Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Netameli zamanlar?!
12 Eylül 2019
14:51
194 Kez Okundu

hamahmut

OKUR GÖRÜŞ
Mahir ŞEKİ:
*Bazı Güçlü okurlar, İşsiz gazeteci Sn.Hayrullah Mahmud Özgür’ün bilabedel yazdıklarından; bilabedel faydalanan güçsüz okurların daha fazla faydalanmasını uygun bulmamışlar anlaşılan.. Geçmiş olsun Sn. Özgür..
http://www.yurdumacanfeda.com/tr/?p=82529
(…)
El cevap:
Sayın Okur;

İlgi katkı için teşekkürler.
Nüans?!
Şu ana kadar yazılarımı okuyup bir şey yapabilene rastlamadım.
Bilakis, bu yazıları, istihbarat’ın baş’ını belaya sokmaya çalıştığı Atatürkçü cenah için basit uyarılar diye okumak, değerlendirmek mümkün.
Öfkelenen ise tuzak’ı kuran istihbari adres.
Hal böyleyken…
Bundan sonrası umum’a hitap:
Soru şu:
İnsan, hiç AKP / Ak Parti iktidar’ında işsiz kalır mı!
İşsiz kaldı ise kesin gazeteci değil ya da yetersiz!
Bu da bir “bakış açısı”, saygı duyarım.
Ak Parti / AKP ayrışması kapsamında, birbirleri hakkında söylediklerine bakılacak olursa, “iktidar” oldukları halde, “makam sahibi” oldukları halde, ne çile çekmişler!
Sözde muhalif çevrelerden okuyan çok ama adımızı anan var mı?!
Kolpa ise kolpa, oryantalizm bu coğrafya’da bir yaşam biçimi.
Eskiden Diyarbakır üzerinden anlatılan “şuurlanma fıkraları”, bugün, İstanbul, İzmir, Ankara vb adres’ler üzerinden ayniyle vaki.
Fırsatı buldun mu horoz’lan, şartlar uygun değil ise eteklen.
Dik durana da söylen.
Yavrum, canım ciğerim, BOP’a muhalif olmak ile Erdoğan’a muhalif olmak aynı kapı’ya çıkmıyor, bu bir.
“Yasaklı gazeteci” diye not düşülmüş ise bir başka dost kazık’ı, bu da iki.
2007 öncesinin hikayesi çok farklı.
2007 sonrası malum.
2014, 2016 sonrası her şey ortada.
Her şeyi 2007 öncesindekiler yaptı ise MİT’in ‘yeni memur’ları HM’nin sorununu çözmek için herhangi bir şey yaptı mı?!
Kurnazlık bir zeka çeşidi değildir.
Ağır aşağılama ya da övgü ile ilgili değilim, HİÇ’likten geliyorum, Milyon’da 1′im.
Sabır’la adım adım yürüdük, kim neyi ne kadar anladı ise…
Velev ki, öyle değil hikaye, mümkün.
Sahne sizin.
Dünya Savaşı bu.
Çıkmaz denilen Acem Harp tik’tak.
İsrail’de seçim var, ABD’de 2020′de sandık var, her şey iç içe geçmiş.
Vs vs.
Nokta.

OKUR YORUM
fatma gürman:
geçmiş olsun diyeceğim ama demekle geçmiyor ülkede bu haller…geçmesi için çok fikir üretmek, çok dereden su getirmek gerekiyor…türkiye üzerine düşünmek üzere yola çıkanlar yolda karşılaştıkları fikir, olay ve kişilerle ilgili sistematik bilimsel düşünme yapmak ve fikirler üretmek zorundalar…bu fikirler onları nereye, hangi sonuca götürüyorsa o yeri ve sonuçları istese de istemese de kabullenmek zorunda…zorunluluklar birleştirir, keyfilik böler, ayırır, parçalar…devletler için de milletler için de küçük veya büyük aileler için de keyfilik ölümcüldür…keyfilik sonucu tarihe gömülen devletlerin ve milletlerin hikayeleri ile dolu tarih kitapları…türkiye’de de keyfiliğin eğemen olduğunu toplumdan yapılan her kesitte yaygın olarak gözlemlemek, bizzat yaşamak olağan bir hal…malesef çağdaş dünyada değil ayakta kalmak hayatta kalmak ihtimali giderek hızla olanaksızlaşıyor…9.eylül izmir’in kurtuluş günü başınızdan geçenler bana bunları düşündürdü…devlet kurum ve kuruluşlarında kanun, kural, kaide zorunluluğu yerine keyfiliğin eğemen oluşunun dayanılmaz ağırlığı…yazık…
http://www.yurdumacanfeda.com/tr/?p=82590#comments
(…)
El cevap:
Sayın Okur;

