PKK, BOP’taki gizli ortağı AKP’yi tehdit etmiş

Ya da şöyle diyelim. AKP, BOP’ta ki gizli ortağı proje eşbaşkanı PKK tarafından bir kez daha uyarılmış.

Son aylarda PKK haftada bir bu uyarıları yapmayı sistemli bir hale getirdi. Daha geçen hafta M. Karayılan uyarmıştı. Sonra da uyarı hakkında açıklama yapmıştı.

”Uyarımızdaki bir hafta, gerekli yerlere ulaştırılması gereken mektup içindi. Uyarımız dikkate alınıp mektup ilgili yere ulaştığı için uyarımız artık gereksizdir” dedi.

Şimdiki uyarı biraz daha farklı. Süre falan tanımadan direkt konuya girip
“hükümeti son kez uyarıyoruz” diyorlar.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın sağlık kontrolü için adaya heyet götürülmemesi, BDP heyetinin 15 günlük görüşmenin aksatma ve Batı Kürdistan devrimini boğma yaklaşımları ile AKP hükümetinin süreci sabote etme çabası içinde olduğunu söyledi.

Burada rutin konuların sonuna takılmış bir önemli nokta var ki, aslında KCK’nın asıl zehiri bu ve bu zehir tıpkı kendilerinin sözleriyle arada boğuntuya getirilerek millete kanıksatılmaya çalışılıyor.

Yani bu uyarılar BOP eşbaşı RTE’ye değil, milletin beynine yapılan bir kabul ettirme olayı.

Kuzey Kürdistan’dan sonra şimdi de batı Kürdistan’ı devreye soktular.

Koskoca(!) Tayyip hala partililere konuşmalarında, asparagas haberleri anlatıp bazen höykürüp tehdit ediyor, bazen gülüyor gülünç oluyor, ama kuzey Kürdistan’ı kabullendiği gibi epey bir zamandır Batı Kürdistan’ı kabul ettirmek için sessiz kalarak PKK’nın bunu gündemde tutmasına izin veriyor.

Aslında PKK’nın şamar oğlanı olmuş, ha bire yanağını uzatıyor.

Tamda bu arada onun yerine ölmeyi bile göze alacak bir yumuşakça danışman da buldu ki gerektiğinde onu sürebilir sahneye, sehpaya. Gelelim batı Kürdistan saçmalığına. Akıllı küresel piyonlar, küresel patronları ve küresel projenin alt elamanı tarafından şımartıldıkça hedef büyüttüler. Güney Kürdistan garanti, kuzey de tamam gibi, iş ilan etmeye kaldı. Sıra batı Kürdistan’da. zira doğu Kürdistan çantada keklik sayılır. Ancak batı Kürdistan’da zorlandıkları için her yolu deniyorlar.

Gezi parkı için SSÖ’yü sahneye sürdüler. Allah için o da sinemacılığın verdiği tecrübeyle rolünü güzel yaptı, artistik pozlarla İstanbul’da çevreyi koruyan değer veren bir parti portresi çiziyordu ki, RTE su koyverdi. “Ben başbakanım, ister asar ister keserim” ruh halinin verdiği güçle “ben başbakanım ister çadırları bastırırım ister yaktırırım” diye emir verdi ve olaylar SSÖ ve onun yamaklarının kontrolünden çıktı yurdun her yanına yayıldı, halk direnişine döndü.

Bu ulusal direnç aşiret kültürünün elemanlarını ürküttü, Ulusalcılarla aynı karede yer almayız diyerek Taksim’den çekilecek oldular. Hatta bu nedenle zavallı SSÖ’yü bile eleştirip “yaptıkları partimizi bağlamaz, tamamen kişisel bir şovdur” demeye getirdiler.

Ancak, halk uyanışının boyutu İmralı’daki bebek katilini de, eşbaşkan ortağı RTE’yi de ürküttü. İmralı’dan marabalarına Taksim’i ulusalcılara bırakmayın emri geldi. Tabi RTE’de “sıkıştım, yetiş ya Apo” dedi. Bölücüler yine Taksim’ de yer almaya başladı. Böylece hem direniş RTE’nin dediği gibi marjinal bir havaya bürünerek halk desteğini kaybedecek, RTE rahat nefes alacak, hem de bölücü elemanlar sadece Kürt’lerin değil akıllarınca Türk’lerinde kurtarıcıları olacaktı. AKM bölücü örgütün afişleriyle caninin posterleriyle donatıldı. Ama o da tutmadı. Türk halkı bir kaç istisna dışında bu oyuna da gelmedi. AKM bölücü örgütün afişleriyle caninin posterleriyle donatıldı, hem de çevik kuvvetin gözetimin de ve korumasında. Zira o paçavralar üç gün öyle kaldı. Sonunda RTE kendi pislettiği meydanı  yine kendi temizletmek zorunda kaldı. AKM hak ettiği Bayrağa ve resme kavuştu.

