Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Bu ancak FETÖ iktidarda olsaydı olurdu
28 Mart 2019
23:55
104 Kez Okundu

Çağdaş Bayraktar

Kumpas davalarında ilk tutuklanan subay Yüzbaşı Murat Eren’in 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davasından yine adalet çıkmadı. Heyet, görev yönünden 2. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği karara itiraz ederek dosyayı Adalet Bakanlığına “Kanun yararına bozma” istemiyle gönderdi. Duruşma tarihi olarak da 2 Temmuz 2019 verildi.

BU KARARI NASIL OKUMALI

Bu kararın ne anlama geldiğini anlamak için öncelikle Murat Eren’in yaşadığı 13 yıllık süreci anımsatmakta fayda var.

2006 yılına kadar Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yapan ve terörle mücadeledeki başarıları TSK tarafından defalarca ödüllendirilen Pilot Yüzbaşı Murat Eren’in, Atabeyler Davası kapsamında YAŞ kararı sonrasında TSK ile ilişiği kesildi. YAŞ tarihinde ilk defa askeri üyeler bir karara şerh koydu. Bu şerhe ve Murat Eren hakkında henüz iddianame düzenlenmemiş olmasına rağmen, Murat Eren, YAŞ kararı ile TSK’den ihraç edildi.  Murat Eren kumpas davaları sırasında tutuklanan ilk subay olmakla beraber en son tahliye edilen subaydır.

İFTİRALARIN DAHİ İFTİRALARLA YAYIMLANMASI

Kendisi hakkında kurgulanan suçlamalarda dahi olmamasına rağmen, FETÖ destekli basın organları Murat Eren ile ilgili davaları, “Danıştay saldırısı”, “Başbakan’a suikast planlanması”, “gayrimüslimlere saldırı” gibi toplumda infial yaratacak iftiralar ile gündeme taşıdı.

ERDOĞAN’A MEKTUP VE SONRA YAŞANANLAR

Basında bu iddiaların çıkması üzerine Murat Eren, bulunduğu cezaevinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Hukuksuz biçimde yargılandığını ve yeniden yargılanmak istediğini” belirten bir mektup yazdı. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla İçişleri Bakanı Başmüfettişi ve Emniyet Genel Müdürlüğü Başmüfettişliği tarafından konuya dair soruşturma başlatıldı. Soruşturma sonucunda “Yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu, ele geçirildiği iddia edilen dijital delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiği, dijital veriler üzerinde Murat Eren tutukluyken oynama yapıldığı” tespit edildi.

Murat Eren, Erdoğan’a suikast girişimiyle suçlanıyor, bu sebeple Erdoğan’a mektup yazıyor, Erdoğan bunun üzerine müfettişleri görevlendiriyor ve Murat Eren’e yapılan suçlamalar devletin en üst kademeleri tarafından çürütülüyordu. Ancak bu gelişmeler, hukuksuzluğun son bulmasını sağlamıyordu.

“SEN DE Mİ FETHULLAH’IN …DENSİN”

Murat Eren’in bu kadar hedef olmasındaki sebeplerden birisi ise önce şahit sonra müdahil olduğu bir tartışma…

Mart 2006.

Gözaltına alınmadan kısa bir süre önce arabasıyla tanıdık bir benzin istasyonuna gelen Murat Eren, istasyondaki masaların birisinde oturan kişinin Cumhuriyet ve Atatürk’e hakaretler yağdırdığını fark eder. Buna kayıtsız kalmaz ve sözlü tartışmaya girer. Tartışma sırasında Murat Eren’in “Sen de mi Fethullah’ın …densin” dediği kişi, bir ilçenin Terörle Mücadele Şube Müdürü’dür.

“BENİ HATIRLADIN MI YÜZBAŞI”

Bu kişi, sonrasında yetkisi olmadığı halde hukuksuz biçimde Murat Eren’in Ankara’daki ilk ifadesinde bulunur ve Eren’e şu soruyu sorar:

“Beni hatırladın mı Yüzbaşı?” (Murat Eren’e sözü söyleyen kişi, 15 Temmuz sonrası FETÖ üyeliğinden ihraç edildi)

Bu süreçte Murat Eren, Askeri Mahkemede görülen davasında “Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama” suçundan; kapatılan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davasında “İzinsiz olarak patlayıcı madde bulundurmak ve nakletmek” suçundan, Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davasında ise “Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme” suçlarından yargılandı. Bu davalar kapsamında 13 yıllık zaman dilimde 3 kere tutuklanıp serbest bırakılmak üzere yaklaşık 5 yıl hapis yattı. FETÖ kumpasının siyasi irade tarafından da kabul edilmesi sonrası, Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki davadan beraat etti. Diğer iki davadan da yargılamanın yenilenmesi kararı çıktı.

