Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Şehit Abisi TSK’dan Böyle Atılmış!..
16 Mayıs 2019
22:01
72 Kez Okundu

myildiz

2015 yılında Şırnak Beytüşşebab’ta PKK’lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit düşen Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan’ın ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan, cenaze töreni ve sonrasında “Çözüm sürecinin” aleyhinde konuşunca hakkında idari tahkikat açıldı.

1 yıl sonra tam da kardeşinin ölüm yıldönümünde, Jandarma Genel Komutanlığı’nda oluşturulan Değerlendirme Komisyonu’nun kararı ile Jandarma teşkilâtından çıkarıldı. Peşinden KHK ile TSK’dan ihraç edildi.

Tüm bunların ardından da hakkında “FETÖ/PDY üyeliğinden” dava açıldı.

KHK ile ihraç edildiği için avukatlık, arabuluculuk, noterlik, bilirkişilik yapmasına izin verilmedi. Hatta kooperatif yöneticiliğini bile bırakmak zorunda kaldı.

KARARDA “OYBİRLİĞİYLE” YAZIYOR

Mehmet Alkan’ın gerçekte “FETÖ üyesi” olmaktan mı, yoksa “Çözüm süreci”karşıtı açıklamalarından dolayı mı TSK’dan ihraç edildiği yarın Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde büyük ölçüde açıklığa kavuşacak.

Yarınki duruşmada neler olacağından önce Alkan’ın Jandarma Genel Komutanlığı’ndan ihracına karar veren Değerlendirme Komisyonu’nu anlatalım.

Dönemin Jandarma Genel Komutanı, bugünün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler başkanlığında toplanan 8 kişilik Komisyon’un 22 Ağustos 2016 tarihli kararının, “Son 1 yıllık sosyal çevresindeki PDY/FETÖ irtibatları” başlıklı ikinci maddesinde, Alkan’ın 6 kişiyle irtibatından söz edildi.

Birinci maddeyi sorarsanız; “21 Ağustos 2015 tarihinde kardeşi J. Yzb. Ali Alkan’ın şehit edilmesinden sonra ‘Bunun katili kim? Düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonradan savaş diyor?’ şeklinde söylemlerde bulunduğu, kamuoyunda destek kampanyası başlatıldığı ve kardeşi Murat Alkan’ın Facebook hesabından PDY/FETÖ’ye müzahir çok sayıda arkadaşının bulunduğu…” bilgisine yer verildi.

Karar bölümüne de, “Oybirliği ile J. Gn. K.lığından çıkarılması” diye yazıldı.

İKİ ÖNEMLİ TANIK

Alkan’ın “Oybirliğiyle” denilen ihraç kararında, dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve Yardımcıları, İstihbarat ve Hukuk Hizmetleri Başkanı ile Tayin Daire Başkanının yanısıra iki ismin daha imzası vardı.

Bunlar, dönemin Personel Başkan Vekili Jandarma Kurmay Albay Aziz Yılmaz ve İstihbarat Daire Başkanı Jandarma Kurmay Albay Güven Şağban’dı.

Bu iki ismi nereden hatırlıyoruz? 15 Temmuz darbe teşebbüsünden. Darbecilerle en yoğun çatışmaların yaşandığı yerlerden birisi Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhıydı. İşte bu çatışmalar sırasında, Balyoz kumpasında 3 yıl hapis yatmış olan Aziz Yılmaz yaralandı, rehin alınan Güven Şağban ise darbecinin silahının tutukluk yapması sayesinde infaz edilmekten son anda kurtuldu.

Ancak ne olduysa, 2 yıl sonra Şağban ve Yılmaz hiçbir gerekçe gösterilmeden emekli edildiği gibi, bu isimlere “TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası”verilmesi de engellendi. Dahası, ödül verilmemesi konusu medyaya yansıyınca, Aziz Yılmaz hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunulup, hakkında soruşturma açıldı ve disiplin cezasına çarptırıldı.

“İÇİŞLERİ BAKANLIĞI BÖYLE İSTİYOR” DENMİŞ

Şehit abisi Mehmet Alkan’ın “FETÖ/PDY üyeliğinden” yargılanmasına gelirsek;

Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşması 15 Şubat’ta yapıldı. Alkan ve Avukatları, ihraç kararında imzası bulunan Aziz Yılmaz ve Güven Şağban’ın tanık olarak dinlenmesini istedi.

Mahkeme de bu talebi kabul etti.

İşte yarınki duruşmada bu iki isim dinlenecek. Peki, ne anlatacaklar? Öğrendiğimiz kadarıyla şunları:

“Bu komisyon resmi bir komisyon değil, idari bir kurul. Jandarma Genel Komutanı’nı bilgilendirme amaçlı toplanır. İstihbarat ve personel başkanları, görüşülecek askerle ilgili bilgileri getirir. Komisyondakiler, Komutana kanaatlerini söyler. Burada karar alma, oylama yapma sözkonusu değildir. Atılan imzalar, komisyon toplantısına katılındığına ilişkindir. Mehmet Alkan’ın durumunun görüşüldüğü ilk toplantıda, dönemin İstihbarat Başkanı bazı bilgiler sunduktan sonra Komutan Yardımcılarından birisi meslekten çıkarılmasını talep etti. Biz, bu bilgilerle ihraç yapılamayacağını belirtip, şayet kardeşinin cenaze töreninde yaptığı konuşmadan dolayı ihraç edilecekse, bunun ancak Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla olabileceğini hatırlattık. Ardından da ihraç edilmesi yerine emekliliğinin istenmesini önerdik. Bu öneriyi, Mehmet Alkan’ın ihracını isteyen Komutan Yardımcısı ve İstihbarat Başkanı hariç herkes destekledi. Jandarma Genel Komutanı Yaşar Güler de, ’Tamam. Söyleyin emekli olsun’ dedi. Mehmet Alkan’a haber gönderildi. O da emeklilik dilekçesini verdi. Ancak o zaman görev yaptığı birim bu dilekçeyi Karargâha göndermemiş. İkinci toplantı oldu. Komutan Yardımcısı, yine atılması talebinde bulundu, ama bu sefer İçişleri Bakanlığı’na kast ederek, şunu ekledi, ’Bakanlık böyle istiyor’. Diğer üyeler yine karşı çıkıp, ’30 Ağustos’u bekleyelim’ dese de Bakanlığın adını duyan Yaşar Güler, atılmasına karar verdi. Özetle, Mehmet Alkan’ın FETÖ’cülükten değil, kardeşinin şehit olması üzerine yaptığı konuşmalar yüzünden ihraç edildiğini düşünüyoruz.”

Eğer böyleyse, buyurun “FETÖ’yle mücadele” adı altında yapılan haksızlıklara acı bir örnek daha!..

Müyesser YILDIZ

16 Mayıs 2019
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


7 × = 14

FpsAgency