Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Kötülükle gelen güzellik!..
23 Nisan 2019
23:53
314 Kez Okundu

 

23 Nisan sabah saat on gibi belediye binasının önündeki Atatürk Heykeli’nin önünde yapılan 23 Nisan kutlamalarına katıldım. Sadece flama/bayrak taşıyan on beş kadar çocuk, suratından mutsuzluk akan ilçe yöneticileri ve çok az sayıda halktan kişiler vardı. Özetle, on beş dakika kadar süren, saygı duruşunda ve İstiklal Marşı okunurken akan trafik, bitse de gitsek anlayışında, rutin bir kutlama töreni yapıldı.

Soru şu;

2002’den önce kutlanan resmi bayramlar ile 2002’den sonra kutlanan resmi bayramlar arasında katılım, coşku ve heyecan olarak neden büyük farklar var?.

Bu sorunun yanıtını daha net görebilmek için 1950’li yıllara uzanmak istiyorum.

“Zeytinyağlı Yiyemem Aman” isimli türkü, Bursa yöresine aittir…

Bu türkü, 2 Kasım 1954’te İhsan Kaplayan kaynak gösterilerek Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiştir.

Marshall Planı, 1947’de önerilen, 1948-1951 yılları arasında da yürürlüğe giren Amerika kaynaklı bir yardım paketidir. Bu yardım paketinden yararlanan ülkeler arasında, Türkiye’nin de içinde olduğu tam 16 ülke bulunmaktadır.

Amerika çok eski yıllardan beri dünyanın en büyük mısır üreticisidir. Haliyle ülkede birikmiş olan mısırı eritmenin yolu da, bunu diğer ülkelere satmak; yani ihracattan geçecektir.

Dünyanın en büyük mısır üreticisi olan Amerika, biriken mısır dağını eritmek için, Marshall yardım paketinden faydalanmak isteyen ülkelere “mısırözü yağı alma” ön koşulunu koyar.

Türkiye de, buna karşılık ilk margarin fabrikasını kurar. Aynı dönemde sırf bu sebeple, birçok zeytin ağacı yerlerinden sökülür…

Katliamdan kurtulan az miktarda zeytin ağacından elde edilen zeytin yağı da, Amerika tarafından Dolar karşılığı alınır ve mısırözü yağı TL karşılığı satılır.

Sonra insanlar zeytinyağından uzaklaşıp margarin tüketsin diye, zeytinyağının ısındığında kanser yaptığına dair yalan yanlış iddialar ortaya atılır…

Oysa zeytinyağı, en zor yanan sıvı yağlardan biridir. Sonuç olarak Türk insanı, bu tarz haberlerle zeytinyağından uzaklaştırılıp, margarine alıştırılır.

Bu da yetmez…

Yine zeytinyağını kötülemek için bir türkü sipariş edilir: “Zeytinyağlı yiyemem aman, basmadan fistan giyemem aman…”

Sonra da bu türkü, döneminin en popüler türküsü haline gelir ve ne yazık ki halen de böyledir.

Margarinle, sırf bu nedenle tanışan insanlar, margarine çok çabuk alışır. Hatta hiçbirimiz, zeytinyağı kullanma alışkanlığını hala tam anlamıyla kazanmış sayılmayız. Ve türkünün devamında olduğu gibi, Sümerbank basması giyen kadınlar da zamanla Amerikan bezinin hastası olur…

Türk Halkının beynini dumura uğratma girişimleri yalnız zeytinyağı ve basmada olmadı. Canlı kurbağa haşlar gibi sinsice her yönden tüm yerli malı ürünlerimize saldırdılar.

Oysa Yüce İnsan Mustafa Kemal Atatürk Geçliğe Hitabesinde şöyle de uyarmıştı?..

“…Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. …”

Ne yazık ki halkımız o gün bunu göremedi, hala da göremiyor.

*

Bu konulara değindiğimde en çok karşılaştığım “Bu çöküşten nasıl kurtuluruz?” sorusudur.

Ben tarihçi, siyasetçi, bilim insanı, akademisyen, yazar değilim. Güzel konuşması olan birisi de değilim. Ülkesini ve ulusunu çok seven birisi olarak kısaca şöyle yanıtlıyorum.

