Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Erdoğan neden suskun ve/veya Fransa’yı yenip, İzlanda’ya yenilmek?!
12 Haziran 2019
14:39
258 Kez Okundu

hamahmut

“Durup dururken gerçeğin tamamı söylenmemelidir. Çünkü aslolan gerçeğin nasıl bilinmesinin istendiğidir.”  
Erasmus of Rotterdam (1466 – 1536)

DURUM ANALİZ
İsrail mi İran mı?!
NATO mu ŞİÖ mü?!
S 400 mü F 35 mi?!
S 400′den geri adım atılacak ise Rusya’dan geri postalanan domates’ler ne olacak?!
S 400′den geri adım atılmaz ise Mursi, El Beşir, Saddam, Kaddafi, Menderes vb.
İki uç’u BOP’lu değnek.
Nüans?!
Bu çerçeve’de cevap’ını arayan basit soru şu:
23 Haziran gecesi Yıldırım kazanır ise sokak’lar karışır mı ve/veya karışması istenmiyor ise Ak Parti’den beklenen cevap nedir?!
El cevap: ?!
23 Haziran gecesi İmamoğlu kazanır ise Erdoğan’ın “Başkan”lığı sorgulanır mı?!
Cevap; “sorgulanır” ise “Quo vadis?!”
Sözün özü:
Erdoğan neden suskun?
Çünkü; süreç’in başat aktörleri konuşuyor.
Ezcümle:
“Trump gidici” diyenler, 2020′de ne kadar kalıcı?!
Diye bakmak, sorgulamak gerekmez mi?!
Nokta.

DURUM
Türkiye için psikolojik (harekat) dip’notu:
a. Fransa’yı yendik. An’lık coşku tavan yaptı. Şenol Güneş kahraman.
b. İzlanda’da futbol milli takım’ımız an’lık mağdur edildi, FETÖ’cü diye dış’lanan Belezoğlu bir anda (yeniden) “popüler” oldu, sahiplenildi. Spor Bakanı ve Federasyon Başkanı ise vitrin’e çıkıp gündem’i sahiplendi. Bulaşık fırçasını mikrofon diye tutan genç ise an’lık özür diledi relax.
c. İzlanda ile maç gecesi her şey bir anda değişti. 2 – 1 kaybettik (ve de yenildik, izahatı az sonra!). Bir anda kahraman olan Şenol Güneş bu defa araf’ta. Spor Bakanı ve Federasyon Başkanı ise spor sayfalarından anında arazi. Maç’ın neticesi ile ilgili olarak Güneş ne dedi, Fransa yerine İzlanda’yı yenseydik, avantaj bizdeydi.
Yani?!
Neyi neden yaptığını bilmek hayat memat mesele.

Ya da “Kazandım” diye önce sevindirirler, sonra da böyle üzerler.
İzlanda maçı bu kadar önemli idiyse, Fransa maçına o kadar asılmanın gereği var mıydı?!

Kazanırken kaybetmek bu mana.
Fransa’yı yenmek büyük hadise değildi ise bunu İzlanda maçından da önce, Fransa maçı’na çıkmadan öngörmek, buna göre ilerlemek gerekmez miydi?!

Sözün özü:
BOP’un final’inde verilen mesaj çok açık:
Türkiye her türlü (ajitasyon’a) operasyon’a açık!
Vatandaş ise her türlü ayak’ta; sevinse de, kazansa da, kaybetse de.
Nüans?!
Başarısızlık’ın mazereti olmayacağı gibi sahip’i de yok!
Stratejik akıl olmaz ise eski kaleci Şenol Hoca gibi maç öncesi değil, maç sonrası durum değerlendirmesi yapar durursun!
Vs vs vs.
Nokta.