YENİ OPERASYON MU DEVREDE

Bu aşamadan sonra normalde olması gereken; davaların kısa sürede yeniden görülmesi, FETÖ Çatı Davası iddianamesinde ve Milli Savunma Bakanlığı Komisyon kararında bile “FETÖ kumpası” olduğu belgelenen bu davalardan Murat Eren’in hak ettiği beraat kararını alması ve çok sevdiği üniformasına kavuşmasıydı.

Ama böyle olmadı…

Yeniden yargılama kararı alınan iki davayla ilgili yetkili merciler, yaklaşık 3 sene mahkeme tarihi vermedi. Yargılamalar başlayamadı. Öyle ki Murat Eren’in avukatı Muhammed Sarıkaya, Eren ile ilgili davalardan birisinde sürüncemede bırakılan dosyayı Yargıtay arşivine girerek bireysel çabalarıyla kendisi buldu. Yargılamanın yenilenmesi kararı veren 11. Ağır Ceza Mahkemesi, halen yargılama tarihi vermezken, yeniden yargılama kararı verilen diğer davaya bakması gereken 1. Ağır Ceza Mahkemesi, görevi reddederek görevsizlik kararı verdi. Ve davayı üstünden atmak istedi.

Murat Eren davasında yaşananlar, “FETÖ kumpası biçim değiştirerek devam mı ediyor?” sorusunu akıllara getiriyordu…

Murat Eren’in bu görevsizlik kararına itirazını inceleyen 2. Ağır Ceza Mahkemesi,  itirazı kabul ederek dosyayı tekrardan 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.

Bu aşamada iki ihtimal vardı… Ya 1. Ağır Ceza Mahkemesi bu karara itiraz edecek ya da kararı kabul edip yargılamaya başlayacaktı. Karara itiraz etmeyen mahkeme, 28 Mart 2019′a duruşma günü verdi. Fakat 28 Mart’ta gerçekleştirilen duruşmada heyet, usulün dışına çıkarak duruşma esnasında karara itiraz etti ve dosyanın “Kanun yararına bozma istemiyle” Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verdi.

Duruşma tarihi olarak da 2 Temmuz 2019′u belirledi.

Kanun yararına bozma istemi, Yargıtay’a gidilemeyen bir kararda olağanüstü bir itiraz yoludur. Mahkeme en başından itiraz edebilir ya da bu duruşmada beraat kararı verebilirdi. Mahkemenin bugünkü sıradışı tavrı, tamamen Murat Eren’in mağduriyetinin devam etmesine yönelik bir karardır.

HEYET FETÖ’CÜ OLSA NELER YAPARDI

Türkiye’de 15 Temmuz süreci yaşanmamış, siyasi irade kumpasları kabul etmemiş ve mahkeme heyeti FETÖ’cü olsaydı, Murat Eren’in mağduriyetini ancak bu kadar ve bu şekilde uzatılabilirdi. Çünkü sonucu belli olan davaların mağduriyeti ancak davaları tam anlamıyla başlatmayarak uzatılabilir.

Gelinen noktada Murat Eren; FETÖ ile mücadelenin turnusolu, TSK’nin itibar meselesidir.

Yaşanan süreç kadar acı olan ise, Murat Eren’in bugünkü davasında hiçbir dernek ve siyasi parti temsilcisinin bulunmamasıdır.

Son sözü Murat Eren’e bırakalım:

“13 yıldır yargılandığım bu davada bana ceza veren askeri hakimler FETÖ üyeliğinden cezaevinde. Fakat bu hakimlerin bana verdiği haksız cezalar hala yürürlülükte. Ben sadece yargılanmak istiyorum.”

Çağdaş Bayraktar

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


− 6 = 1

FpsAgency