Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Çok kötü hareketler bunlar
21 Nisan 2019
07:56
117 Kez Okundu

Can Ataklı

ACAİP YAZILAR

Çok kötü hareketler bunlar

Hemen başından şunu söylemek istiyorum ki kimileri özellikle AKP’liler bu yazımı art niyetle okumasınlar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a “Farkındalık Yaratanlar Ödülü” verilmesi tam bir skandaldır, bu ödül ve Londra’da yapılan tören Cumhurbaşkanlığı’na dolayısıyla Türkiye’ye hakarettir.
Açıkçası bu skandal Erdoğan ve ailesine de yapılmış bir haksızlıktır.
Bunu bir kenara koyduktan sonra gelelim konumuza.
17 Nisan günü saat 17.00 sıralarında İstanbul İl Seçim Kurulu nihayet Ekrem İmamoğlu’nun kazandığını kabul etmiş ve mazbatayı vermişti.
Yandaş-yalaka kanallarının bir bölümü “kerhen” de olsa İmamoğlu ve arkadaşlarının Saraçhane’ye gidişlerini canlı olarakyayınlıyordu.
Tam o sırada yandaş-tetikçi kanallar bir anda yayınlarını kesip yine canlı olarak Londra’ya bağlandılar.
Çünkü Türkiye’nin First Lady’si yani “İlk kadını” Emine Erdoğan “World Humanitarian Forum” tarafından verilen “Farkındalık Yaratanlar” ödülünü alıyordu.
Ekranlara bir anda kürsüdeki Emine Erdoğan’ın görüntüsü geldi.
Barıştan söz ediyordu Emine Hanım, Türk halkının kendisine sığınanlara nasıl kucak açtığını, nasıl yardım ettiğini ve bundan hiçbir karşılık istemediğini söylüyordu.
Televizyonlar Birleşmiş Milletler tarafından da desteklenen bu foruma İngiltere’nin eski başbakanı Blair’in de katıldığını, çok sayıda parlamenterin Emine Erdoğan’ı ayakta alkışladığını altı çizerek belirtiyordu.
İlk bakışta elbette hepimizin gururlanacağı bir olay ve ödüldü bu.
Ancak her nedense içime bir kuşku düştü.