ARŞİV’DEN KİTAP ÖZETİ
Kitabın adı: Hileler Kitabı / Arap Kültüründe Siyasi Stratejiler
Derleyen: Rene R. Khawam
Çeviri: Menekşe Tokyay
Kırmızı Kedi
I. Basım, Ekim 2011
408 sayfa
28 TL
(…)
Arka kapak yazısı:
Arap stratejik düşüncesinin en önemli eserlerinden Hileler Kitabı, Machiavelli’nin zamanından yüz yıl önce yazıldı. Fransa’nın önde gelen Arapça çevirmenlerinden René Khawam tarafından Paris Ulusal Kütüphanesi’nde bulunan özgün Arapça el yazmalarından derlenen bu değerli eserin gerçek yazarı bilinmiyor. Bu isimsiz yazar Hileler Kitabı’nı bir kısmı günümüzde bilinmeyen, bir kısmıysa bilinen ama bulunamayan birçok eserden alıntılarla süslemiş. Kısacası, bu paha biçilmez klasik İslam kültürünün en canlı ve parlak dönemlerinde elde edilmiş muazzam bir birikimi yansıtıyor. Ancak bu yüzlerce yıllık ara kimseyi yanıltmamalı. Hileler Kitabı’nın gerçek olay ve kişilerce örülen rengârenk dokusundan çıkarılabilecek gizli ve açık dersler evrenselliklerini bugün de koruyorlar.
Hileler Kitabı’nın bir başka özelliği, Arap stratejik düşüncesinin Uzakdoğu’daki benzerlerinden hiç de farklı olmadığını göstermesi. Ayrıca kitap Çin kültürünün ünlü 36 stratejisinin farklı adlarla Ortadoğu’da da bilindiğini ortaya koyuyor. Aklına değil de kılıcına güvenen insanlara küçümsemeyle yaklaşan bu iki kadim kültürün ortak evrenine hoş geldiniz!
(…)
Sayfa 12:
Bizanslı bir kilise aliminin gözüne girmek isteyen “Acem Casus”un kullandığı ilginç yöntem:
“Vezir, piskoposun hayatını dikkatlice gözlemlemeye, tepkilerini incelemeye başladı. Böylelikle kendisini ona eşlikçi olarak kabul ettirmek için hoşuna gitme olasılığını yüksek önerilerde bulunarak onun nezdinde hoşuna gitme olasılığı yüksek önerilerde bulunarak onun nezdinde saygınlığını artırmayı amaçlıyordu. Piskoposun eğlenceli öykülerden hoşlandığını, tarihi hikayeler dinlemek istediğini fark etti. Ona armağan olarak, türlü sıra dışı macera öyküleri ve şaşırtıcı ruhani meseller anlatmaya başladı. Uzun zaman geçmeden piskoposun gözünde ve gönlünde bir mücevher gibi değerlendi; ona neredeyse kendi burnu kadar bağlı bir parçası oldu. Vezir, aynı zamanda karşılık beklemeden yaralıları iyileştiriyordu. Böylelikle ünü arttı ve otoritesi güçlendi.”
(…)
Sayfa 32:
Sokrates der ki: “Aklı gözle görülür biçimde betimlemek gerekirse; gece onunla aydınlanır. Cehaleti betimlemek gerekirse, gün onunla karanlığa gömülür.”
(…)
Sayfa 33:
“Tüm yöneticilerin dostu akılları, düşmanı ise cehaletleridir.”
(…)
Sayfa 35:
Cebrail (s.a.v), göklerden inip Adem Aleyhisselam’ın yanına geldi ve ona şöyle dedi:
“Ey Adem, üç vergiden seçtiğin biri sana bahşedilecek ama diğer ikisinden vazgeçmek zorunda kalacaksın!”
“Ey Cebrail, peki o üç yetenek nedir, söyler misini bana?”
“Akıl, edep ve dindarlık!”
“Bu durumda aklı seçiyorum” der Adem.
Bunun üzerine Cebrail, “Edep” ve “Dindarlık”a doğru dönerek, şöyle der:
“Adem’i bırakın ve gidin!”
Onlar ise şöyle karşılık verir:
“Ama, Ey Cebrail, aklın bulunduğu yerde olmamız emredilmişti bize!”
