pay elde etmelerini sağlamak…

Karşılıklı çıkar esasına dayalı ve gümrük tarifelerinde ve ticaretin karşılaştığı diğer engellerde önemli, indirimler sağlayan ve uluslararası ticaret ilişkilerinde kayırma işlemleri ortadan kaldıran anlaşmalar yapmak, uygulanabilir ve kalıcı birçok taraflı ticaret sistemini geliştirmek…

Dünya Ticaret Örgütüne bağlı ve bu amaca ulaşmak için gelişmekte olan ülkelerden herhangi biri ABD aleyhine karar aldığında veya görüş bildirdiğinde hatta girişimde bulunduğunda bu hareketi, kredi istemek için IMF veya Dünya Bankası’na başvurduğunda karşısına çıkıyordu.

Kredi, ancak ABD’ye koşulsuz biate dönünce gerçekleşebiliyordu.

Tabii ki bu arada birçok kayıpla…

IMF ve Dünya Bankası verdikleri kredilerde öncelikle ABD’ye kesin itaati şart koşuyordu.

Sözde yardım paketi için bir diğer koşul IMF ve ilgili ülkenin üstünde uzlaşma sağladığı bir 3 yıllık uyum programının varlığıydı.

IMF, kredi verdiği ülkenin refaha kavuşması için vaat ettiği yol gösterme dahil hiçbir şartları yerine getirmiyor, sorun iyice büyüdükten sonra adeta o ülkenin batması için her ortamı hazırlıyordu.

Neyse konumuz bu değildi.

Tayyip’in açıklamasında atlanan olay; IMF ve Dünya Bankası kardeş kuruluşlar olduğuydu.

Bu kuruluşların tek patronlarının ABD olduğuydu.

Yani, Dünya Bankası’na gırtlağa kadar borçluyken, “IMF’nin borcunu ödedik” demek abesle iştigaldir.

Hele “IMF bizden borç istiyor” cümlesine açıklık getirmek aynı zamanda cezaevi kapısına da açıklık getirmek demektir.

Benden bu kadar

YURT GAZETESİ

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


7 × 9 =

FpsAgency