Feraye Özfescioğlu, Emine Erdoğan’a ödülü veren World Humanitarian’ın CEO’su…

Adını hiç duymadığım bu örgüt aynı ödülü daha önce kimlere vermişti, kimler bu foruma katılmış, kimler hangi katkıları sağlamıştı?
Bu kuruluş ödülleri hangi kriterlere göre veriyor, Emine Erdoğan’a verilen ödül kategorisinde başka kimler var?
Araştırdım.
Açıkçası bir şey bulmak o kadar kolay değildi.
Çünkü bu forumun adını taşıyan ve galiba laf ola beri gelekurulmuş bir internet sitesinde “bla, bla, bla” denilecek nitelikte “barış ve dostluk üzerine” hazırlanmış birkaç yazı vardı.
Forum ne zaman kurulmuş, kimler kurmuş, hangi faaliyetleri yapmış, ara ki bulasın.
Sonunda şunu buldum.
Bu forum meğer henüz beş ay önce kurulmuş.
Adı İngilizce ve yönetim merkezi Londra görünüyor.
Şimdi sıkı durun; Bu forumu beş ay önce kuranlar Türkler.
Mustafa Cingöz ve Sergen Kömür adlı iki AKP’li tarafından kurulmuş.
Adını yine AKP’lilere ödül vermekle duyuran Feraye Özfescioğluda forumun CEO’su olarak görünüyor.
Kısacası “dandik” denilebilecek bir kuruluş bu.
Dünyada bunların pek çok örneği var.
Özellikle bazı şirketler kendi ülkelerinde halkla ilişkiler çalışmalarında kullanır bu tür kuruluşları.
Belli bir para karşılığı adı cafcaflı ödüller dağıtılır. Şirketler de bu ödülleri sanki dünya çapında önemli ödüllermiş gibi kendi müşterilerine başarı öyküsü gibi sunarlar.
Yine kimi işadamları ve hatta siyasetçiler de bu tür şirketlerden ödüller alarak kendi özgeçmişlerine parlak yapı taşları koymaya çalışır.
Diyeceksiniz ki “Madem bunlar dandik şirketler, adı sanı bilinmiş kişiler nasıl gidip konuşmalar yapıyor, örneğin bu ödül törenine Tony Blair de katılmış?”
Çok haklı bu soruyu soranlar.
Ama zaten sistem böyle işler. Buralara katılan ünlü isimlergenellikle eski siyasetçilerdir.
Konuşmaları ve hatta bazen sırf toplantılara katılmaları için çok yüklü paralar alırlar.
Örneğin Blair bu ödül töreni için nereden baksanız 30 bin pound (belki de çok daha fazla) almıştır.
Açık söyleyeyim, yıllar önce bana da “World Quality Award”tarafından “Kalite Ödülü” verilmişti.
Londra’ya gitmiştik.
Adı hesapta “World” diye başlıyordu ama para ile gelmiş birkaç İngiliz parlamenter dışındaki herkes Türk’tü, öyle ki ödül töreni bile Türkçe yapılmıştı.
Döndükten sonra anlamıştım aslında birilerine katkı sağlasındiye benim gibi birkaç kişiye daha ödül verildiğini.
O ödül alan şirket sahipleri bizleri örnek göstererek “Bakın onlarla birlikte aldım bu ödülü” diyebiliyordu yani.
Örneğin AKP’li siyasetçi Burhan Kuzu da en kaliteli siyasetçi ödülü almıştı hatırladığım kadarıyla.
Şimdi diyeceğim şu; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın veya eşinin bu ayrıntıları bilmeleri belki mümkün değildir.
Ancak Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil niteliğinde olanların her şeyi tam olarak bilmeden bu tür organizasyonlara gitmesi de olacak şey değildir.
Muhtemelen Emine Erdoğan gerçekten dünya çapında bir iş yaptığını ve uluslararası bir kurumun da bunu fark ederek kendisini ödüllendirdiğini düşünüyordur.
Oysa Saray’ın milyonlarca lira kazanan danışmanlarınıngerçeği bilmemesi mümkün olabilir mi?
O halde sarayın içine sızmış hangi karanlık el dünyada gülünçkarşılanacak tuhaf bir ödül töreninin yapılmasına ve burada Cumhurbaşkanı’nın eşinin malzeme olarak kullanılmasına ön ayak olmuştur.
Erdoğan kendisine oy vermeyen herkesi adeta düşman belleyip “terörist, darbeci, karanlık güçlerin adamları” diye suçlayacağına bizzat kendi sarayı içine çöreklenmiş kişilerin ülkemizin bekasına yönelik planlarını ortaya çıkarmalıdır.
Dün “Paralel Devlet Yapılanması” olarak cemaat görülüyordu.
Öyle anlaşılıyor ki şimdi de Saray içinde bir Paralel Devlet Yapılanması var.
Bu şebekenin de ortaya çıkarılması gerek.
Yoksa yakın bir süre sonra yapılacak “Beni kandırmışlar, Allah affetsin” yakınması bu kez AKP’ye oy verenlerden destek görmeyecektir…