Bunun üzerine Cebrail Aleyhisselam, “Peki, ne yaparsanız yapın” der ve gökyüzüne yükselir.
(…)
Sayfa 36:
“Bir mülke sahip olmaktansa, kesin zekaya sahip olunuz!”
(…)
Sayfa 37:
Platon der ki; “Akıl yoluyla edinilen nitelikler 23 tanedir: Bilim, Hakkaniyet, Aşk, Merhamet, Dürüstlük, Sebatkarlık, Edep, Metanet, Terbiye, Alçak gönüllülük, Doğruluktan ayrılmamak, Azla yetinmek, Affedici olmak, Dengeli bir ruh haline sahip olmak, İhtiyatlılık, Sözüne sadık olmak, Cesaret, Saflık, Doğallık, Ölçülülük, Cömertlik, Yiğitlik!”
(…)
Sayfa 39:
Hz Peygamber (s.a.v.) şöyle demiştir:
“Savaş, düşmanı yanıltmak için yapılan bir dizi eylemden ibarettir!”
Şöyle denir:
“Silahla yenemeyeceğini, tırnaklarınla parçala!”
“Aldatma, savaşta kahramanlıktan çok daha iyi sonuçlar verir!”
(…)
Sayfa 41:
Derler ki; “Bir savaşta ‘Azimli Bir Adam’, bin atlıya yeğdir! Çünkü atlı, bir veya yirmi ya da otuz düşmanı öldürür ama ‘Azimli Bir Adam’, tüm düşman ordusunu ortadan kaldırır!”
(…)
Sayfa 41:
Şanlı Türkler arasında şöyle denir:
“Ordunun başındaki kişi, sekiz farklı hayvanın doğuştan gelen niteliklerini almış olmalıdır. ‘Horoz’un yiğitliği’, ‘Aslan’ın atılganlığı’, ‘Yaban Domuzu’nun saldırı gücü’, ‘Turna Kuşu’nun dikkati’, ‘Karga’nın tedbirliliği’, ‘Kurd’un ataklılığı’, ‘Tilki’nin kurnazlığı’ ve ‘Deve’nin dayanıklılığı’!”
(…)
Sayfa 42:
Türk sözü: “Kurnazlığa çalışmayan kafadansa, balkabağı yeğdir!”
(…)
Sayfa 254:
İç savaş ve Araplar! Abdü’l malik bin Mervan, Mus’ab bin el Zübeyir’e karşı yürüttüğü savaşla meşgulken, Bizanslı Grekler arasında önde gelen kişiler, Kral’larını bulmaya gelirler ve ona derler ki:
“Arapları yenmen için fırsat ayağına gelde; çünkü onlar şu anda kendi aralarında mücadele ediyorlar ve birbirlerine olabildiğince zarar veriyorlar. Bizim fikrimizi sorarsan, onların topraklarını işgal etmeli ve her birini kendi bölgesinde yenmelisin. Eğer bu şekilde davranırsan, ey kral hazretleri, onlara hükmedebilirsin ve onlarla ilgili olarak aklından geçen hedefe erişebilirsin. Onları mücadelelerinin sonuna dek rahat bırakmamalısın; çünkü işte o zaman sana karşı birlik olacaklardır.”
Kral bunun üzerine bu konuda herhangi bir şey yapmayacağını belirtip söylenenleri tasvip etmez. Ama onlar da Arapları, kendi ülkelerinde yağmalamak dışında herhangi bir kararı kabul etmezler.
Karşısındaki insanların bu denli dikkafalı olduğunu görünce, içeriye iki köpek getirtip köpekleri kendi aralarında kızıştırtır. Sonra da odaya tilkiyi bıraktırır. Köpekler tilkiyi görünce dalaşmayı kesip, tilkiyi yakalayıp öldürene kadar, uyum içinde kovalarlar.
“İşte Araplar da bu şekilde davranır” der Bizanslı Greklerin Kralı!
“Kendi aralarında dalaşırlar ama karşılarına ortak düşmanları çıkarsa, aralarındaki anlaşmazlıkları bir yana bırakıp, ona karşı birlik olurlar!”
(…)
Sayfa 404:
Yüce Allah, Kur’an’da der ki:
“Kalleşçe yapılan hile, sadece onu tertipleyenleri vurur!” 
Nokta. 
.
12 Haziran 2019
Hayrullah Mahmud
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


+ 3 = 12

FpsAgency