Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
İftirada nirvana
30 Mart 2019
00:23
108 Kez Okundu

Selcan Taşçı

Gazete sayfasında, televizyondaki gibi yanarlı dönerli “son dakika“ların yarattığı kalp çarpıntısını yaratamıyor olabiliriz. Ama inanın o nevi bir meraklı bekleyişi hak ediyor az sonra öğrenecekleriniz.

Hani “İYİ Parti listelerindeki 29 PKK’lı” diye bir haber yaydılar ya; çarşaf çarşaf… Talimat altına aldıkları gazete, TV ve internet sitelerindeki yayınlar umdukları etkiyi yaratmayınca meydanlardan bağıra bağıra…

Hıh işte, o iddia olunan “29 PKK’lı İYİ Parti’li”den biri, PKK’yla mücadele sırasında şehit verdiğimiz bir evladımızın yeğeni çıktı iyi mi!

Bir diğeri, Pervari’nin Demokrat Partili eski Belediye Başkanı’ymış; dün Manisa yolunda konuştuğum İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener söyledi.

Bakın burası çok önemli(!); şimdi PKK’lı denilen İYİ Partili aday, DP’den Belediye Başkanıyken, DP’nin Genel Başkanı kimmiş peki?

Her fırsatta, bu ithamı tekrarlayarak “seçilseler bile göreve başlayamazlar” diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ta kendisi!

SON KOZLARI: KAOS SENARYOSU

Ama tebrik etmek lazım; tam “daha ne olabilir” denilen yerde “dahasını” yapmayı başarıyorlar. Seçime iki gün kala, “Millet İttifakı kazanırsa” konseptli(!) bir “kaos senaryosu”nu yürürlüğe soktular.

Sanki Iğdır‘ın -keza Ahlat’ın da- HDP’ye teslim edilmemesini sağlayan İYİ Parti değilmiş gibi… Sanki, Iğdır’da HDP’ye karşı “adayı tekleştirin” çağrısını yapan Akşener değilmiş gibi…

( Ki, tam burada deli sorular oluşsun kafanızda: Neden her yaerde ittifak yapan AK Parti ve MHP, seçime burada ayrı girecekti? Kayyum atanmayan neredeyse tek HDP’li belediye olan, Ermenistan sınırında -iktidarın diliyle- “PKK’nın elinde” olmasında mahzur görülmeyen Iğdır’ın sırrı neydi?)

HDP Iğdır adayı, Barzani’nin televizyonundan Akşener’e hakaret ederken, sanki övüyormuş gibi Türkçe altyazı yazarak çarpıtmaları yetmemiş gibi…

Millet İttifakı kazandığında HDP’liler ellerinde Apo posterleriyle sokağa çıkacaklarmış, FETÖ’cü’ler sevinç naraları atacaklarmış, Kandil’deki katiller kutlama yapacaklarmış el altından yaydıkları videoya göre.

Yahu, PKK tarafından aldatılma sürecinde o paçavraları dalgalandıran, FETÖ tarafından aldatılma sürecinde o “firari“lere “ne istedilerse veren” kendileri değil miydi?

Bitmedi.

Kulaktan kulağa “Ankara’da Millet İttifakı, İstanbul’da Cumhur İttifakı” diyorlar.

“Aman ha” diyor Akşener;

“Ankara’da kaybettiklerini anladılar, Moralinizi bozmak için yapıyorlar. İnanmayın. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu önde.”

BU SEÇİMDE HİLE YAPAMAYACAKLAR

Bu seçimin en büyük başarısı seçmeni sandığa taşıyabilme oranları olacak aslında. Şu “bir konsolidasyon uğruna ya Rab ne yalanlar, iftiralar, haksızlıklar, hukuksuzluklar oluyor” hikayesi de bu yüzden; Akşener’in “kulağını çekin” metaforu karşılığını buldu. Bazıları başka partiye yönelmeyecek belki ama sandığa gitmeyerek yapacak iktidara uyarısını.

Lakin…

Muhalefeti destekleyen seçmen de kaygılı:

-Oyumuza sahip çıkılacak mı?

Yine “aman ha” diyor Akşener;

“Bu seçimde hile yapamazlar. Çalamazlar. Yerel seçim diğerlerine benzemez; muhtarından, meclis üyesine şahsı için çalışmak üzere sahada olan çok fazla aktör var. Hiçbiri sandık başından ayrılmayacaklar. Biz ıslak imzalı tutacağı almadan sandığı terk etmeyeceğiz; sonra ne yaparlarsa yapsınlar işe yaramaz…”

8 İLÇE, 2 BELDENİN ÜZERİ BAŞARI

Bu seçimde hangi sonuç İYİ Parti için başarı?

“Seçime, 8 ilçe ve 2 belde belediyesi ile gidiyoruz; bunun üzerine koyduğumuz her sonuç başarıdır” oldu Akşener‘in cevabı.

Adettendir, bu da seçmene son mesajı:

“Bu bir yerel seçim. Aziz milletimden, kendisini unutan iktidarı silkelemesini istirham ediyorum. Bu yapılırsa iktidar kendine çeki düzen verecek ve yeniden milletin derdine kulak vermek zorunda kalacak. Mutlaka sandığa gidin ve size yabancılaşan bu iktidara kim olduğunuzu gösterin.”

MERAL AKŞENER’İN “EN”LERİ

Kampanya boyunca;

En öfkelendiğiniz an?

- Demokratik hakkını muhalefetten yana kullanan vatandaşlarımıza “terörist” denildiği an.

En kırıldığınız an?

- Vatanını, milletini, bayrağını seven yol arkadaşlarımdan 29′una, terör örgütüyle mücadele ettikleri bilindiği halde “PKK’lı” diye iftira atıldığı an.

En hayalkırıklığı yaşadığınız an?

- Bu seçim sıkça yaşadım; bu kadar yalan söylenebileceğini, seviyenin bu kadar düşebileceğini beklemiyordum. Halkın içinden manşetlerle savaşarak gelen bir iktidarın şimdi manşetleri milletine hakaret için kullandığını görmek büyük hayal kırıklığıydı.

En ümitlendiğiniz an?

- Sokakta, kahvede, işyerlerinde milletimle buluştuğum her an.

En unutamadığınız an?

- Mersin’de bir vatandaşın “Açım” diye bağırmasını unutmayacağım. “Ben Kürt’üm. Ülkemi seviyorum. Terörist değilim” diye haykıran vatandaşlarımı unutmayacağım.

En heyecanlandığınız an?

- Karadeniz kızı Asiye ablanın Trabzon’da sahneye çıktığı an. Mikrofonu gerçek sahibine, milletin ferasetine bıraktığım o an, ben ondan daha heyecanlıydım.

En huzur duyduğunuz an?

- Milletim bu kadar huzursuzken kendimi hiç huzurlu hissedemedim. Milletin dertlerine çare üretmeye başladığımız gün huzurlu olacağımı düşünüyorum.

Yeniçağ

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


× 5 = 35

FpsAgency