Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Bavullu demokrasi!
18 Nisan 2019
07:43
167 Kez Okundu

Enver Aysever

Mehmet Baransu elinde bavuluyla sırıtarak poz veriyordu. Vesayet düzenini bitirecek evrak o bavulda saklıydı, açılacak ve ülkenin makûs talihi dönecekti! “Taraf” denen operasyon gazetesi ve liberallerin, cemaatin, yandaşların tüm yayın organları bas bas bağırıyordu “Ülkenin bağırsakları temizlenecek” diye. Bavul açıldı; içinden ölüm (cinayet), gözyaşı, her tür adaletsizlik ve nihayetinde Cumhuriyeti çökertme belgeleri çıktı. Sonucu 15 Temmuz’a dek dayandı. Dönemin ortakları AKP ve Fethullah şimdi kavgalı.
Geçen gün elinde bavullarla AKP genel başkan yardımcısı YSK’nin kapısına dayandı. Dedi ki: “Seçimlerde öyle hile, usulsüzlük var ki bizim aklımız almıyor!” Herhangi biri onların aklının almayacağı hileyi nasıl kurgular, benim aklım onu almıyor! Şeytanın aklına gelmeyecek numaralar gördük bu güne dek! Haksızlık etmeyeyim, eski ortakları Fethullahçılar çok daha titiz çalışıyorlardı. AKP seçim sorumlusu başkan yardımcısı kamera karşısına geçince iyi gördük bunu. İki saate yakın konuştu, ne dediğini ben anlamadım, kendisi biliyor mu, ondan da emin değilim doğrusu! Sonuç şu: “Elimizde delil olsun olmasın bu seçimde hile var. İlle de tekrarlansın!

Tek koşulla tekrar olur! 
Kazanılmış seçimin tekrarına “hodri meydan” demek doğru değildir. Sandıkları canı pahasına koruyan başta CHP örgütüne ve halka haksızlık olur. Tüm siyasi partiler (ikisi hariç) sonuçta uzlaşmışken, kabadayılığın âlemi yok. AKP’ye demokrasinin “sandıkla gelip, sandıkla gitmek” olduğu anlatılmalı. Her ne kadar çoğunlukçu, salt sandığa indirgenen seçimler pek bir işe yaramıyorsa da, en azından buncasına sahip çıkmak gerek. İstanbullu iradesini koydu, bunu korumak en büyük siyasal görevdir.
Gelelim Yavuz’un konuşmasından anlaşılması gerekene. Özetle, “24 Haziranöncesine dayanan seçmen hareketlerinde, sandık başkanı atamalarında tuhaflık var” dedi. Reis bu açıklamaya ne der bilemem ama görünen o ki bu bir itiraftır! Türkiye’yi yoldan çıkaran tuhaf başkanlık sistemi yoluyla cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan’ın meşruiyetini doğrudan AKP’li biri tartışmaya açmıştır. Eğer 31 Mart seçiminde usulsüzlük varsa, 24 Haziran’da da olduğu bu sözlerden sonra iyice açığa çıktı. O halde seçim tekrarlanacaksa, AKP’li yıllardaki tüm seçimler için bu talep haktır.

Hırsızlık deyince! 
Gündem karmaşık olunca bazı olaylar güme gidiyor. Ali Demir adlı Fethullahçı ÖSYM başkanı tutuklandı. Temel gerekçe ne? Hırsızlık! Ne hırsızlığı peki? Soru hırsızlığı mı? Hayır. Ülkenin, gençlerin, ailelerin geleceğini çaldı bu adam ve temsil ettiği ideoloji. Anımsayalım; başkanlığı döneminde AKP’liler ne türden övgüler düzmüşlerdi Demir için! O gün ortaktılar, şimdi yollar ayrıldı. O halde soralım “kandırıldık” diyerek bu suçtan kurtulmak mümkün mü? Onca insanın yaşamını çalmanın bedeli yok mu?
Diyeceğim Fethullahçı işbilir(!) kadroların sadece ÖSYM sınavlarında hırsızlık yaptığına neden inanalım ki? Bunlar madem terör örgütü (ki bunu yıllarca biz söyledik) o halde devlete memur alımından, seçimlere dek ne dümen çevirdikleri araştırılmalı. Birkaç saat içinde AA kanalıyla sonuçlandırılan seçimler için YSK Başkanı “Anadolu Ajansı benim müşterim değil, verileri nereden alıyorlar bilmiyorum” dedi. Bundan güzel itiraf olur mu? (Sadi Güvengörev süresi uzatılarak bu seçimi yönetsin diye koltukta tutuldu. Şimdi alacağı karar ülkenin rotasını çizecek) Nereden tutsan elinde kalan düzen!

Ya başkanlık geçerli mi? 
Esas mesele topluma dayatılan “Türk Tipi Başkanlık” denen sistemin çökmüş olmasıdır. Hazır “hukuk” tartışması başlamışken, esası kaçırmayalım, neredeyse tüm aklı başında hukukçular diyor ki: “Referandum sırasında mühürsüz oylar sayılarak ortaya çıkan sonuç yok hükmündedir.” Muhalefet bu süreci iyi değerlendirirse, ülkeyi tek adam yönetiminden de kurtarabilir. Belki akşamdan sabaha sonuç alınamaz, ancak görünen o ki, ülkenin iktisadi, siyasal olarak kendine gelmesi için keyfiyetten uzak, çoğulcu, katılımcı demokrasiye gereksinim vardır.

Kıssadan hisse
Bizim gibi ülkelerde siyasetçinin vezirlikle rezilliği arasında yirmi dört saat vardır!

Cumhuriyet

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"Bavullu demokrasi!" yazısına 1 yorum yapılmış
  1.  

    Kim ne yaptı bilmiyorum ne yapıldı bilmiyorum CHP bir şey yaptı demiyorum kim ne yaptıysa CHP ye yarıyor bizim bunu seçimden önce bilmemiz imkansız seçim günü bilmemiz de imkansız.
    ***
    size 10 puanlık bir soru.
    bilin bakalım bu muhteşem açıklamayı kim yapmış?

Cevap Yazın


× 7 = 14

FpsAgency