Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Serbest kürsü
03 Mart 2019
00:10
193 Kez Okundu

Değerli okurlarımız özel yorumlarınızı buradan paylaşabilirsiniz…

yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"Serbest kürsü" yazısına 17 yorum yapılmış
  1.  

    dün gece bizim evde savaş vardı.
    taraflar biz ve bahçede beslediğim siyahlı beyazlı azman uzun kedi.
    iki gün önce köpeğimizle yürüyüşten döndüğümde salondan bahçeye açılan kapıyı aralık gördüm. üstünde durmadım tam kapatmamışım diye düşündüm. eşim içerde yabancı bir kedi var galiba dedi. her yeri arayıp bulamayınca galiba kapı aralığından çıktı dedim.
    dün gece ben bilgisayarla uğraşırken koridorda bir kedi gördüm.odanın hemen yanında banto karşısında teras odasına çıkan merdiven var. önce banyoya baktım. yoktu. merdivenlerden çıktım.eras odasının ampulu patlamıştı. tlf. ısığıyla baktım göremedim. galiba hayal gördüm dedim. sonra 2 sene önce ölen siyahlı beyazlı kedim selaminin ruhu geldi dedim.:)❤️
    sonra aklım takıldı tekrar kalktım odaların ve banyonun kapılarını kapattım.bu sefer tlf. feneriyle bakayım dedim. annemden hatıra ceviz sandığım var,onun arkasına baktım. kedi orada. ordan kaçtı aşağıya indiğini görünce eşime sokak kapısını aç diye seslendim.
    kedi aşağıya indi ama salonda mutfakta adeta terör estirdi. :) büfenin konsolun sehpaların üstünde ordan oraya atladı. önüne ne geldiyse yere döktü.annemin hatırası fnuslu saat çerçeveler, içki şişeleri konserde kadın koristler adına bana verilen o koca çiçeği vazosuyla suyuyla döktü. oradan mutfağa.tezgahin üstünden masaya oradan buzdolabıyla kalorifer borularının arasına tünedi. dolabı çekince arkasına oradan yandaki dolabn altına. dolabın süpürgelikleri çıkarıldı oradan zorla çıkardık ama dışarı çıkmamak için diretiyor.tekrar salona,ilk seferinde yere dökemediklerini de döktü. ev savaş meydanı gibi.iki kişi bir kediyle başa çıkamadık.
    hem öfkeliyim hem gülüyorum. yine kaçtı teras odasına.bir sat uğraşıp başaramayınca çaresiz teras odasının penceresinin iki kanadını açıp kapısını kitlitledim.
    allahtan havalar sıcak. sabah olunca ilk işim teras odasına çıkmak oldu. halının altı dahil olmak üzere her yere baktım yok. sanırım pencereden çıkmış.pencerenin önündeki oda ve banyonun çatısından diğer çatılara oradan da ağaçlardan aşağı inmiş.
    ancak işi şansa bıramamak adına pencere açık kapı kapalı.
    haydutu sokakta görmeden kapıyı açmayacağım.
    bu anlattıklarım ne benzetme ne haya. gerçeğin ta. kendisi.epey zarar var. toparlamam bir saati aldı.
    yani diyeceğim bu bir haber gibi.
    kaçacak epey tahribat yapacak ama toparlanacağız. gelen mala gelsin cana gelmesin.
    ha bu da bize ders olsun.bir daha daha dikkatli olalım.
    not. tabii burada siyahlı beyazlı kedi masum bir can. bizim taaruzlarımızdan ürktü hayvan.verdiği zararları zarar olsun diye bilinçli planlı yapmadı. bu nedenle ona kızamıyorum.:)))

    •  
      fatma gurman fatma gurman

      geçmiş olsun neşe hanım…hemen her kedili evde yaşanan bir olay geçmiş başınızdan…biz telaşa kapılınca kedi paniğe kapılıyor etrafa verdiği zarar ziyan artıyor…benim başıma da geldi…ben artık evde bir kaçak pati görünce kapıyı açıyorum eşiğe de bir avuç kedi maması koyuyorum sessizce çekiliyorum kenara, o yemeye gelince usulca kapıya yaklaşıp kapatıyorum…

      •  

        bu yedi bela hüsnü üç sene önce dizimden ameliyatlıyken de aynısını yaptı. akif foça ya gitmişti. gece kış soğukta iki taraflı kapıları açtım defalarca merdivenlerden indim çıktım ama nafile. yine herşeyi kırıp döktü.:) bıraktım. ertesi gün temizlik için gelen yardımcımla yine uzun uğraşlardan sonra ve eppey zayiattan sonra çıkarabildik. hayır kalsın canı ne zaman isterse çıksın diyeceğim ama yayılıp kalıyor. zaten bir tane öyle gelip kapılanan adeta bizi esir alan bir tane daha var. akifin kucağından inmiyor.menekşe kıskanıyor. yani evde durumlar karışık.:))))))))))

  2.  