İlgi katkı için teşekkürler.
Her şey kumandan’ın rijit talimatı ile başladı, sıkıntı yok.
Kelepçe’yi takan’a değil taktıran o kafa’ya.
Gözaltındayken kimseye de haber verdirmedim.
Yeni MİT’çiler gelip paket’i alır sorgular diye bekledim, sorgulayan çıkmadı.
Vs.
Süreç’in marazları bunlar, takılmam.
Kaldı ki, Cemal Kaşıkçı’yı kullananlar, Türkiye’de kaybetti ise Zapsu’gil familya’nın anlaması gereken, en güçlü olduğunu zannettikleri yerde yumruk’u yerler!
https://www.haberturk.com/haberleri/cemal-kasikci-neden-olduruldu
Hiçbir şey gözüktüğü gibi değil!
Örnek, Jandarma uzunca zamandır benim için netameli alan; yani yaşananlarda sürpriz yok.
ABD, İsrail, Almanya da, radikal’leşen süreç’te Zapsu gibi güvenlik açığı üretenler için güvenli değil; diye bakmak mümkün.
Hal böyleyken…
Bundan sonrası umum’a hitap:
Neo Sevr.
BOP, çok yönlü bir kuşatma idi.
“İstihbari darbe” üzerinden geldiler.
Bu çerçeve’de, 2007 öncesinde, Genelkurmay hedefte’ydi.
1 Mart Tezkeresi sonrası neler yaşandığı malum.
Çuval.
Laik Jandarma’yı tasfiye operasyonu.
Türkiye’yi Türk’süzleştirme ve/veya Türk sermayesini tasfiye
2007 sıcak yaz’ı ve Ergenekon dalgaları.
TSK sanık pkk tanık.
BOP’un final’inde, 16 Nisan referandum’u kapsamında, adım adım gelen tarih’ler malum.
24 Haziran sandığı üzerinden Erdoğan’a “Neo Enver” yetkileri verildi.
Saddam’laştırıldı.
“İran’la savaş” sözünü tutmak için bahanesi kalmadı.
31 Mart seçimleri üzerinden üç büyük şehir kaybedildi.
AKP kazandı, Ak Parti kaybetti.
23 Haziran sandığı üzerinden İstanbul seçim’i tekrar edildi, The İmam kaybetti, The İmam’oğlu kazandı.
O vakit soru şu:
“Erdoğan’ı tasfiye ediyoruz” adı altında; “Laik, Çağdaş Atatürk Türkiye’si”ni, aralarında yeni CHP’nin olduğu “gökkuşağı koalisyonu” üzerinden tasfiye etmeye çalışmanın neresi “çözüm”?!
Acem Harp öncesi Erdoğan çevreleniyor, diye bakmak da mümkün.
Bir başka “cambaz’a bak” numarası.
Kaldı ki, değişen konjonktür’e binaen, Ak Parti / AKP ayrışması ya da çarpışması bağlamında destabilizasyon ve/veya derinleşen kaos ortamı.
MİT’in kılavuzluğu’nda step by step gemi su almaya devam ediyor.
2007 öncesinde Genelkurmay’ı sertçe eleştirmiştik, 15 Temmuz’dan bu yana MİT’çiler devlet olduğuna göre, 16 Nisan’dan bu yana ne yaşandı ise sevap’ı günah’ı ile yeni MİT’çilerin boynunda asılı!
15 Temmuz sonrası “felç” edilen devlet mekanizması, dünyada eşi menendi olmayan “Başkanlık” modellemesi üzerinden ağır aksak çalışan bilgisayar gibi.
Çalışmıyor ya da çalışıyor ama işe yaramıyor.
Nüans?!
Hasan Cemal, dün’ün Susurluk’u üzerinden yazı örüyor ama İmamoğlu’na oy veren sandık’taki “Susurluk koalisyonu”nu görmezden geliyor.
Pkk’lısı orada, bir kısım ülkücüsü orada ise so what?!
Sözün özü:
İmamoğlu, Babacan, Davutoğlu operasyonu üzerinden MİT’te “pozisyon” alan bir kısım istihbaratçı, “sorun çözüyoruz” adı altında ortalığı yangın yerine çevirmiş ise “suç” kimde?!
“Cilve yap” deyince kıçıyla dokuz köyü dağıtan deve’den ne farkları var ya da züccaciyeci dükkanına dalan fil’den!?
Nüans?!
Dışarıda “korkak” olan fani, istihbarat çatısı altına girince, eldeki imkanlar üzerinden yükselip, “tuzak” kurmaya çalışıyor ise hayat memat nüans?!
“Ulusal güvenlik” adına “istihbarat” üretmekle mükellef olan yapı, Atatürk Türkiye’sine “kumpas” kuruyor ise ‘ilk fırsat’ta cezalandırılır.
Şartlar oluşunca da “hüküm” giyer.
İstihbarat, kimsenin babasının çiftliği değil.
Her kim MİT’in imkanları ile ne yapıyor ise kayıt’a giriyor, FETÖ’cülerin Emniyet üzerinden ortaya koydukları performans’ın ‘netice’si ortada.
Geriye dönük yaptıkları işlem’ler dahil sorgu’dan geçirilir vs.
Bunlar bilinmedik bir şey değil.
Erdoğan’ı tasfiye etmek için ortalığı kırıp dökenler için hayat memat nüans, yıkmaya çalıştığınız yapı’nın bir uç’unda Rusya, Çin, İran network’ü var, diğer yanda ise AB, ABD vb.
Ukrayna böyle parçalandı.
Anlaşılması gereken, Erdoğan baş’ta kalsa da, devrilse de, Türkiye’nin diğer yüzde 50′si destek vermeyecek.
Aynı şeyleri tekrar ederek farklı sonuç’lar elde etmek mümkün değil ise “Tarafsız Hakem” sorunsalı; diye meselenin altını derin’ce çizmek mümkün.
Vs vs.
Nokta.
.
12 Eylül 2019
Hayrullah Mahmud

