Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Atatürk’e mektup
14 Nisan 2013
15:59
1119 Kez Okundu

Bu mektup yıllar ötesinden süzülüp gelen bir duygu yumağıdır.

Manastır daki müzede açılan ATATÜRK ANI ODASIN da, Atatürk’ün henüz askeri lise öğrencisiyken tanışıp aşık olduğu Eleni’nin yıllar sonra Atatürk’e yazdığı mektubu da aldım.

Orjinali Makedonya’nın bir kaç yıl evvel Dolmabahçe sarayında açtığı sergide sergilenmiş ve sanırım ilk kez o zaman böyle bir mektubun varlığından haberdar olunmuş.

Zira o yıllar da ATV’de ana haberi sunan Mehmet Barlas, bir Cumhuriyet Bayramında bu mektubu ana haberde anlatmıştı. Ve ekibindeki muhabirler Manastır’a gidip Eleni’nin evini bulmuş, Atatürk’ün Eleniyle buluşmalarını eni konu anlatmışlardı.

M. Barlas, Atatürk’ün söylendiği gibi başarılarla dolu bir öğrencilik hayatının olmadığını, macera peşinde koşan biri olduğunu, doğrudan anlatmıyordu belki ama, satır aralarında bunu işliyordu.

Zaten bu olaydan sonra, Can Dündar’ın çektiği filmde de Atatürk’ü yanlızlık duygusunda kıvranan, karanlıktan korkan içki masasından kalkmayan bir zorlama lider olarak tanıtılıyordu.

Bu liberal kalemler de bir tür aşağılık duygusunu açığa çıkarıyor Atatürk’ün lider karizması. O yüzden fırsat ellerine geçmişken yüklendikçe yükleniyorlar.

Oysa Atatürk herşeyden önce bir insandı. Duyguları vardı. Gençliğini yaşadı. Aşkları oldu, gün geldi yanlızlık hissetti, gün geldi korkular yaşadı. Gün geldi büyük mutluluklar yaşadı. Çünkü insandı. Ama, aynı zamanda çağlara sığmayan bir liderdi.

Özel bir insandı.

Elbette onu seven kadınlar da özeldi.

İşte o özel kadınlardan ilki ELENİ KARİNTE ve işte mektubu:

Kemal Atatürk’e,herhangi bir zaman da ve yer de!

Çok seneler geçti, ben hala her gün içerisinde senden haber bekliyorum.

Herhangi bir zaman da mektubumu alırsan, beni hatırla ve kağıttaki gözyaşlarıma bak, onları göreceksin. Yıllar ve olaylar geçiyor, seninle ilgili çok şeyler konuşuluyor.

Mektubumu okurken, başka bir kadını seviyorsan, mektubumu yırt ve kendine sor: İnanbiliyor mu ki, Manastırlı bir Eleni Karinte, bir günlük gördüğü ve aşık olduğu adama bütün ömrünü harcamıştır? Ve, benim seni sevdiğim kadar, o kadını seviyorsan, kendisine hiçbir şey söyleme, senin kadar mutlu olmasını diliyorum! Fakat balkondaki kızı hatırlıyorsan ve başkasını sevmiyorsan, seni beklediğimi ve ömrüm boyunca bekleyeceğimi bilmeni istiyorum! Döneceğini ve beni unutmayacağını biliyorum.

Babam vefat etti. Beni senden ayırdığından beri tam bir yıl geçti, beni eve kapattı ve bir ay çıkmama izin vermedi. Ağlamadım, biliyorum ki bütün kilitleri ve hapisleri boşuna harcadı.

Beni evlendirecekleri adamı sadece bir kez gördüm ve bana onu sevebileceğimi söyledi. Bende kendisine: “Hayır, ben sadece ilk aşkımı seviyorum” dedim ve artık kendisini görmedim. Babam beni hiç bir zaman affetmedi ve bende kendisini affetmedim. O zamanlardaki gibi artık genç ve güzel değilim… Tüm ömür bir gün içerisinde..

Ebeddiyen seni seven ve bekleyen, senin Eleni Karinte.

nhizal hakkında:

Cevap Yazın


× 2 = 6

FpsAgency