    8 mart dünya kadınlar günü
    14 mart tıp bayramı
    16 mart,yazıkki artık olmayan öğretmen okullarının kuruluş günü
    18 mart,dünya deniz savaşlarının rakipsiz zaferi ÇANAKKALE DESTANI
    31 mart,umarım yeni bir başlangıç olur.
    cemrelerde düşer.
    mart aslında güzel aydır. :)

    •  
      zalim zalim

      abla, 15 temmuz destanini unutmussun.
      dermisim :)

    •  

      zalim mart ayından bahsettim.:)mart mübarek aydır. temmuza da kötü demiyorum,özünde iyi ama ama ahhh o 15 ni sevmiyorum.:)

      •  

        gelelim bülo ya.
        yani diyorki 15 temmuz bizim için bitmedi biz bitti demeden de bitmez. daha çoookkkk etinden sütünden derisinden faydalanacağız.

        Bilal Erdoğan: Kim ’15 Temmuz geçti, bitti’ derse aymazlık yapmış olur

      •  
        zalim zalim

        sonradan fark etmistim abla. ama olsun temmuz ayi icinde bir etkinlik olursa 15 temmuz üc kagitcilar bayrami aklinda olur :)

  3.  

    feminist ideolojinin” kadının toplumsal haklarını kazanma hareketine bir katkısının olup olmadığı. Hemen belirtiyim, benim bu konudaki görüşüm olumsuzdur. Feminizm kadını erkekten ayırarak, yabancılaştırarak ve hatta düşmanlaştırarak bir “kadınlık bilinci”(?) yaratmaya çalışır. Varsayımı, kadınların erkekler tarafından sömürüldüğü, istismar edildiği yönündedir. Bu bir “yanlış bilinç” durumudur ve kadının hakim düzene yenilgisini ifade eder. Durum tıpkı “ırkçılık ideolojisinde” yerli işçi ile yabancı işçi arasında sermaye sınıfı tarafından yaratılan ayırıma benzer. Orada ırk temelli bir bölme işlemi ile işçi sınıfını bölen burjuvazi burada ise cinsiyet temelli bir bölme işlemi gerçekleştirerek işçi sınıfını bir kez daha böler ve böylece onları daha kolay yönetme olanağını yaratır. Malum, lokmayı ne kadar küçük parçalara ayırırsanız yutması o kadar kolay olur. Bu nedenle, “feminizm” sermaye sınıfının(burjuvazinin) yarattığı tuzak bir ideolojidir ve hedefi kadınlardır. Kadınlar bilmelidir ki, sadece kendileri değil ama erkekler ve hatta çocuklar da düzen tarafından, sermaye sınıfı tarafından sömürülmektedir. Arada bir nitelik değil sadece nicelik farkından söz edilebilir; erkeklere sus payı olarak verilen sözde ayrıcalıklardan bahsediyorum. Bu sömürüden birbirimizden ayrılarak, birbirimize yabancılaşarak ve dahi düşmanlaşarak değil, tam aksine birleşerek, dayanışarak ve birbirimizi severek, birbirimize sarılarak kurtulabiliriz. Bu düzeni yıkmadan ne kadın, ne erkek ne de çocuk özgürleşebilir ! Bu bilinçle, kadınlar günümüzü kutluyor, tüm kadınlara sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum. Çünkü onlar sevilmeye ve saygı görmeye layıktır ve unutulmamalıdır ki, her erkeğin annesi bir kadındır.
    Ahmet Hakan Alay

  4.  

    aslında kutlananmaya değer bir günümüz yok. ama tüketim toplumunun dayatması ile haftalar öncesinden hazırlıklar başlıyor.hediyeler falan derken kutlamak zorunlu hale getiriliyor. neredeyse kutlamayanları afaroz ediyorlar.
    oysa günümüz de kadının adı bile yok.:(
    haklarımızı konuşmamız gerekirken varlığımızı kanıtlamaya çalışıyoruz.
    asrın liderimizin verdiği değeri hakları elinin tersiyle itip erkek egemen toplumun ya süs bebeği yada ikinci sınıf bir türü olmayı isteyen bir grup kadının gündemine kurban ediliyoruz.
    ayrıca kutlanacak bir günden çok yanıp yitip giden kadınların şahsında töreye,anasına bile saygı duymayan erkeklerin kişisel kinlerine, sapıklıklarına kurban giden kadınları el kadar sabileri anmamız onların kara bahtlarına lanet etmemiz gerek. :(
    nhızal