“Tehlike çok büyük, değerlerimize saldırıyorlar, hızla bizi yok oluşa doğru sürüklüyorlar. Biz de kabullenilmiş çaresizlik içersinde düğünlerde; iki kaşın arasına dom dom kurşunu türküsü ile halay çekiyoruz. Kına gecelerinde; zeytinyağlı yiyemem aman, basmada fistan giyemem aman, senin gibi birisine ben efendim diyemem aman türküsü ile çiftetelli oynuyoruz. Vurdumduymazlık, Arabesk kültürü içimize işlemiş. İnanmayan çalsın bir Müslüm Baba şarkısı, kendini jiletleyenleri seyretsin!..

*

AKP ile Türk halkı 17 senede karpuz gibi ortadan ikiye bölündü. Erdoğan muhafazakar kesimin desteğiyle ülkeyi yöneteceğine sandı ama sadece bu yetmedi. Şimdi hem iç destek hem dış destek azaldı.

Bugünlerde  hem muhafazakar, hem de laik kesimin itiraz etmeyeceği yeni bir lider gerekli. O’nu da buldular Ekrem İmamoğlu.

Erdoğan mı, İmamoğlu mu derseniz elbette İmamoğlu derim.

Ancak;

Malkoçoğlu veya Karaoğlan efsaneleri gibi bize pek çok oğlan/oğul yutturmaya çalıştılar. Karaoğlan Ecevit, Kılıçdaroğlu Kemal, İhsanoğlu Ekmeletttin. Şimdi de İmamoğlu Ekrem.

Ekrem İmamoğlu’nun mazbata almadan Anıtkabir ziyareti, türbeler de namaz kılması, antrikot gösterileri inanın beni çok zorladı. Beğendiğim tarafları olmasına karşılık tedbirliyim ve ne olup olmadığını yakında hep birlikte görürüz.

*

Birkaç gün önce CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde saldırdılar. Şimdi herkes kim yaptı, kim yaptırdı sorusuna yanıt arıyor.

Olasılıklar;

1- Kendini bilmez bir kaç öfkeli insan ve sürü psikolojisi!..

2- İmamoğlu karşısında popülerliği azalan Kılıçıdaroğlu gündeme çıkmak için saldırıyı kendisi ayarladı.

3- İmamoğlu’nu Kılıçdaroğlu’na göre daha zor lokma gören iktidar kanadı Kılıçdaroğlu’nu gündeme taşımak için saldırıyı organize etti.

4- Dış güçler Erdoğan’a Kılıçdaroğlu üzerinden mesaj verdi.

5- Provokasyon düzenlenerek halkı birbirine düşürmek istediler.

Belki bu şıklara başka olasılıklar da eklenebilir.

Soru şu;

Hangisini tercih edersiniz veya şıklar arasında ülkemiz için hayırlı olanı var mı?..

*

Vahşi Batıda barbar Kızılderililer beyaz adamı öldürüp kafa derisini yüzdüler!

Vietnam’da, Afganistan’da, Irak’ta kahraman Amerikan askerleri dünya barışı için canlarını verdiler!

Efsane Rambo birçoğu için ne büyük kahraman!.

Üzerinde güneş batmayan ve Hindistan’dan Amerika’ya büyük ülke Britanya Arjantin’e 480 km. İngiltere’ye ise 12 bin km. uzaklıkta olan Falkland Adalarına saldırırken topraklarından taviz vermeyen ülke olarak bize yutturulmadı mı?

*

Her canlı; yaşama, beslenme, rahatlık, cinsel ihtiyaçlarını karşılama ve üreme güdüleri ile donatılmıştır. Bu donatılar insanlarda bireysellikten toplumsallığa dönüştürüldüğünde uluslararası emperyalizm ortaya çıkar. Çünkü, herkes mükemmelliğe erişemez ve sistem aynen tahterevalli gibi işler. Birisini yukarı çıkarmak için birileri aşağıda olması gerekir. Amerika’da pratik kedi/köpek mamaları yapılırken, Afrika’da insanlar bırakın doymayı sağlıklı bir içme suyuna bile muhtaçtır.

Kötülükle gelen güzelliklerle rahat yaşamaya alışmışlık bağımlılık yapar. İnsanoğlunun hastalığıdır bu ve böyle olanlar hep daha fazlasını ister. Daha yukarısı ise birilerinin daha aşağısı demek olduğu için dünyadaki en büyük tehlike emperyalizmdir.