Neden o paçavralar oraya polisin gözü önünde asıldı ve üç gün müdahale edilmedi?

Çünkü, hem eylemler PKK’ya maledilecek hem de Türkler tahrik edilerek çatışma ve iç savaş yaratılacaktı. Öteden beri istedikleri bir iç savaş ve BM’nin müdahalesi. Bunun için bir yandan etnik ayrımcılığı, diğer yandan mezhep ayrımcılığını körüklemesi ondan. Ama ihanet tuzakları yine tutmadı.

Şimdi ne yapıyorlar? Sözde batı Kürdistan’ı kalbinden ele geçirmek istiyorlar.

Bu nedenle son aylarda giderek artan bir şekilde PKK liderleri Türk’lere de demokrasi için mücadele ettiklerini söyleyerek güya eylemlerini Tüm ülkeye sunuyorlar. Yani örgüt narko-terör örgütü kimliğinden sıyrılıp demokrasi savaşçılarına dönüşüyor.

Ama gelin şöyle bir bakalım, Kürtlerde demokrasi anlayışı nasılmış?

Konuyla ilgili bir haber alıntısı.

Irak Federe Kürdistan hükümetinin koalisyon ortağı PDK’nin Eylül’de yapılması planlanan seçimlerin ardından Neçirvan Barzani’nin yerine Mesrur Barzani’yi başbakan olarak atayacağı öne sürüldü.

Bir yandan Irak’ın Kürt cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin ağır hastalığı, diğer yandan Federe Kürdistan Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin görev süresini 2 yıl daha uzatması ve Bağdat-Erbil hükümetleri arasında süre giden anlaşmasızlıklar. Güney Kürdistan yönetimi siyasi krizden çıkış yolunu ararken, Kürt hükümetini oluşturan partiler Eylül ayında yapılması planlanan genel seçimler sonrası yeniden düzenlemeyi gündemlerine aldıkları bildirildi.

Görüldüğü gibi aşiretten zorlama devletçik kurmak sonuç vermiyor. Aşiret geleneği devam ediyor. Ağa ve adamları yönetiyor, gerisi marabalığa devam. Barzani hanedanı tüm makamları aralarında bölüşmüş. Sadece aralarında koltuk değişimi oluyor.

Vee;

Bu feodal düzeni kültür olarak kabullenmiş elemanlar bizi de demokrasiyle tanıştıracaklarmış. Bu yüzden laf arasına batı Kürdistan’ı sıkıştırarak akıllarınca bizden de destek temin edecekler.

Epeydir beni rahatsız eden bu demokrasi savaşçılıklarına bizi de dahil etmeleri konusunu yorumlarım da dile getiriyordum. Artık tarihin her aşamasına sahip çıkmaları, uygarlığa yaptıkları katkıları yalama yaptı ama, bu bizi de demokratikleştirme çabaları bardağı taşırdı.

KÜESEL KIRK HARAMİLERİN DEĞNEKÇİLERİ BİLMEDİKLERİ HİÇ ANLAMADIKLARI DEMOKRASİDEN BAHSEDİYOR BİRDE BİZİ KATIYORLAR YA İŞİN İÇİNE; Dara’nın dediği gibi “YERİM SİZİN DEMOKRASİ MÜCADELENİZİ ABİLER.”

Benden hatırlatması.

Kuzey, güney, doğu, batı Kürdistan’ı bıraksınlar da mevcut aşiretlerine baksınlar. Yoksa bir gün onlarda yok olacak.