  5.  

    geçen sene 8 mart ta facebook ta bu paylaşımı yapmışım.
    Neşe Hızal
    8 Mart 2018, 14:43 ·

    HÜLYA AVŞAR HÜLYA KOÇYİĞİT VE TÜREVLERİ,
    NAZLI ILICAK AYŞE HÜR AMBERİN ZAMAN YASEMİN ÇONGAR VE TÜREVLERİ,
    MUAZZEZ ERSOY AJDA PEKKAN VE TÜREVLERİ,
    SARAYA YALAKA MAGAZİN GÜLLERİ
    SARAYIN HAREMİ HÜLYASINI KURAN LAR
    DOĞURDUĞU ÇOCUĞU SEVGİLİSİNİN SAPIK EMELLERİNE TESLİM EDEN KADINLAR VE TÜREVLERİ,
    SÜSLÜMANLAR
    EMİNANIM SEMRANIM VE TÜREVLERİ
    2 3 BİNLİK UCUZ KIYAFETLERLE DE ŞIK OLUNABİLİNİR DİYEN KENDİ DÜNYASINDAN GAYRISINI GÖRMEYENLER,
    DERNEKLERLE VAKIFLARLA KENDİ EGOLARINI OKŞAYIP ÜLKEDEKİ YOKSULLUĞA GÖZLERİNİ KAPATANLAR VE TÜREVLERİ
    HARİÇ,
    KENDİNE,ÇEVRESİNE EMEK VEREN TÜM KADINLARIN YAŞADIKLARI HER GÜNÜ KUTLARIM.
    NHIZAL

  6.  

    Ali Ozev

    KADIN VE ADAM

    Kadına gül verdi adam.

    Sosyal medyada güzel laflar paylaştı.

    Mesaj çekti kadın arkadaşlarına.

    Eğitim şart dedi konuşurken.

    “Cennet anaların ayağının altındadır” dedi.

    Bunları 8 Mart günü yaptı.

    Ertesi gün işe giderken durakta otobüs bekleyen kadına asıldı.

    İş yerinde suçu yokken sekreter kızı azarladı.

    Sosyal medyada arkadaşlık yolladı tanımadığı kadınlara.

    Akşam meyhanede tanıdıkları bir iki kadın hakkında ileri geri konuştular.

    Eve geç gitti.

    Karısı söylenirken “yeter kadın” dedi, patlattı tokadı.

    Karısı evi terketti.

    İki ay sonra boşanmak isteyen karısını öldürdü.

    Mahkemede “namus meselesi” dedi.
    İyi hal indirimi aldı.

    Hakim kravatının rengini çok beğenmişti.

    Yattı, çıktı.

    Karısı mezarlıkta yatıyor.

    O adam ise yeniden sokakta.

    Daha nice 8 Mart’ lara..

    AL TUNGA
    8 MART 2018

  7.  
    Mahir ŞEKİ

    *Sözcü gazetesi ”Dünya Emekçi Kadınlar Günü”nü anmış/anlatmış!.. Okudum; gözlerime inanamadım!..

    https://www.sozcu.com.tr/astroloji/astroloji-haberleri/o-koc-gibi-kadinlar-olmasaydi-2/