YENİ ÖĞRENDİM

Vallahi 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi

Şans topunda aynı ilçeden 8 kişinin birden aynı tahmini yapması nasıl mümkün olabilir?
Geçen haftanın çok konuşulan olaylarından biri Şans Topu’nda 10 kişinin birden kazanmasıydı.
Elbette bu tür bir şans oyununda 10 değil 100 kişi de aynı tahmini yapabilir ve kazanabilir.
Ama burada konuyu ilginç hale getiren kazanan kuponlardan 8′inin aynı ilçeden olmasıydı.
Milli Piyango oyunlarında “bir oyun oynandığı” şüphesi uzun süredir kamuoyunun zihnini kurcalıyor zaten. Bu nedenle son çekiliş de doğal olarak kuşku yarattı.
Ben de “iyi niyetli düşünmek istiyorum, belki de bilgisayar aynı kupondan 8 tane üst üste çıkarmıştır bir hata yaparak”diye yazmıştım.
Berk Bingöl isimli bir okurum ise kırk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek bir iddiada bulunmuş.
Bakın ne diyor;
“Can Bey merhabalar;
Milli Piyango ve diğer şans oyunlarında hile yapıldığına inanan birisi olarak belirtmek isterim ki bu 10 numara olayı diğerlerinden farklı olabilir ve burada gerçekten vatandaşın biri inandığı 10 numarayı 1 değil 8 kolonda da oynamış olabilir.
Bunun sebebine gelince aynı şeyi ben de yapıyorum ama Sayısal veya Süper Loto oynarken.
Bunu yapma mantığını da şöyle açıklayayım; Büyük ikramiye kazanacak numaraları tutturmak hakikaten istatistiksel olarak çok ama çok küçük bir ihtimal.
Bir gün düşündün bu sayıları tuttursam ve o tutturduğum çekilişte 2 ayrı kişi daha tuttursa büyük ikramiyem 3′e bölünecek. Ben üçte birini alacağım.
Oysa onun yerine ben bütün kolonlara aynı sayıları oynayayım diye düşündüm, böylelikle başka iki kişi daha tutturursa ikramiye 10′a bölünecek, diğerleri ikramiyenin 10′da birini alırken bana 10′da sekizi düşecek.”
Başka birinin aklına gelmiş midir bu?
Ne bileyim belki sistemli oynayanlar bu yöntemi uyguluyordur.
Ama inanın 40 yıl düşünsem aklıma gelmez bu.

ÇOK GÜLDÜM

Pazar için 4 fıkramız var

Bahar hâlâ gelmemiş olabilir, ama yakındır, o halde bu pazarımızı da neşeli gülümsemelerle karşılamak hakkımız.
Yıldırım Tuna bu hafta 4 fıkra göndermiş.

Ben de…

Doktor muayene ettiği hastasına sormuş “Akşam yemeğinde kaç şişe şarap içiyorsunuz?” diye.
“İki şişe” diye cevap vermiş adam.
“Yuh ..!” demiş doktor, “Yahu ben bu kadar su içemem kardeşim?”
Adam “Haklısınız” demiş “ Valla ben de..! ”

Turist Kız

Turist kız şatonun karanlık dehlizlerinde korku ile dolaşırken onun yanında elinde meşale ile yürüyen şatonun rehberine “Hayaletlere inanır mısınız?” diye sormuş,
“Asla..!” diye kesin bir şekilde cevap vermiş rehber, ”Şu ilerdeki hole girince siz de göreceksiniz, hepsi üzerinize atlayıp öyle palavralar sıkmaya başlayacaklar ki onlara inanabilmeniz imkansız yani..!”

Yaşlılara Bilgisayar Hizmet Desteği

Müşteri – Alo?.. Bilgisayarımın klavyesi çalışmıyor. Tuşlara dokunuyorum ekranda bir şey çıkmıyor
Teknik Servis – Klavye bilgisayarınıza bağlı mı?..
Müşteri – Bilmem ki?.. Arka kısmı çok karışık…
Teknik Servis – Şimdi klavyenizi kucağınıza alın ve 10 adım geri geri yürüyün.
Müşteri – Tamam yürüdüm…
Teknik Servis – Klavye hala kucağınızda mı?..
Müşteri – Evet??..
Teknik Servis – Masanızda devrilen eden bir şey yok?..
Müşteri – Yok..
Teknik Servis – Tamam.. Klavyeniz bilgisayarınıza bağlı değil.. Birini gönderip bağlantısını yapacağız, iyi günler…

Golfçü

Golf oynayan adam topunun başında, atış yapacağı deliğe 200 metre mesafede sopasını kaldırıp indirerek topa nişan alıyor, vuruş yapmadan tekrar heyecanla omuzlarını titreterek aynı hazırlığı tekrarlıyormuş.
“Yahu amma uzattın!.. Vur artık şuna…” demiş arkadaşı.
“Karım kulübün balkonunda ve buraya bakıyor…” demiş adam, “O nedenle çok iyi bir vuruş yapmam lazım..”
Arkadaşı “Saçmalama..! ” diye atılmış arkadaşı heyecanla, “Tam bu mesafeden ona isabet ettirebilme şansın neredeyse sıfır.. Deneme bile..!”

KORKUSUZ

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


2 + 7 =

FpsAgency