Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Kurbağa ile öküz
12 Temmuz 2019
08:32
90 Kez Okundu

Emre Kongar

Bir gün, kendini beğenmiş, kendisini herkesten üstün gören, ama dünyayı bilmeyen, çevresini tanımayan, sadece kendi sürüsünün içinde yetişmiş, bütün dünyayı bu sürüdeki yaşlı kurbağaların anlattıklarından ibaret sanan, cahil ve kibirli bir kurbağa şefi, çayırda gezerken, hayatında ilk kez koca bir öküz görmüş.
Önce öküzün büyüklüğünden korkmuş ama baktıkça, o büyük hayvanın boyundan posundan hoşlanmış, çok etkilenmiş.
Kendisinin boyu kısa, bedeni yumurta kadar ama ihtirası büyük, aklı kıt; kurbağa bu; anlamaz ki…
İlla da öküze benzemek istemiş:
- Benim neyim eksik ki ondan, demiş.
Öküze bakmış bakmış; ona benzemek için göğsünü şişirmiş, iyice kabarmış…
Kabardıkça şişmiş, şişince şişinmiş, şiştikçe şişindikçe kabarmış, kabardıkça şişinmiş!
Bakmış ki, şiştikçe, şişindikçe kabarıyor, kabardıkça şişiyor, şişiniyor, ıkınmış, sıkınmış, iyice şişmiş ve şişinmiş.
Onu görenler, şişkinlikten ve kabarıp şişinmekten artık nefes alamadığını fark etmişler; gerçekten de kendini germekten artık nefes bile alamıyormuş.
İyice şiştiğini kabardığını görünce şişinerek dalkavuklarına sormuş:
- Nasıl arkadaşlar öküz kadar oldum mu?
Dalkavukları sağdan soldan, önden arkadan, şöyle bir bakmışlar, aslında hiç de büyüyemediğini görmüşler, ama şeflerini kızdırmamak için hiç bozuntuya vermemişler ve göze girmek amacıyla:
- Oldun, ama sen onu da geçmelisin, diye yakalalık yapmışlar.
Kurbağa bunun üzerine bakmış ki dalkavukları daha da kabarmasını istiyor, iyice hırslanmış, biraz daha ıkınmış, iyice şişmiş ve şişinerek dalkavuklarına dönmüş.
- Alın bakalım demiş. Şimdi nasılım?
Dalkavukları:
- Çok büyüdün, çok güzel oldun ama hâlâ senden büyükler var, istersen vazgeç bu sevdadan, demişler.
Bizim kurbağa bunun üzerine hiddetlenmiş:
- Kimse benden büyük olamaz. En büyük ben olacağım. Hele bir daha ölçün boyumu bakalım, demiş
Boyu bir kez daha yeniden ölçülürken, iyice şişmiş, biraz daha ıkınmış, biraz daha kabarmış, biraz daha şişmiş, tam şişinerek, dalkavuklarına…
- En büyük oldum mu, diye soracakken…
Çaaat diye çatlamış!

***

Önemli not 1: Kıssadan hisse, yani bu öyküden öğüt (nasihat) çıkarmak isteyenler, Beydeba’ya veya La Fontaine’e baksınlar.
Önemli not 2: Şişmek ile şişinmek tümüyle farklı anlamlara gelen iki ayrı sözcüktür.

Cumhuriyet

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


6 − = 5

FpsAgency