*

Bugüne kadar Afrika’da, Amerika’da Uzak Doğu ve Orta Doğu’da masum insanları öldüren işgalci beyaz adamları bize kahraman olarak yutturanlara hep inandık ve “bunların orada ne işi vardı?..” diye hiç sorgulamadık.

Yıllardan beri ülkemiz üzerine çökmüş emperyalistler yeni dolaplar çeviriyor. Oyuncular değişik, kıyafetler değişik, dekor değişik ama, konu, senaryo ve yönetmeni aynı.

Balık iğneyi değil, ucundaki yemi gördüğü için zokayı yutar.

*

Yurduma Can Feda diyorsak yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, kahrolsun emperyalizm.

Her zaman Laik Türkiye Cumhuriyeti, her zaman Mustafa Kemal Atatürk.

Osman Eren / 23 Nisan 2019

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"Kötülükle gelen güzellik!.." yazısına 6 yorum yapılmış
  1.  
    fatma gurman

    bip-bop-gop kapsamında bulunan ülkelerden biri olan türkiye’nin rejiminin ve sınırlarının değişmesi hazırlanıyor yıllardır…rejiminin değişmesi için küçük birimlerden oluşan bir çoğunluk kulanıldı; dincilerin yanına kürtçüler ve kinciler katıldı başarıldı…sıra sınırların değişimine geldi…bunun için büyük koalisyon hazırlanıyor; vatandaşı allah ile ve atatürk ile aldatanların büyük koalisyonu…kutlanacak bir milli bayram mı kaldı ???

  2.  

    yıllarca marshall yardımıyla gelen süt tozları sıvı yağları dağıtıldı okullara. ben ilkokul 5.teyken başladı sütü içemez ıramın altındaki tahtaların arasıına döker gidip evde mis gibi sütümü içerdim. sonra öğretmen olarak atandığım 5 derslikli okulda gelen unu süttozunu ve yağı hergün bir veliye gönderiyorduk. süt tozunu una katıp mayalı hamur yapıp yağda pişi dediğimiz şekilde kızartıyordu. öğrencilere dağıtıyorduk. elbette kara kaşımıza kara gözümüze verilmiyordu bunlar.:(

  3.  

    hele viet nam savaşında bize maymun vietler diye yutturdukları viet kong lar bizim kuvvayı milliye güçlerimiz gibiyken rambo denen amerikan cellatları ile onun filmleriyle adeta düşman olduk bu küçük cüsseli insanlara.
    oysa vietler çok sıcak kanlı güler yüzlü insanlar.
    kğresel propoganda araçları medya film endüstrisi katili kahraman masumu azılı suçlu diye sunuyor.:(

  4.  

    Ekrem İmamoğlu’nun mazbata almadan Anıtkabir ziyareti, türbeler de namaz kılması, antrikot gösterileri inanın beni çok zorladı. Beğendiğim tarafları olmasına karşılık tedbirliyim ve ne olup olmadığını yakında hep birlikte görürüz.
    ***
    alın benden de o kadar.ve hala ysk kararıymış falan anlamam,mazbatasını aldı mı aldı,o halde ilk iş mütüngden bile önce belediyeye TC takmalıydı. bir hafta oldu hala takacağına dair bir işarette yok.:(

    •  
      Özgürce

      1- İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı mazbatasını aldıktan sonra neden miting yaptı. Bu miting İstanbul da kazanılan seçim zaferi için miydi yoksa başka bir amacı var mıydı?
      2- CHP Kurultay delegeleri içindeki muhalif grup Genel Başkan değişikliği için harekete geçiyor haberleri doğru mu?
      3- İmamoğlu, mazbatasını aldıktan sonra 2. Anıtkabir ziyareti yaptı mı?
      4- İmamoğlu Başkan seçildikten sonra neden mal beyanında bulunmadı?

      •  

        bu konuları dile getirince hemen saldırıyorlar. sahi neden ikinci kez Anıt kabire gitmedi.neden TC yi takmadı? ysk nın kararını bekliyor deniliyor. TC yi takmak için ysk nın kararını beklemeye gerek yokki.mazbatasını aldı göreve başladı belediye meclisini topladı. TC yi taksa “hayır TC yi takamazsın ysk karaını beklemen gerekiyor mu diyecekler?

Cevap Yazın


6 × 2 =

FpsAgency