Şunu da asla unutmasınlar;

Tarih Türklerle başladı, Türklerle bitecek…

Neşe Hızal – 19 Temmuz 2013

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

This Post Has 12 Comments

  1. nhizal

    hatip dicle kelepçeleri çıkarmazlar diye annesinin cenazesine katılmamış,hasan cemalde yürek paralayan bir yazıyla konuyu gündeme taşımış,neler neler anlatmış tı. şimdi kimseye cevap vermeyen bu tutukluların cenazeye katılma şartları ile kimseye bilgi vermeyen adalet bakanı bizzat kendisi yazılı cevap göndermiş.
    ***
    “Sayın Hatip Dicle’nin annesinin cenaze törenine katılmamasına ilişkin yazınız üzerine aşağıdaki bilginin paylaşılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

    1. Sayın Hatip Dicle’nin ilgili savcılık veya kuruma ulaşmış bir izin talebi bulunmamaktadır.

    2. Bu nedenle de izin işlemi yapılmamıştır.

    3.Uygulamada cenaze iznine giden kişiye taziye yerinde kelepçe takılmamaktadır.

    4. Gerekli güvenlik tedbirlerini alan kişilerin sivil giyimli olmalarına özen gösterilir.

    5. Cezaevi’nden alınıp götürülmesi sırasında yetki jandarmadadır.

    6. Kalacağı yere ise ilin valiisi karar vermektedir….

    7. Sayın Dicle’nin bu yönde bir talebi olsaydı, kelepçe takılması söz konusu olmayacaktı.

    8. Bugüne kadar yapılan uygulamalar da bunu göstermektedir.

    Saygılarımızla…”
    ***bu arada her tutuklu gibi hatip diclede tahliyesini talep etmiş.
    istermisiniz ilk duruşmada tahliye talebi kabul edilmiş olsun…

  2. Dara Çolakoğlu

    Fotoğraflarda bi de böyle pişmiş kelle gibi sırıtmıyo mu, ahhh, bayılıyorum canım bayılıyorum…

  3. nhizal

    tayyip diyorki akp gençlerinin eline molotof kokteyl vermez.
    dabi dabi molotofla ne uğraşacaklar. hazır pala ve sopalar varken ne diye bir de molotof kokteyl yapsınlar. onun yerine üniformalı gençliğinde tabanca ve gaz bombası,sivillerinde pala ve çivili sopa var.
    ha molotof vermeyip bilgisayar veririz diyerek ne olduğu kimleri abad ettiği net olarak bilinmeyen fatih prpjesinden bahsediyor aklınca.
    oysa daha danışmanları facebookta gırgırına yazılmaış bir asparagas haberi bile anlıyamıyorlarda gerçek habermiş gibi yazıp gülüncünde güülüncü duruma düşüyorlar,tayyibi de bu çukurlarına çekiyorlar. gerçi oda çukurdan hiç çıkmıyor ya,o da ayrı konu. 🙂

    1. zalim

      dabi dabi molotofla ne uğraşacaklar. hazır pala ve sopalar varken ne diye bir de molotof kokteyl yapsınlar. onun yerine üniformalı gençliğinde tabanca ve gaz bombası,sivillerinde pala ve çivili sopa var.
      🙂 🙂 🙂

    2. zalim

      Abla, tamam serefsizler öyle diyor ama bu topraklarda yasamis tüm medeniyetlerden kürt degil, Türk izi cikiyor. Dolayisiyla Mete Han’in dedigi gibi ” Bu topraklarda bizim dedigimiz olur”

  4. zalim

    Abla, Koyun can derdinde oldugu icin bunlara dur diyen yok. Bunlarda meydani bos buldugu icin Kuzey Kürdistan’dan kapiyi acmislar sonra batı Kürdistan’a baglamislar. Yakinda batı Kürdistan’la kalmayip uzak bati diyerek Istanbulu ve Trakya yi sahiplenirlerse onada sasirmamak lazim.

    1. nhizal

      zalim zaten üç kuruşluk akıllarıyla bunu düşünüyorlar. batı kürdistan ege marmara akdeniz oluyor onlara göre.
      musa anter demiş ya,niye bölünelim.güneydoğu değilki bizim isteğimi .istanbul izmir tarakya da bizim olmalı.
      valla ister onu diyin ister bunu diyin anadolumda güzel bir söz vardır. bilirsiniz ata sözleri uzun deneyimlerden sonra son şeklini alarak sözlere dökülür. yani sözlerin özü tecrübeyle sabittir. bu söz biraz müstehcendir ama hoşgörünüze sığınarak yazacağım.
      derler ki;
      kürde verme bir ister,yatmayada yer ister.