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"Netameli zamanlar?!" yazısına 3 yorum yapılmış
  1.  
    1923_ATATURK

    Yusuf suresi 45. ayette
    “ümmet” kelimesi “belirli bir süre” anlamında kullanılıyor.

  2.  
    1923_ATATURK

    Biz herzaman haksız, Biz herzaman Ergenekon , Balyoz, Silivli..
    şaka şaka sıra onlarda ..
    NE MUTLU TÜRK’üm DİYENE

  3.  
    1923_ATATURK

    Devlet bazen rum , yahudi, ermeni soylarına yolu açar , onlara dokunulmaz saltanatlar verir … Devlet kendilerine ihanet eden ülkelere acımaz , intikamı kendi almasa bile , alacak olana dur demez … Devlet kötülere kazandım, başardım, ele geçirdim, tek başıma sahip oldum hissi verirki kahpelere gün doğsun, nasıl olsa her kahpeliğin sonu kendi menfaat dünyalarındaki çakışmalarında, finalde adam asma oyunu ile biter.. Devlet gözünde denizde damla olmayan kötüler ne işe yarar , diğer kötüleri yok etmeye… Devlet hata yapmaz .. Tarihte ne yaşandı ise, başka türlüsü mümkün olmadığı içindir.
    NE MUTLU TÜRK’üm DİYENE

Cevap Yazın


6 − 5 =

FpsAgency