    •  

      gerçekten bu ne böyle? :(

  8.  
    Mahir ŞEKİ

    *Sn.Özgürce; yakalamışsınız(?!) ve tam gününde de lafı gediğine koymuşsunuz.. Baktığınız yerden bakınca, görünenin/gördüğünüzün bu olması gayet doğal.. Ancak, yakaladığınız bu ve benzeri ayetler zaman, mekan ve bağlamı dikkate alınmadan düz okunup, yorumlansaydı, 1400 yılda gelip geçen sayısız duyarlı birikimli cesur dâhiler, İslam’ı da, Kur’an’ı da tarihe gömmüş olurlardı..
    Örneğin; Kur’an-ı Kerim’e ‘’Arapça tecvitle okunuşu, meal ve tefsirlerinin isabetli olup olmadığına kadar’’ hakim Atatürk’ümüz başta olmak üzere, İsmet İnönü, Fevzi Çakmak ve diğer Kurtuluş ve Kuruluş Savaşı mimarlarımız.. Ahmed Yesevi, Mevlana Celaledin-i Rumi, Haci Bektas-i Veli, Yunus Emre, Ibn-i Haldun,.. gibi dehalar… Yaşar Nuri Öztürk, İhsan Eliaçık,.. gibi çağdaş önderlerin hiç birisi; sizin Kur’an’da ‘’Yakaladığınız(?!)’’ insanlık dışı/Kadın Düşmanı Ayetleri gör(e)mediler mi acaba?!..
    O ve benzeri ‘’Günümüz dünyası için yoruma açık’’ ayetler 1400 yıl önce de, uygulanması zorunlu farz/emir değil; sadece Ruhsat/izin!.. O günün sosyal ve kültürel koşullarında gerek aileleri tarafından, gerekse ticari mal olarak ‘’alınıp satılabilen kadınlar için’’ yaşama tutunma/hayatta kalma umudu.. 1400 yıl öncesinin koşulları günümüzde yaşansaydı, yine geçerli/faydalı olup, kadını koruyan kurallar olacaktı..
    İnsanın ‘’Ticari Mal’’ olarak alınıp satılmasının olağan sayıldığı bir çağda, çağına göre DEVRİM niteliğinde ve ‘’özellikle Kadının korunmasını amaçlayan’’ ayetlerin günümüz koşullarında uygulanması gerekmiyor elbette..
    Kaldı ki, bilimsel temelleri evrensel anlamda belirlenmiş çağdaş laik hukuk sisteminde de ‘’kadın-erkek, erkek-erkek, kadın-kadın,..’’ özel hayatlara.. Maddi çıkarlar veya toplumsal statü için kurulan (bir anlamda alışveriş niteliğindeki) evlilik veya birlikte yaşam modellerine.. Defalarca partner değiştirmelere.. Ayrılıklarda, yasal tazminat ve nafaka tesislerine.. Yasal/Kültürel/Sosyal ‘’Ruhsat/İzin’’ var ama tüm ruhsatlı ilişki biçimlerini denemek/yaşamak ve yasal haklarımızı kullanmak zorunda değiliz..
    Üç beş paragraf yorumla neticeye(?!) varılıp mutabık kalınacak konular değil bunlar.. Ancak, yobaz takımına ‘’Aha; Kemalist, Laik, Kur’an düşmanları bunlar işte.. İslam’la alay ediyorlar..’’ dedirtip, cahil kitleleri ateşlemesine de fırsat yaratmamak gerek.. Siyasal dinci (bazan da emperyal işbirlikçi) yobazın potansiyel gücünü hafife almamak gerek.. Ne var canım, ninemin de vardı diye diye ‘’Siyasal dinciliğin bayrağına dönüştürdükleri’’ Türbanı TSK’ne kadar ‘’Legal olarak’’ sokabildiklerini görmek gerek.. Hayırlı Cuma’ları normalleştirdiklerini, Umre selfilerini sıradanlaştırdıklarını….. velhasıl nereye gitmek istediklerini anlamak gerek.. İştahlı obez yobazın ekmeğine, ekstra yağ sürmemek gerek..

  9.  
    Özgürce Özgürce

    Ahzâb Suresi – 50 . Ayet Tefsiri
    Ey peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verip de elinin sahip olduğu kadınları, seninle birlikte hicret eden amca kızlarını, hala kızlarını, dayı kızlarını, teyze kızlarını, kendini peygambere mehirsiz olarak bağışlar da peygamber de onunla evlenmek isterse böyle bir mümin kadını -ki sonuncusu diğer müminlere değil, zatına mahsustur – sana helâl kıldık. Müminlere eşleri ve sahip oldukları kadınları hakkında hangi kuralları geçerli kıldığımızı biliyoruz. Sana mahsus olanı güçlük çekmeyesin diye meşrû kıldık. Allah çok bağışlayıcı, pek esirgeyicidir.
    *
    Nisâ Suresi – 34 . Ayet Tefsiri
    Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılmasına bağlı olarak ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. Sâliha kadınlar Allah’a itaatkârdırlar. Allah’ın korumasına uygun olarak, kimsenin görmediği durumlarda da kendilerini korurlar. (Evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.
    *
    Bu ayetlere amin demeyen, bu anlayışa oy vermeyen tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.

  10.  
    06 anka 06 anka

    Sevgili arkadaşlarım 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun.

Cevap Yazın


6 + = 14

FpsAgency