Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
İmam olmak yeter
25 Mayıs 2019
09:04
126 Kez Okundu

Işık Kansu

Okullarda boşu boşuna matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih ve de felsefe okutmanın bir anlamı kalmadı.[Haber görseli]
Cumhurbaşkanı olmak için din kültürü ve ahlak bilgisi dersi almak ya da imam okulunda okumak yetiyor.
Diplomanız olmasa da yetiyor.

Kurtuluş için
19 Mayıs ekimizde değerli hocamız Prof. Dr. Bilsay KuruçMahmut Aslan ile yaptığı söyleşide, kurucu gücün iki önemli vurgusunu aktarmış.

Bunlardan ilki, geçmişten kopma ve onunla hesaplaşma. Diğeri de, üretici olma iradesi.
Bugün, saray ve avanesi, kurucu gücün hesaplaştığı ve koptuğu Osmanlı’ya dönme hevesinde. Üretim vurgusuna gelince: Hazine nazırı damat Beratpaşayı dinlerseniz, “sanayi üretimindeki pozitif trend devam ediyor.
Oysa, Ankara Sanayi Odası Başkanı geçenlerde açıkladı: Şirketlerin çoğunluğu borçlarını ödeyemedikleri için batıyorlar. Firma borçlarının milli gelire oranı yüzde 70 düzeyine ulaşmış.
Anlayacağınız, üretici olma iradesi de yok edilmiş. Ama, Osmanlıcı yıkıcılar, hiç sıkılmadan 19 Mayıs’ta Samsun’a gidip “Kurtuluş” diye nutuk atabiliyorlar…
Evet, bir kurtuluş gerektiği kesin.
Öncelikle başımızdaki boş nutukçulardan kurtulmak gerek.

Satılık vatandaşlık
“Yeniliği”, AKP getirmişti: 500 bin ABD Doları düzeyinde dövizi olanlar ile 250 bin dolarlık gayrimenkul satın alanlar vatandaştan sayılıyor artık…
2016’dan bu yana 486 yabancı, 250 bin dolarlık taşınmaz satın aldığı için; 291 yabancı, 500 bin ABD Doları mevduatı Türkiye’ye getirdiği için; 8 kişi de istihdam sağladığı için Türk vatandaşı olmuş…
AKP’liler övünüyor: “Vatandaşlık verdik, 333 milyon ABD Doları kazandık.
Bir zamanlar T.C’yi devlet dairelerinden söken bekacılar, vatandaşlığı da parayla satıyorlar.

Bir soykırım uydurması daha
Bizler kurtuluşun 100. yılını coşkuyla kutlarken birileri de SES Genel Merkezi’nde “Pontus Soykırımının 100. Yılı” adlı bir toplantı düzenlemeye kalkıştı.
Adlarını “Düşünceye Özgürlük Girişimi” koymuşlar…
Bu nasıl düşünceyse, dünyaya örnek olmuş antiemperyalist bağımsızlık savaşını “soykırım” olarak nitelendirebiliyor!
Bırakın düşünmeyi, vicdanı, bilinci ve algıyı; bunların okuma yazması bile yok: Açsınlar, Yakup Kadri’nin, Falih Rıfkı’nın, Halide Edip’in kitaplarını…
Görecekler, emperyalistlerin oyuncağı konumuna düşmüş Yunan işgalcilerin ve işbirlikçilerin Anadolu’daki zulmünü… Afyonkarahisar ile İzmir arasında yüz bin konutun yakıldığını… Yanan köylerden, ilçelerden binlerce insanın açlık, yorgunluk ve perişanlık içinde göç ettiğini…
Halka yapılan işkenceleri… Yunan askerlerince eğlenceye dönüştürülen toplu öldürümleri… Süngülenen çocuk ve kadınları…

Yargılanma kanıtı
Yüksek Saray Kurulu, İstanbul seçiminin iptaline ilişkin 200 sayfayı aşan gerekçe yazmış.
Bir dedikleri öbür dediklerine uymuyor, laf salatası, yalan çorbası…
Er ya da geç, o yedi üye, hukuka, yasalara ve anayasaya aykırı işlemden yargılanacaklardır.
Yazdıkları gerekçe de kanıt olacaktır. Yüksek Saray Kurulu, İstanbul seçiminin iptaline ilişkin 200 sayfayı aşan gerekçe yazmış.
Bir dedikleri öbür dediklerine uymuyor, laf salatası, yalan çorbası…
Er ya da geç, o yedi üye, hukuka, yasalara ve anayasaya aykırı işlemden yargılanacaklardır.
Yazdıkları gerekçe de kanıt olacaktır.

 Cumhuriyet
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


1 × 4 =

FpsAgency