Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Rum kiliselerini de İmamoğlu mu ayine açtı?
16 Mayıs 2019
00:08
24 Kez Okundu

Selcan Taşçı

Türk‘ün “kurtuluş”, “istiklal” savaşı için “Keşke Yunan galip gelseydi” diyen, o savaşı veren “milli kahramanlar”a etmediği hakareti bırakmayan meczuptan bir “teolog”, “fikir önderi”, “alim” ve dahi “kahraman” yaratanlar, onu “değer”e, “kıymet“e boğanlar, nasıl onurlandıracaklarını şaşıranlar, omuzlarında -hem de Türk bayrağına sararak- taşıyanlar, İstanbul seçiminde “Yunan galip gelmiş” diye feveran ediyorlar!

Yahu öyle olsaydı en çok siz sevinmez miydiniz; “Meczup ecdadımızın hayalleri gerçek oldu, vasiyeti yerine geldi” diye koşa koşa Eyüp Sultan’a “şükür namazı(!)” kılmaya gitmez miydiniz!

Kimi kandırıyorsunuz!

Sahiden öyle olsa…

İstanbul seçimlerinde Türk’e karşı Yunan galip gelmiş olsa…

Türk’ün Kuvayı Milliyesine karşı Yunan ordusunu “hilafet ordusu” varsayanlara, “Mustafa Kemal’in askerleri”ne karşı Yunan ordusunun desteklenmesi için bildiriler, fetvalar yayınlayanlara iade-i itibar vermek peşinde koşan siz atmaz mıydınız, “zafer” naralarını herkesten önce!

O günü, “İstanbul’un yeniden fethi” ilan etmez miydiniz?

“İçimizdeki fesat yuvası”nın, “ekümenikmiş gibi” faaliyet göstermesine göz yummak, Ramazan ayında “Müslüman mahallesi(!)”nde bir hakaret, ihanet, ayıp, utanç sıfatı gibi kullandığınız “Yunan-Rum”un Megalo İdeası’na en büyük hizmet değil mi; kim hizmet etti?

Rumlara karşı yürütülen Türklük davasının sembol ismi Denktaş’a karşı ve rağmen, Annan Planı’nı kim destekledi?

Yunan’ın galip gelmesiyle bir derdi olan Ege’deki Türk adalarında hâlâ devam eden Yunan işgalini eli kolu bağlı izler miydi?

Yunan komutanların Türk hava sahasını ihlaline izin verir miydi?

Türk adalarına Yunan bayrağı çekilmesine karşı “sessizlik” tercih edilir miydi?

“Savaş sebebi” olan yığınla taciz, tecavüze karşı bir “siyasi irade” ortaya koymaktan kaçılır mıydı bunca zaman fellik fellik?

Amerikan Exxon Mobil ve Katar Petroleum‘un ali menfaatleri için “mavi vatan”dan vazgeçilir miydi?

Halkı dil, din, ırk ekseninde kutuplaştıran, “milli çıkar“dan amade bir köken siyasetini köpürtmenin muhtemel tehditleri bir yana sormak lazım bu arkadaşlara:

Öksüzün, yetimin hakkını Ekrem İmamoğlu muTrabzon’daki Rum kiliselerinin -yeniden ibadete açılmak üzere- restoresine tahsis etti acaba?

Bir de yeri gelmişken;

Kardak kayalıklarına Türk bayrağını diken kahraman askerlerimizi “Türk ordusunun şerefini satılığa çıkarmak”la suçlayan “milletin vekilleri(!)”, bir ara, o Türk bayrağını dalgalandırmayı beceremeyen ve hatta yerine Yunan bayrağı dikilmesini seyren müttefiklerinin neyi, kime, ne kadara, ne uğruna teslim ettiğini sorgulamayı da düşünmezler mi?

SORU-YORUM

Elinizi vicdanınıza koyun ve öyle cevaplandırın:

Gayrimüslimsiniz. 13 yaşında bir evladınız var. Uyku tutmadı, gecenin bir yarısı, sabaha karşı, “siyah iple-beyaz ip birbirinden ayrılmak üzereyken” televizyonu açıyorsunuz. Kanallar arasında zaplarken, “rap ilahi“lerin söylendiği, hanım teyzelerin en “heavy” metalciye taş çıkartacak performansla kafa salladığı, “delikanlı(!)”ların ülkenin en paralı şöhretlerinden birinin “kalbinde hissedilmek” üzere dua tavsiyesi istediği, “Ölmüş babamın yerine hacca gitsem olur mu?” Sorusuna “Ölmüş babanız yaşıyor mu?” diye cevap verilebilen bir özen ve ciddiyetteki, zaman zaman Müslümanları dahi dinden imandan çıkaracak seviyede seyreden bir tuhaf din yayınında oğlunuzu görüyorsunuz; dinini değiştiriyor canlı yayında.

Sahur vakti, “helal disko”dan hallice bir TV platformunda, gözleri olup da gören, kulakları olup da duyan herkesin algılayabildiği “reyting, reyting, daha fazla reyting” diye bağıran fon eşliğinde Kelime-i Şahadet getirttirilen Ermeni vatandaşımız Arthur’un annesinin yerinde siz olsaydınız ne hissederdiniz?

Sadece inancınız bağlamında da düşünmeyin, o mizansenin, -böyle hastalıklı bir çağda- o çocuğun bundan sonraki hayatı üzerinde oluşturacağı etkileri, onu maruz bırakabileceği tehdit ve tehlikeleri de düşündüğünüzde nasıl tepki verirdiniz?

BİLDİK HESAP

14 günde verdiğimiz 14 şehit + üzerlerindeki düzeneklerle onca X-Ray cihazı ve güvenlik sistemini aşarak TBMM’ye saldırı düzenlemek üzere giren 2 DHKP-C’li + ateşine odun atılan idam tartışmaları = 7 Haziran – 1 Kasım 2015 arası

Yeniçağ

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


8 − = 4

FpsAgency