Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
KUŞAKLAR TANIŞMALI(II)… X ve Y KUŞAKLARI…
21 Eylül 2019
15:31
30 Kez Okundu

Noyan Umruk

*”Benim Kâbe’m insandır…” türküsüyle (https://youtube.com/watch?v=jci8pLCwHC0)
rahmetli Ruhi SU’yu rahmetle anarken güzel bir hafta sonu dileği ile

X Kuşağı (1965-1979 Arası Doğanlar)

Dünya petrol krizini, ülkede “iç ve dış mahfillerin” körüklediği kıran kırana sağ-sol çatışmalarını, “Sosyal gelişme ekonomik gelişmeyi geçti…” iddiası ile çağın gereklerine uygun 61 Anayasasını topluma çok görerek delik deşik eden 12 Mart Muhtırasını yaşayan, henüz pek kopmadıkları “Baby Boomer” ağabey ve ablalarıyla birlikte üzerilerinden silindir geçen kuşak…

En yaşlısı 50, en genci 35 yaşlarında… Dünyaya gözlerini, merdaneli çamaşır makinesi, transistörlü radyo, bantlı teyp ve pikapla açtılar.

Sadakat duyguları duruma göre değişir, daha iyi kariyer imkânları ararlar…

Teknolojik devrimin içine düştüklerinden teknolojiyi kerhen, zorunluluktan kullanmaya başladılar.

Toplumsal sorunlara duyarlılar, iş motivasyonları yüksek, otoriteye saygılı ve kanaatkarlar…

Kadınlar iş gücüne daha çok katılmaya, daha iyi yaşamak için daha az çocuk sahibi olmaya başladılar…

Boşanma, HIV, uyuşturucu gibi kavramlarla tanıştılar.

Y Kuşağı (1980-1999 Arası Doğanlar)

En yaşlısı 40, en genci 15 yaşında. Sadakat duyguları hayatın doğal akışı sonucu gelişemedi.

Teknoloji hayatlarında pek çok şeyin simgesi.

12 Eylül’le üzerinden silindir geçen, “Baby Boomer” anne ve babalarının, X kuşağı mensubu ağabey ve ablalarının aksine hızla a-politik hale getirildiler…

Narsist ve girişimciler. Özellikle gözlerini Özal’lı yıllarda açanlar paraya daha fazla odaklandılar ve bireycilik önem kazanmaya başladı.,,

Çok çalışmaktan hoşlanmıyor, eğlenceyi, kazanmayı çok seviyorlar. Beklentileri yüksek ama bedelini ödemek istemiyorlar. En az emekle en yüksek getiriyi elde etmeyi amaç edinen bu fayda maksimizatörleri çok da hızlı tüketiyorlar.

Kıbrıs Barış Harekatı sonucu ambargo, yağ kuyruklarını, benzin sıkıntısını yaşamadıkları için “her şey her zaman böyleydi ve böyle olacak” sanıyorlar.

Eş zamanlı olarak birkaç işi birden yapabilirler. Kitlesel olanı değil, kişiye özel olanı seviyorlar…

Çok önemli bir diğer faktör ise “akran onayı”. Sıra arkadaşının, mesai arkadaşının, internetteki oyun arkadaşının önermediği ve onaylamadığı bir ürün ile Y’nin buluşması çok zor.

Standart olanı sevmez, kendine özel olanı ve üstelik “hemen-şimdi” ister, öyle -cek, -cak’larla işleri olmaz.

Y’nin dikkatini çekmek istiyorsanız, mesajınızı, markanızı, iletişiminizi sadeleştirmeniz ve özgünleştirmeniz gerekir.

Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 25′ini oluşturan bu kuşak, yüksek özgüven duygusu ile dikkati çekiyor…

İşte bu yüksek özgüvenleri, özgürlüklerine düşkünlükleri, bireyci ve girişimci nitelikleriyle sürpriz yaparak ülkede son 10 yılın en sansasyonel kitle hareketini, Haziran Hareketini yarattılar…

Geldik Z kuşağına… Devam edeceğiz…

Dr.Noyan UMRUK

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


× 9 = 27

FpsAgency