Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Tüm günlerin ve şehirlerin anneleri, birleşin!
11 Eylül 2019
07:50
22 Kez Okundu

Mine Söğüt

Ufacık bir meydanda yıllarca aynı gün ve saatte toplanarak;
Soylu bir öfkeyi ayakta tutan…
Ve şiddetsiz bir eylemin acılı ve öfkeli anneleri olarak bu ülkenin yakın tarihine kazınan “Cumartesi Anneleri”ni coplatan, susturan, bastıran, yok eden, yok sayanlar…
Şu anda bir siyasi partinin kapısında beliren ve terör örgütü tarafından dağa kaçırılan çocuklarını arayan başka öfkeli ve gözü yaşlı anneler üzerinden politik bir çirkefliği pompalıyorlar.
Milletvekillerinin hapse atıldığı, belediye başkanlarının görevden alındığı, varlığı dört koldan baltalanan yasal bir partinin temsil ettiği barışçıl siyasallaşma çabasına Diyarbakır Anneleri üzerinden alçak bir suikast düzenlenmesine çanak tutuyorlar.
Bunu yapma cesaretini de kalabalıkların savaşları kanıksama aymazlığından alıyorlar.
Bu korkunç aklı ve niyeti alaşağı edecek tek şey…
Savaşı, şiddeti ve şu kadim sistemi kökünden sorgulamak…
Her türlü iktidarın ahlaksızlığını korkusuzca suratlarına vurmak…
Düzenli ya da düzensiz ordulara neden karşı çıkmak gerektiğini hiç yılmadan ısrarla tekrarlamaktır.

***

Savaşlardan medet uman gözü dönmüş legal ve illegal tüm vahşi iktidarlar…
Sınırları çizenlerin sınır tanımadığı…
Kuralları koyanların kural takmadığı…
Barıştan bahsedenlerin savaşlara doymadığı…
Adaletsiz, mantıksız ve vicdansız bir dünyada…
Can ala ala dönen tekinsiz bir çarkın kıskacında…
Düzenli ya da düzensiz orduların hamasi çığırtkanlığında…
Çocukları çalıyor ve ateşe atıyorlar.
Dağlarda, ovalarda ellerine silah verilen ve bitmek bilmez savaşlara kurban edilen tüm çocukların arkasından ağlayan tüm anneler…
Pazar, pazartesi, salı, çarşamba, perşembe cuma ya cumartesi…
İstanbul, Adana, İzmir, Diyarbakır, Trabzon ya da Kayseri demeden…
Her zaman ve her yerde savaşı yüceltenleri lanetlemedikçe…
Çocukların…
Dağa çıkmasını/kaçırılmasını…
Ya da hapislere tıkılmasını…
Ya da gözaltında kaybolmasını…
Ya da işkencede ölmesini…
Ya da terörist diye etiketlenmesini…
Ya da aklını kaçırmasını…
Ya da intihar etmesini…
Ya da cinnet getirmesini…
Ya da kendini yakmasını…
Ya da dünyayı yakmasını…
Kimse engelleyemeyecek.
Taş kalpli siyasiler, acılı anneler üzerinden çirkef politikalar üretmeye devam edecekler.
Savaşlarda ölmüş çocukların cesetlerine basa basa zirvelere yükselecekler.
Varlıklarını vahşetten beslene beslene sürdürecekler.
Çocuğu düzenli ya da düzensiz bir orduda ölen ya da öldüren, şehit ya da militan, vatansever ya da vatan haini bellenen tüm anneler…
Aslen her günün annesidir.
Her şehrin. Her ülkenin. Her kalbin.
O yüzden…
Tüm günlerin, şehirlerin ve ülkelerin anneleri, babaları, ağabeyleri, ablaları, kardeşleri, arkadaşları birleşin.
Dünyadaki tüm legal ve illegal ordular. Çocuklarınızı elbirliğiyle dağlara ya da kışlalara hiç ama hiç kaçıramasınlar.

Cumhuriyet

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


9 × 2 =

FpsAgency