    2. zalim

      Eee abla, madem bunlar izmiri istanbulu trakyayi filanda istiyorlar, o zaman biz ceketimizi alalim Altay daglarina geri dönelim 🙂

    3. nhizal

      zalim zaten onu diyorlar. siz binin atlarınıza asyaya dehhhh diyorlar.kendilerinide bu toprakların kadim halkı sanıyorlar.
      yav cahili kandırmak ne kadar kolay. ulan biz daha aşiret zırhını kıramamışız demiyolar da tarihe sahip çıkıyorlar.uygarlığa sahip çıkıyorlar. küresel kırk haramilerde kıs kıs gülüyorlar. biz kimin ne olduğunu biliyoruz da neyse biraz bizim gölgemizde eyleşin diyorlar.

  5. Tonguc

    Abla ben bosuna mi, Tunceli kemalist devrimin pilot projesiydi, ve bu yüzden Tunceli dogu Anadoluda yildir gibi parliyor demistim. Her ne kadar pekaka avanesi aksini iddia etse de, Tunceli’nde agalik, seyhlik zinciri kirilmis, ve Tunceli insani vatandaslik düzeyine erismistir. Kemalist devrimin asil amaci da bu idi. Insanimizi vatandaslik bilincine eristirmek. Cumhuriyetin verdigi vatandaslik bilincine karsi dikilen guya demokrasinin getirecegi ayricaliklar. Sacma bir sey.
    Vatandaslik haklarinin ötesinde kimseye hic bir hak taninamaz, nitekim her hak ayni zamanda sorumluluk yükler.
    Bana su andA YASADIGIM ÜLKEDE VATANDASLIK hAKKI VERILSIN, baska bir sey istemem.

    Azinlik hakki, cogunluk hakki sacmadir. Aslolan vatandaslik hakkidir. Ve su anda Türkiyede herkes vatandaslik haklarina sahiptir, ne yazik ki, bu kavramlari bilmeyen serefsizler basta ve biat hakki kullaniyorlar, hem de bas serefrsize her dönen paradan yüzde yirmi ayirmacasina. Bir vakitler Tarcit yuzil yüzde 10 kapatiyor diye kiziyorduk, sonra ciller denen kahpenin kocasi mr % 15 cikageldi. Onlari basimizdan attik demeye kalmadi beteri geldi, herif yüzde yirmi kesiyor. Hem de bunu islama dayandiriyor. Neymis peygamberin hakki ganimetten beste bir imis. Lan cakkalin soyu, Türkiye senin fethettigin kafir eli mi? Cakal soylu sirtlan huylu Tayyip. Bu hesaplari vereceksin.

    1. nhizal

      Tonguç sırf saydığın nedenlerden dolayı Tuncelide seyit rıza namlı meczup genç T.C. başına musallat edilmiştir. gerçi onlar ihanetlerinin bedelini ödemişler ama bak yıllardır ısıtıp ısıtıp önümüze süryorlar. akp sayesinde gündem den hiç düşmüyor. seyit rızaya sahip çıkan küresel akp nedense tuncelili Kamer Genç i hiç sevmez hep hedef gösterir. Ama h. aygün gibi dersim elemanlarını tamamen mizansan kaçırılma olayından sonra dağdaki teröristleri övmesini mağdur göstermesini hoşgörüyle karşıladı.
      Tunceli ihanetin ve bağlılığın içiçe geçtiği bir ilimiz.akp canı istediğinde dinsiz der hedef gösterir canı isteyince gerici ve etnik ayaklanma konusunda empati yapıp özür diler.
      dedim ya Tunceli küresel ihanetin ve T.C. sadaktın harmanlandığı yer.

  6. sinem41

    Bölücü başı bebek katili İmralı dan AKP ye ayar çemeye devam ediyor. “İktidar 15 ekimee kadar yol haritasını açıklamalı” demiş.
    Hadi bakalımRTE,neler söz verdiysen bir bir açıkla. Zira hala süreç denen ihanetin arkasında olduğunu, sözleriniden milim sapmadığınızı söylüyorsunuz. Açıklaında millet ihanetinizin boyutunu öğrensin. Zira tüm olanlara rağmen uyumakta ısrar edenler var. Gerçi onların uyanmalarının bir kıymati yok,ama hiç olmazsa vızıldayıp sinirlerimiziz zıplatmasınlar.

Yoruma kapalı.